12. Hukuk Dairesi 2019/267 E. , 2019/5651 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Temyiz dilekçesi içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Borçlunun temyiz itirazlarına gelince;
Alacaklı tarafından, borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte; borçlunun, takip konusu senedin gayrimenkul alım satımı sırasında imzalanarak teminat amacıyla verildiğini, gayrimenkul satış sözleşmesinin arka yüzünde de teminat senedi ibaresinin yazılı olduğunu ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece davanın reddine karar verildiği, borçlu tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizce “takibe konu bononun taraflar arasında imzalanmış sözleşme kapsamında teminat olarak verildiğinin kabulü ile takip dayanağı bononun tahsilinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı zorunlu kıldığı bu sebeple İİK"nun 169/a maddesi uyarınca borca itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.”gerekçesiyle kararın bozulduğu, mahkemece bozma ilamına uyularak takibin iptaline, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verildiği borçlunun lehine tazminat verilmemesini temyize getirdiği görülmüştür.
Somut olayda; takip dayanağı bononun üzerinde “teminat senedi” olduğuna dair herhangi bir ibarenin bulunmadığı ancak takibin tarafları arasında 25.11.2014 tarihli sözleşmenin arka yüzünde yazılı ve alacaklı ile borçlunun imzalarının bulunduğu tutanakta verilen paraya karşılık ...’dan 76.739,00 TL. tutarında bir adet teminat senedi alındığının belirtildiği görülmektedir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ve özellikle Dairenin 20.6.2017 tarih, 2016/17683 Esas ve 2017/9646 Karar sayılı önceki bozma ilamında da belirtildiği üzere, senet üzerinden anlaşılmayıp ayrı bir sözleşmeye dayalı teminat iddiaları borca itiraz kapsamında olup İİK’nin 170/a maddesi kapsamında değerlendirilemez.
Borçlunun bu haliyle icra mahkemesine başvurusu, İİK"nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup, bu itirazın kabulü halinde aynı Kanunun 169/a-5. maddesi gereğince takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, başvurunun İİK"nin 170/a
maddesi kapsamında şikayet olarak vasıflandırılarak takibin iptali yönünde hüküm tesisi doğru değil ise de alacaklı temyiz dilekçesinde bu hususu temyiz konusu yapmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Ancak İİK"nun 169-a/6. maddesine göre, borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklı, takip konusu alacağın %20"sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesi kanun hükmü gereğidir.
O halde Borçlunun icra mahkemesine başvurusu, İİK"nun 169. maddesi kapsamında borca itiraz niteliğinde olup itirazın esasa ilişkin nedenlerle kabul edildiği ve itiraz dilekçesinde de tazminat talebi bulunduğu görülmekle, İİK"nun 169/a-6. maddesi uyarınca, borçlu lehine asıl alacağın %20"sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerekirken, muteriz borçlunun bu konudaki isteminin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenle İİK"nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA) peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.