Abaküs Yazılım
6. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/13055
Karar No: 2012/1739
Karar Tarihi: 09.02.2012

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2011/13055 Esas 2012/1739 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, fakat hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir. Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir. Olayımıza gelince, davalı adına kayıtlı paya tekabül eden yerin davacı tarafından taksim edilmiş ve kullanılmaktadır. Ancak paydaşlarca taksim edilerek kullanılan taşınmazdaki payın davalıya satılması nedeniyle önalım hakkının kullanılması gerekmektedir. Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmaz üzerinde fiili bir taksim olup olmadığı belirlenmeli ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm verilmiştir. Bu nedenle hüküm bozulmuştur.
Kanun Maddeleri: Taşınmaz Kanunu madde 2, TMK madde 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı.
(Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi         2011/13055 E.  ,  2012/1739 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

    Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
    Dava, önalım hakkının kullanılması nedeniyle davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
    Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazda, paydaşlardan birisinin payını üçüncü kişiye satması halinde diğer paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyetin oluşması ile doğar ve satışla kullanılabilir hale gelir. Yasadan doğan bu hak bazı istisnai hallerde kullanılamaz. Örneğin, taksım,bağışlama ve olayımızda olduğu gibi eylemli kullanma durumunun gerçekleşmesi halinde cereyan etmez.
    Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2.maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
    Olayımıza gelince; davalı vekili cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazın evvelinde davacının babası ..."e ait olduğunu, ..."in çocukları arasında bu yeri fiilen taksim ettiğini ve taşınmaz üzerindeki depo üzerine davacı ..."in ev yapmasına izin verildiğini,bu eve giriş çıkış için gereken kadar toprak kısmından da davacıya verildiğini,kalan kısmın davacının kardeşleri ... ve ..."e kaldığını,bu paylaşıma uygun olarak davacı ve davalıya hisse satan davacının babası ... arasında görülen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/49-1992/885 sayılı dosyasındaki tapu iptali ve tescil davasının tarafların dosyada mevcut 23.10.1992 tarihli sulh sözleşmesi gereği sulh ile sonuçlandığı,bu sulh sözleşmesinde ve mahkeme kararında taşınmazın fiilen ne şekilde paylaştırıldığının açıklandığı belirtilerek fiilen uzun süre önce yapılan fiili taksime gör paydaşları tarafından kullanılan taşınmazdaki pay satışına karşı önalım hakkının kullanılamayacağını savunmuştur. Her ne kadar mahkemece taşınmazda fiili
    bir taksim bulunmadığı,tüm paydaşların belli ve muayyen bir yeri olmadığı görüşünden hareketle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, bu değerlendirme yukarıda belirtilen esaslara uygun düşmemektedir. Zira eylemli kullanma durumunda, taşınmaz üzerinde paydaşlarca taksim edilerek kullanılagelen bir durumun varlığı ve bu kullanma biçimine değer verilmesi,önalım hakkına konu paya tekabül eden yerin de davalıya satıldığının davacı tarafından bilinip bilinmemesi önem kazanmaktadır. Mahkemece, mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmaz üzerinde davacının kullandığı bir alan (ev,vs.) olup olmadığı, yine davacının kardeşleri ... ve ..."in kullandıkları yerler bulunup bulunmadığı, ayrıca davalıya hisse satan davacının babası ..."in kullanımında bir yer olup olmadığı tespit edilmeli, dosya arasında mevcut ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/49-1992/885 sayılı tapu iptali ve tescil davasına ait karar ve bu karara dayanak yapılan dosyada mevcut 23.10.1992 tarihli sulh sözleşmesi yerinde uygulanarak taşınmaz üzerinde fiili bir taksim olup olmadığının belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
    Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
    SONUÇ;Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi