20. Hukuk Dairesi 2014/793 E. , 2014/3126 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi vekili 11.04.2007 havale tarihli dilekçesi ile ... mevkiinde bulunan eski 693 parsel sayılı taşınmazın 11.05.2004 tarihinde yapılan imar uygulaması sonucunda 479.68 m² bölümünün 5309 ada 1 parsel sayısı ile yeşil alan olarak ifraz edildiğini, kalan bölümün ise yol olarak terkin edilip kaydının kapatıldığını, taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 1972 yılında yapıldığını ve 18.08.1973 tarihinde kesinleştiğini, taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğunu belirterek 5309 ada 1 sayılı parselin ve yol olarak bırakılan bölümün tapu kaydının iptaline, orman olarak ... adına tapuya tesciline, davalının elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... vekili, 21.07.2008 günlü dilekçe ile taşınmazın orman sınırları dışında kalan bölümün de orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne; eski parsel numarası 693 olup, 11.05.2004 tarihli imar uygulaması ile bir kısmı 5309 ada 1 parsel, bir kısmı ise yol olarak bırakılan taşınmazın bilirkişi Harita Mühendisi..."un 02.12.2009 günlü raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 31,30 m² bölümü ile bu bölümün çıkarılmasından sonra orman tahdit hattı içinde ve batısında kalan boşluk, yol ve park olarak gözüken kısımların tapusunun iptali ile ... adına orman vasfı ile tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/12/2011 gün ve 2011/11458-15293 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; bilirkişi orman mühendisi gerekçeli raporu ekindeki haritada orman tahdit haritası ile arazi kadastro paftasını birbiri üzerine aplike etmiş, ancak; sadece imardan önceki 216 sayılı parseli göstermiş, fen elemanı bilirkişi ise, eski 693 sayılı parsel içinde kalan boşluk ve yol olarak terkin edilen bölümlerin ve bu bölümlerin orman sınırları içinde kalan kısımlarının yüzölçümünü hesaplamamış, sadece 5309 ada 1 sayılı parselin orman sınırları içinde kalan bölümünün yüzölçümünü göstermiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak yüzölçümleri belirtilmeden yol, boşluk ve park olan bölümlerin tapu kaydının iptaline karar verilmiştir.
O halde, mahkemece; yöreye ait en eski tarihli orijinal renkli memleket haritası getirtilip, önceki bilirkişiler dışında Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasında seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifle, orman tahdit haritası ile 1967 yılında kesinleşen arazi kadastro paftaları ölçekleri eşitlenerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle orman sınırları içinde kalan bölüm belirlenmeli, daha sonra imar uygulamaları ile ifraz edilen 691, 692 ve 693 sayılı parseller ve yol, boşluk, park olarak ayrılan bölümler ve 5309 ada 1 sayılı parsel ölçekleri eşitlendikten sonra bu harita üzerinde değişik renkli kalemler ile çizilerek gösterilmeli, aynı harita yöreye ait en eski tarihli memleket haritası üzerinde de ölçekleri eşitlenmek suretiyle aplike edilerek, çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı ve kesinleşen orman sınırları içerisinde kalan bölümlerin yüzölçümleri ayrı ayrı hesaplanarak gösterilmeli, ormanlar imar uygulamasın tâbi tutulamayacağından ve 3194 sayılı Kanunun 4. maddesi gereğince orman sınırları içinde yapılan işlem yok hükmünde olduğundan, mahkemece bu yüzölçümler dikkate alınarak infaza elverişli olacak şekilde ... vekilinin katılma talebi de değerlendirilerek hüküm kurulmalıdır.” denilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, dava konusu taşınmazın değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye. 6100 sayılı HMK’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK’nun 8/I maddesine göre 5910.-TL üzerindeki davaların Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinde olmasına ve çekişmeli taşınmazın yapılan keşif sonucu değerinin 10609.-TL olarak belirlenmiş olmasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 17/03/2014 gününde oybirliği ile karar verildi.