2. Hukuk Dairesi 2014/8788 E. , 2014/10301 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Gerede Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :17.01.2013
NUMARASI :Esas no:2011/106 Karar no:2013/18
Taraflar arasındaki davacı-karşı davalı (koca) tarafından açılan "boşanma" davası ile davalı-karşı davacı (kadın) tarafından açılan "boşanma-ziynet ve çeyiz eşyası alacağı" davalarının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından; her iki boşanma davası ve ferileri ile ziynet alacağı talebinin reddi, kabul edilen çeyiz eşyaları yönünden vekalet ücreti verilmemesine ilişkin olarak temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 17.12.2013 günü temyiz eden davalı-karşı davacı G.. Y.. vekili Av. N. Ö.. ve karşı taraf davacı-karşı davalı S.. Y.. vekili Av. Ö. E.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Yapılan soruşturma, toplanan delillerle “evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda evi terk edip ortak hayattan kaçınan davalı-karşı davacı (kadın) yanında, kadın tarafından açılan ve redle sonuçlanan tedbir nafakası davasından sonra ayrılık dönemi içerisinde eşine hakaret eden davacı-karşı davalı (koca)"nın da kusurlu olduğu” anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında "davalı-karşı davacı (kadın) da" dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, "davalı-karşı davacının davasının da kabulü ile" boşanmaya (TMK.md. 166/l) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile kadının davasının reddi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-karşı davacı kadının ziynet eşyası alacağı, gösterdiği diğer delillerle kanıtlanamamıştır. Ancak, davalı-karşı davacı, karşı dava dilekçesinde açıkça “yemin” deliline de dayanmıştır. Davalı-karşı davacı (kadın)"a yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamıştır. Bu nedenle, mahkemece ziynet eşyası alacağı istemiyle ilgili olarak davalı-karşı davacıya yemin teklif etme hakkı bulunduğu hatırlatılarak, teklif edildiği takdirde usulünce yemine ilişkin yargılama işlemlerinin yerine getirilmesi (HMK.md.227-238) gerçekleşecek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken; eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş, bozmayı gerektirmiştir
3-Davalı-karşı davacı (kadın) karşı dava dilekçesinde çeyiz eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedelini talep etmiştir. Tefhim edilen kısa kararda ve hükümde çeyiz eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmemiş, bilirkişi raporuna atıf yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde çeyiz eşyalarının cins, nitelik, miktar ve değerleri ayrı ayrı gösterilmeden hüküm kumlması usul ve yasaya aykırıdır. Ancak çeyiz eşyaları hakkındaki hükmün esası temyize konu edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
4-Davalı-davacının (kadın) çeyiz eşyaları ile ilgili davası kabul edildiğine göre bu dava yönünden de lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken bu hususta karar verilmemiş olması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyize konu hükmün yukarıda 1., 2. ve 4. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre kocanın boşanma davası hakkında yeniden hüküm kurulması gerekli hale geldiğinden kocanın boşanma davası, ferileri ile kadının boşanma davasının fer"ilerine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, duruşma için takdir olunan 990 TL. vekalet ücretinin Sinan"dan alınıp Gülsüm"e verilmesine, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05.05.2014(Pzt.)