Abaküs Yazılım
20. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/650
Karar No: 2014/2368
Karar Tarihi: 24.02.2014

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi 2014/650 Esas 2014/2368 Karar Sayılı İlamı

20. Hukuk Dairesi         2014/650 E.  ,  2014/2368 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

    Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Kadastro sırasında, Arıkaya Köyü 237 ada 2 parsel sayılı 1836,29 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı adına tesbit edilmiştir.
    Davacı Hazine, taşınmazın Hazineye ait olan 20.02.2001 tarih 116 sıra da kayıtlı tapu kayıtları kapsamında kaldığı iddiası ile dava açmıştır.
    Mahkemece verilen kesin mehile rağmen, keşif giderleri yatırılmadığından davanın reddine ile dava konusu parselin tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş, davacı Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 16/11/2009 tarihli ve 2009/15702 E. - 16793 K. sayılı bozma kararıyla bozulmuştur.
    Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: “Verilen kesin mehilin usûlüne uygun verilmediği, ayrıca, çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklığı olup olmadığının araştırılması gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece, bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman içi açıklığı niteliğinde olduğu belirlendiği gerekçesiyle tesbitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmiş, davalı tarafından temyiz edilmekle hüküm ikinci defa Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20/02/2012 tarihli ve 2012/1724 E. - 2284 K. sayılı kararı ile “Davacı Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın 20.02.2001 tarih ve 116 nolu Hazineye ait tapu kaydı kapsamında kaldığı iddiasıyla dava açılmıştır.
    Davacı Hazinenin dayandığı tapu, Orman Yönetiminin kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması içinde kalan taşınmazların tescili konusunda tapu ve ilgili kadastro müdürlüğüne yazdığı ve bu yazıya dayanılarak çekişmeli taşınmazın ve etrafının 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarıldığı düşüncesi ile yanlışlıkla yukarıda tarih ve numarada tapuya tescil edildiği, ancak, dayanağı evraklara göre, çekişmeli parselin orman ve 2/B madde kapsamında kalmaması nedeniyle Hazine adına oluşan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde (M.Y. 1023, 1024, 1025) olduğu ve çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığı anlaşıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle ile yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, önceki kararında direnilmiş, direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Hukuk Genel Kurulunun 03/04/2013 tarihli ve 2012/871 E. - 420 K. sayılı kararıyla “Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; dava konusu olayda, ileri sürülen iddia ve dosyada toplanan deliller gözetildiğinde, orman iddiasına yönelik bir dava bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre, kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kalan ve etrafı orman ile çevrili olan orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına kanuni olanak bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
    -2-
    2014/650 - 2368

    Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; bir kısım üyelerce, Özel Dairenin ilk bozma ilâmında orman içi açıklıktan bahsederek mahkemenin yönlendirildiği, mahkemenin bozmaya uyması ile usûli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenlerle, orman içi açıklık hususunun tartışılması gerektiği, kaldı ki orman aleyhine olan fiilî durumların re’sen gözetilmesinin bir zorunluluk olduğu, dava konusu taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğu, 6831 sayılı Kanunun 1 ve 17/2. maddeleri karşısında taşınmazın niteliği ve çevresi itibariyle orman bütünlüğünü bozduğunun kabul edilmesinin gerektiği, bu kapsamdaki yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağı gözetildiğinde, direnme kararının yerinde olduğu, diğer hususların incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, bu görüş kurul çoğunluğunca aşağıda belirtilen nedenlerle benimsenmemiştir.
    Hukuk Genel Kurulunun çoğunluğunca; davaya konu olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede orman kadastrosunun yapıldığı ve kesinleştiği, taşınmazın orman kadastrosu dışında kaldığı, genel kadastro çalışmaları sonucunda, davacı Hazine tarafından dava konusu parselle ilgisi olmadığı halde, sehven oluşturulan 2/B tapusuna dayanılarak dava açıldığı, açıkça 6831 sayılı Kanunun 1. maddesi uyarınca orman ve Aynı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca orman içi açıklık iddiası ile açılmış bir dava bulunmadığı anlaşıldığından, yargılamaya hâkim olan ilkelerden HMK 26 (HUMK 74) maddesinde belirtilen “hâkim tarafların talep sonuçları ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği” ilkesi uyarınca, bu hususların re’sen gözetilemeyeceği, Hazine tarafından her zaman orman ve 17/2. maddesine dayanılarak orman içi açıklık iddiasıyla dava açılabileceği, Hazinenin dayanmış olduğu 20.02.2001 tarih 116 nolu tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde bulunduğunun da tartışma konusu olmadığı kabul edilmiştir.
    Diğer taraftan, Özel Dairenin ilk bozma ilâmında belirtilen; “…ayrıca çekişmeli taşınmazın 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi anlamında orman içi açıklık olup olmadığının da araştırılarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması…” ibaresinin maddi hata sonucu bozma ilâmında bahsedildiği, maddî hatanın kamu düzeni ile doğrudan bağlantılı olup, taraflar yararına usûlü kazanılmış hak oluşturmayacağı sonucuna varılmıştır.
    Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan gerekçelerle benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken, önceki kararda direnilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece Hukuk Genel Kurulu bozma ilâmına uyulduktan sonra davanın REDDİNE, çekişmeli Arıkaya Köyü 237 ada 2 parsel sayılı taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
    Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılan ve 22.03.1999 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
    İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, davacı Hazine dayanağı 20.02.2001 tarih ve 116 sıra numaralı tapu kaydının yolsuz oluştuğu ve çekişmeli taşınmazın orman tahdidi dışında kaldığı belirlendiğine göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 24/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.





    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi