
Esas No: 2020/27277
Karar No: 2022/8825
Karar Tarihi: 10.05.2022
Yargıtay 2. Ceza Dairesi 2020/27277 Esas 2022/8825 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Mahkeme, bir hırsızlık suçu nedeniyle mahkum olan sanığın temyiz itirazlarını değerlendirdi. Ancak mahkeme, sanığın savunma hakkının kısıtlandığı ve zincirleme suç hükümlerinin yanlış uygulandığı gerekçesiyle kararı bozdu. Kararın neden bozulduğunu detaylı bir şekilde açıkladıktan sonra, 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasıyla ilgili AYM kararını ve bu konuda yapılan son değişiklikleri açıkladı. Sonuç olarak, mahkeme sanığın durumuna göre farklı ceza hükümleri uygulamanın mümkün olduğunu belirtti ve bu hükümleri açıkladı. Kanun maddeleri: 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi, AYM kararı, 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi, TCK'nın 43. maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihinde yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı nazara alınarak bu maddede öngörülen hak yoksunluklarının uygulanmasının, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile TCK’nın 53. maddesinde yapılan değişiklikle birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş; dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanık ...’ın savunmasının alındığı 18/02/2016 tarihli duruşma sonucunda kurulan ara kararda, duruşmanın 03/05/2016 günü yapılacağı belirtildiği halde, duruşma günü beklenmeden ve sanığın yokluğunda duruşma yapılıp hüküm kurulmak suretiyle sanık ...’ın savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık ... hakkında, mağdura yönelik bir suç işleme kararının icrası kapsamında 07/06/2015 tarihinde işlediği hırsızlık suçu bakımından 28/10/2015 tarihli iddianame ile temyize konu davanın açıldığı, aynı mağdura yönelik olarak 14/06/2015 tarihinde işlediği hırsızlığa teşebbüs suçu bakımından ise 17/06/2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/413 E., 2015/575 K. sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın itiraz edilmeksizin 10/11/2015 tarihinde kesinleştiği, zincirleme suçun var olup olmadığının değerlendirilmesi ve birbiri ile çelişen hükümler kurulmaması bakımından, bahsi geçen dava dosyasının incelenmesi, dosyalar birleştirilerek sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması, kesinleşen mahkumiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/12/2020 tarihli ve 2020/18-350 E., 2020/529 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere; Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08/10/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden itibaren beş yıllık denetim süresinin geçtiği dikkate alınarak, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bu dosyanın akıbeti araştırılıp gerektiğinde sonuçlandırılması da sağlanarak;
a) Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlememesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi ve bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmiş olması durumunda, TCK’nın 43. maddesi uygulanmaksızın tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
b) Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle hükmün açıklanıp kararın kesinleşmiş olması hâlinde, kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması ve kesinleşen hükümdeki cezanın sonuç cezadan indirilmesi,
c) Sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediği hususunda yapılan ihbar üzerine sanığın kasten yeni bir suç işlediğinin tespiti hâlinde hükmün aynen açıklanması zorunluluğu nedeniyle her iki davanın birleştirilmesi mümkün olmadığından bu davanın sonucu bekletici mesele yapılarak, açıklanan bu hükmün veya düşme kararı verilmesi üzerine verilen kararın yasa yollarına konu edilmesi hâlinde ise;
aa) Yapılan inceleme sonucu kararın bozulması durumunda, bozma sonrası her iki davanın birleştirilmesi, sanığın 14/06/2015 tarihli eylemine ilişkin olarak hırsızlık suçu sabit görüldüğü takdirde, farklı tarihlerdeki eylemleri nedeniyle hırsızlık suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak cezanın belirlenmesi,
bb) Yapılan inceleme sonucu kararın onanması durumunda; onamaya ilişkin kararın düşme kararı olması hâlinde TCK’nın 43. maddesi uygulanmaksızın tek bir hırsızlık suçundan hüküm kurulması, mahkûmiyet hükmü olması hâlinde ise kesinleşen hükme konu eylem de göz önüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulması ve kesinleşen hükümdeki cezanın sonuç cezadan indirilmesi gerekirken sanık ... hakkında zincirleme suç hükümleri uygulandıktan sonra kesinleşmiş mahkumiyet hükmü niteliğinde bulunmayan Kahramanmaraş 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2015/413 E., 2015/575 K. sayılı ilamındaki ceza miktarının mahsup edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sanık ... bakımından diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 10/05/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.