20. Hukuk Dairesi 2013/10973 E. , 2014/2421 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Deliktaş Köyü 162 ada 2 parsel sayılı 1207001,88 m² yüzölçümlü taşınmaz, yörede 2009 tarihinde yapılan mera tahsis çalışması ile mera olarak tahsis edilmiştir.
Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın eylemli orman niteliğinde olduğu iddiasıyla mera tahsisi ile özel sicil kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26/09/2011 tarih ve 2010/11364-10517 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; [Yöreye ait bulunabilecek en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı, hava fotoğrafı bulundukları yerden getirtilerek bir orman, bir ziraat mühendisi ve bir harita mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu yardımıyla yeniden keşif yapılarak memleket haritası, hava fotoğrafı, amenajman planı çekişmeli taşınmaza ve çevresine uygulanarak haritalardaki konumu saptanıp, taşınmazın eğimi duraksamaya yer vermeyecek biçimde hesaplatılmalı, anılan belgeler, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.;14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; çekişmeli taşınmazın üzerindeki ağaçların yaşları, dağılımları, cinsleri hususunda uzman ziraat bilirkişiden rapor alınmalı, yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, hukuken ve bilimsel olarak ve Hukuk Genel Kurulunun 15.11.2000 gün ve 2000/20 - 1663/1694 sayılı kararında
-2-
2013/10973 - 2014/2421
açıklandığı gibi eğimi % 12’nin üzerinde olan toprak ve orman muhafaza karakteri taşıyan funda veya makiliklerle örtülü yerlerin orman niteliğinde ve 6831 sayılı Kanunun 1/J bendi kapsamı dışında olduğu gözetilmeli; çekişmeli taşınmazın evveliyatının orman olmadığı saptandığı taktirde, eylemli orman olan taşınmaz bölümü belirlenmeli, 02.12.2003 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4999 sayılı Kanunun 3. maddesi ile değişik 6831 sayılı Kanunun 7. maddesinin birinci fıkrası gereğince, orman kadastro komisyonlarına, daha önce sınırlaması yapılmış olup da her hangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların kadastrosunu yapma görev ve yetkisinin verildiği, 15.07.2004 günlü Resmî Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Kanununa Göre Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinin (a) bendinde de, orman kadastro komisyonlarının aynı görev ve yetkisi tekrarlandıktan sonra 26/h maddesinde “Herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanlar”ın Devlet ormanı olarak sınırlandırılacağı hususları gözetilerek, çekişmeli parselin eylemli orman olan bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.] denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulü ile 162 ada 2 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile ifade edilen 191978,09 m²"lik kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsisine itiraza ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır. Genel arazi kadastrosu 1992 yılında yapılmış, itiraz nedeniyle davalı parsele ilişkin olarak 27.03.1996 tarihinde mera niteliğiyle kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 25/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.