
Esas No: 2019/9554
Karar No: 2020/593
Karar Tarihi: 23.01.2020
Korku kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme - 2911 sayılı Kanuna muhalefet - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/9554 Esas 2020/593 Karar Sayılı İlamı
16. Ceza Dairesi 2019/9554 E. , 2020/593 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Çocuk Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk : ...
Suç : Korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla
ateş etme, 2911 sayılı Kanuna muhalefet
Hüküm : 1-TCK"nın 170/1-c, 31/3 ve 62. maddeleri gereğince
mahkumiyet,
2-2911 sayılı Kanunun 28/1, TCK"nın 31/3 ve 62.
maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ""Kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşü düzenlemek"" fiili; hazırlıklar da dahil olmak üzere toplantı veya yürüyüşün yapılabilmesi için gerekli her türlü işlemi yapmak; ""yasadışı toplantı ya da gösteri yürüyüşünü yönetmek"" fiili; topluluğun dağılmaması, amaçlanan doğrultuda devam etmesi için topluluğa ya da etkin bazı kişilere gerekli talimatları vermek, duruma göre, inisiyatif geliştirmek, gerekli idare işlemlerini yapmak, topluluğu hareketlendirmek ve yönlendirmek; ""kanuna aykırı toplantı veya gösteri yürüyüşünü düzenleyen ve/veya yönetenlerin hareketlerine katılmak"" fiili ise, bu toplantı veya yürüyüşü düzenleyen ve yönetenlerden olmamakla birlikte, bizzat toplantı ve yürüyüşte hazır bulunarak bu kişilerin hareketlerini paylaşmak anlamına gelmektedir (Anayasa Mahkemesinin 2011/39 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararı; RG:13.10.2012, 28440; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 22.06.2016, 2016/1725-4550 sayılı kararları).
2911 sayılı Kanunun 28. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç seçimlik hareketli bir suç olup, bu suçun oluşması için failin ""düzenlemek, yönetmek veya düzenleyen veya yönetenlerin hareketlerine katılmak"" fiillerinden birini işlemesi suçun oluşması için yeterlidir. Nitekim; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.06.1979 gün ve 232-303 sayılı kararında da; 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinin suç tarihindeki karşılığını oluşturan 171 sayılı Kanunun 18/1. maddesindeki yazılı suçun; kanunsuz toplantı ve yürüyüşün ""tertip edilmesi"", ""idare edilmesi"" ve ""tertip ve idare edenlerin hareketlerine bilerek iştirak edilmesi, hareketlerinin paylaşılması"" durumunda oluşacağı ifade edilmiştir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında; kollukça düzenlenen tespit tutanağı, kolluk fezlekesi, suça sürüklenen çocuk savunması ve tüm dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun kanuna aykırı olarak yapılan gösteriye elinde silahtan sayılan taş ve şişe ile katılıp, olaylara müdahale eden güvenlik güçlerine taş ve şişe atmak şeklindeki eylemlerinin suça sürüklenen çocuğun 2911 sayılı Kanunun 28/1. maddesinde belirtilen şekilde kanuna aykırı olarak yapılan gösteriyi düzenlediği, yönettiği veya düzenleyen ve yöneten kişilerin fiillerine iştirak ettiğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı; ayrıca dosya kapsamında 08.10.2014 tarihli eyleme ilişkin genel olay tutanağının da olmadığı anlaşılmış olup, suça sürüklenen çocuk hakkında 2911 sayılı Kanunun 33. maddesine muhalefet suçundan açılmış bir dava da bulunmadığı gözetilerek; bahse konu genel olay tutanağının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı suretinin dosya kapsamına alınmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilip, suça konu eylemin 2911 sayılı Kanunun 33. ve TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen suçları oluşturup oluşturmayacağı tartışılarak hukuki durumunun buna göre takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Oluş ve mahkemenin kabulüne göre; suça sürüklenen çocuğun, PKK/KCK silahlı terör örgütü tarafından yapılan eylem çağrısı üzerine, 08.10.2014 tarihinde İstanbul Sultanbeyli ilçesinde düzenlenen yasa dışı gösteriye katıldığı ve gösteri sırasında kendilerine engel olmak isteyen polis memurlarına taş attığı, dosya kapsamında bulunan olay görüntülerinin incelenmesi neticesinde kollukça düzenlenen tespit tutanağında ise güvenlik güçlerine taş ve şişe attığının belirtildiği anlaşılmış olup; suça sürüklenen çocuğun molotof atmadığına dair savunması ve TCK"nın 20. maddesinde düzenlenen "suç ve cezaların şahsiliği ilkesi" nazara alındığında; her ne kadar mahkemece, “suça sürüklenen çocuğun eylem birliği içerisinde hareket ettiği grubun kolluk görevlilerine molotof kokteyli attığı” gerekçesiyle üzerine atılı genel güvenliği kasten tehlikeye sokma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine, mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, mevcut şüphenin de suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Kabul ve uygulamaya göre ise;
Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 18 yaşından küçük ve lehe kanun maddelerinin uygulanması talebi olduğu halde TCK’nın 50. ve CMK’nın 231. maddeleri açısından olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Kanuna aykırı olup, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 2911 sayılı Kanunun 28. maddesine muhalefet suçu açısından 1412 sayılı CMUK"nın 326/son maddesi gereğince sonuç ceza bakımından suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 23.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.