13. Hukuk Dairesi 2017/631 E. , 2020/3248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi-manevi tazimnat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, birlikte ikamet ettikleri "1847/17 soka No:1/39 ..." adresindeki eve 12.07.2012 tarihinde kablosuz alarm sitemi taktırdıklarını ve aynı tarihli alarm sistemi abonelik sözleşmesi ve sistem teslim formunu imzaladıklarını, bu sözleşme gereği halen davacı ..."nin banka hesabında davalıya aylık 44,00.-USD ödeme yapıldığını, aboneliğin tesis edildiği adreste 16.02.2013 tarihinde büyük bir yangın çıktığını, yangından sonra düzenlenen yangın raporunda; yangının dairenin girişine göre sağ tarafta bulunan kilerdeki güvenlik ve alarm sistemi kutusuna bağlı kabloların elektrik kısa devre yaparak kilerde bulunan çeyiz eşyalarının tutuşması sonucunda ortaya çıktığının belirtildiğini, yangında zayi olan eşyaların davalı tarafından karşılanmadığını, davacı ..."ya ait çeyiz eşyaları ve makyaj malzemelerinin, davacı ..."ya ait eşyaların bedeli ile evin temizliği için yapılan masrafların, davacı ..."nin yanan eşyaları sebebi ile oluşan zararının ödenmediğini; ayrıca manevi değeri olan bir çok eşyanın da yandığını belirterek davacı ... için 30.000,00.-TL maddi 4.000,00.-TL. manevi, davacı ... için 30.000,00.-TL. maddi, 4.000,00.-TL, manevi, davacı ... için 15.000,00.-TL. maddi 2.000,00,-TL. manevi olmak üzere toplam 75,000,00.-TL. maddi 10.000,00.-TL. manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilirkişi raporu sonrasında davacı ... maddi tazminat talebini 16.875,00-TL’ye yükselterek ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 1-)yargılama sırasında vefat eden davacı ... hakkındaki davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, 2-a)15.000,00-TL maddi tazminatın 16/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine, b) 2.000,00-TL manevi tazminatın 16/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, 3-a) 16.875,00-TL maddi tazminatın 16/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine, b) 2.000,00-TL manevi tazminatın 16/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı ..."a verilmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Yasada açıklandığı üzere tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Somut uyuşmazlıkta; davacıların davalıdan güvenlik alarm sistemi aldığını anlaşıldığından davacıların, taraf olarak 4077 sayılı yasada tanımı yapılan “tüketici” sıfatında olduğu, dolayısıyla dava konusu uyuşmazlığın da söz konusu yasa kapsamında bulunduğu dikkate alındığında, davaya bakmaya tüketici mahkemeleri görevlidir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu nedenle mahkemece Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, genel mahkeme olarak davanın esasına girilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazların incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, ikinci bent uyarınca davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.