Abaküs Yazılım
12. Ceza Dairesi
Esas No: 2014/4441
Karar No: 2015/6714
Karar Tarihi: 16.04.2015

Taksirle Öldürme - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2014/4441 Esas 2015/6714 Karar Sayılı İlamı

12. Ceza Dairesi         2014/4441 E.  ,  2015/6714 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
    Suç : Taksirle Öldürme
    Hüküm : Sanık ... hakkında; TCK"nın 85/1, 62, 51/1-3,53. maddeleri gereğince mahkumiyet.
    Sanıklar .... ve ...hakkında; Beraat

    Taksirle öldürme suçundan sanık ..."ün mahkumiyetine, sanıklar ... ve ..."in beraatlerine ilişkin hükümler, sanıklar ... ve ... müdafileri ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
    ... ili ... ilçesi ... mahallesi ... Sitesi A blok sakinlerinden 2002 doğumlu ..."nin 21.04.2010 tarihinde ... Sitesi bahçesinde A blok arkasında bulunan fosseptik çukuru üzerindeki kapağa basması sonucu kapağın kaymasıyla 80x80 cm ebadında 4 metre derinlikteki fosseptik çukuruna düşerek suda boğulup mekanik asfiksi sonucu ölmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
    Dairemizin 05.09.2013 tarih ve 2012/ 19402 - 2013/19286 nolu kararında da belirtildiği gibi;
    Taksirle işlenen suçlardan dolayı kusurluluk değerlendirmesi ancak mahkeme hakimi tarafından yapılabilecektir. Bu nedenle 5237 sayılı TCK"da, taksirden dolayı kusurluluğun matematiksel olarak ifadesinden vazgeçilmiştir. Taksir dolayısıyla kusurun belirlenmesi normatif bir değerlendirmeyle mümkün olmakla birlikte, konunun teknik bilgiyi gerektirmesi, hakimin hukuk bilgisiyle sorunu çözemeyeceği durumlarda, bilirkişi incelemesi yaptırılması da gerekebilir, ancak, bu durumlarda dahi, bilirkişinin inceleme yetkisi kusurlulukla ilgili olmayıp, işin tekniği ve norma aykırı davranışın belirlenmesi ile sınırlıdır.
    5271 sayılı CMK"nın 62, 63. ve 67. maddelerinde de bilirkişinin atanması, bilirkişi raporu ve uzman mütalaası alınmasına ilişkin düzenlemelere yer verilerek çözümü uzmanlığı özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulacağı belirtilmiştir. Ancak, bilirkişi raporlarının mahkemeyi bağlayıcı değil, delilleri değerlendirme vasıtalarından biri olduğu, mahkemelerin gerekçelerini açıklamak suretiyle bilirkişi raporlarına itibar edip etmeme hususunda takdir ve değerlendirme hakkına haiz bulunduğu bilirkişi tarafından münhasıran hakimin yetkisinde bulunan kusurluluk konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaması gerekmekle birlikte, bu yöndeki bir değerlendirmenin de hakimi bağlayıcı bir yönünün bulunmadığı unutulmamalıdır.
    Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK"nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesinde ise hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkumiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirlerinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmaktadır. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK"nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır.
    Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Olayın meydana geldiği Sinem sitesinde birbirinden bağımsız 5 ayrı blok olduğu, her bloğun kendi yönetiminin bulunduğu, ayrıca bloklar dışında kalan siteye ait dükkan ve işyerleri ile ilgili işlemleri yapan bir site yönetiminin bulunduğu, site yönetimi ile blok yönetimlerinin iş ve görev tanımlarının denetime olanak verecek şekilde tespit edilip sorumluluğun kime ait olduğunu belirlemenin hakimin takdiri ve görevi kapsamında olduğu, öncelikle mahkemece söz konusu olayın meydana geldiği yerde sorumlu kişi yada kişileri tespit edip sonrasında bu kişilerin yapması gerekirken yapmadıkları, yapmaması gerekirken yaptıkları eylemlerin tespiti ile hukuki durumlarının buna göre değerlendirmesi yerine, mahkemece yazılı şekilde 04/03/2013 tarihli bilirkişi raporuna atıf yaparak sanık ..."ün mahkumiyetine, diğer sanıkların ise beraatine karar verilmesi,
    Kabule göre de; Beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve taksirli suçtan mahkum olan sanık ... hakkında TCK"nın 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
    Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafileri ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme uygun olarak BOZULMASINA, 16/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi