8. Ceza Dairesi 2020/253 E. , 2020/19989 K.
"İçtihat Metni"
Bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları kayıt etmek, haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetmek, özel hayatın gizliliğini ihlal etmek, iftira, tehdit ve hakaret suçlarından şüpheliler ..., ... ..., ..., ... ve meçhul şüpheli haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/02/2019 tarihli ve 2018/3612 soruşturma, 2019/562 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İskenderun Sulh Ceza Hâkimliğinin 30/04/2019 tarihli ve 2019/2030 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekiler ile aynı okulda öğretmen olarak görev yapan şüphelilerin, müşteki ..."nın sosyal paylaşım sitesi "facebook" hesabının şifresini bir şekilde ele geçirdikten sonra, adı geçen müşteki paylaşıyormuş gibi, müştekiler arasında aslında var olan iş ilişkisinin dışında, farklı anlam yüklenecek bir ilişkinin varlığına delalet eden paylaşımlarda bulunmak ve ayrıca okul içerisinde aynı minvalde konuşmak suretiyle üzerilerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, yapılan soruşturma sonunda Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya kapsamında şüphelilerin üzerilerine atılı suçlamaları reddettikleri ve dinlenen tanık beyanlarının, müştekilerin iddialarını doğrular ve destekler mahiyette olmadığı ancak, soruşturma konusu olay hakkında idarî yönden de tahkikat bulunduğu anlaşılmakla, bu hâlde Dörtyol Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan idarî soruşturma dosyasının ve soruşturma sonucu düzenlenmiş ise
soruşturma raporunun getirtildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği, ayrıca facebook hesabının başkaları tarafından ele geçirildiği iddiasının varlığı gözetilerek, söz konusu sosyal ağlardaki profil bilgilerinin ve delil tespit etmeye elverişli diğer hususların araştırılarak, Amerika Birleşik Devletleri adlî makamları ile istinabe yapılması, istinabe talebinin sonuçsuz kalmasının soruşturmanın önünde bir engel teşkil etmediği, şüphelilerin tespit edilmesi için gereken araştırmanın yapılması ve ulaşılamaması halinde ise zamanaşımı süresince daimi arama kararı verilerek araştırmaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19.12.2019 gün ve 16368 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.01.2020 gün ve KYB/2019-135881 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Şikayetçiler ... ve ... vekilinin 01.06.2018 tarihinde İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığına sunulan dilekçesinde özetle; şüpheliler ..., ..., ..., ..., ... hakkında özel hayatın gizliliğinin ihlali, hakaret, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişilerin aralarındaki konuşmaların dinlenmesi veya kayda alınması, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, kişisel verilerin kaydedilmesi ve iftira suçlarından suç duyurusunda bulunulması üzerine Dörtyol Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/3612 soruşturma, 2019/562 karar sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği; verilen bu karara şikayetçiler vekilince yapılan itirazın mercii tarafından reddedilmesi üzerine kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Ceza Muhakemeleri Kanununda;
“Madde 160 - (1) Cumhuriyet Savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
(2) Cumhuriyet Savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Madde 170 - (1) Kamu davasını açma görevi, Cumhuriyet Savcısı tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler.
Madde 172 - (1) Cumhuriyet Savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar,
suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
Madde 173 - (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet Savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hâkimliğine itiraz edebilir.
(2)İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18.06.2014-6545 S.K./71. md) Sulh Ceza Hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder;itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet Savcısına gönderir. Cumhuriyet Savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25.05.2005-5353 S.K./26.mad) Sulh Ceza Hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet Savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz." şeklinde yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere; Cumhuriyet Savcısı kendisine yapılan suç duyurusu veya şikayet üzerine suçun gerçekten işlenip işlenmediğinin tespiti için hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına yarayan tüm yasal yöntemlere başvurmalıdır. Toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açması, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermesi gerekmektedir.
Soruşturmaya konu olayda, müştekiler ile aynı okulda öğretmen olarak görev yapan şüphelilerin, müşteki ..."nın sosyal paylaşım sitesi "facebook" hesabının şifresini bir şekilde ele geçirdikten sonra, adı geçen müşteki paylaşıyormuş gibi, müştekiler arasında aslında var olan iş ilişkisinin dışında, farklı anlam yüklenecek bir ilişkinin varlığına delalet eden paylaşımlarda bulunmak ve ayrıca okul içerisinde aynı minvalde konuşmak suretiyle üzerilerine atılı suçları işlediklerinin iddia edildiği somut olayda, yapılan soruşturma sonunda Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; dosya kapsamında şüphelilerin üzerilerine atılı suçlamaları reddettikleri ve dinlenen tanık beyanlarının, müştekilerin iddialarını doğrular ve destekler mahiyette olmadığı ancak, soruşturma konusu olay hakkında idarî yönden de tahkikat bulunduğu anlaşılmakla, bu hâlde Dörtyol Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yapılan idarî soruşturma dosyasının ve soruşturma sonucu düzenlenmiş ise soruşturma raporunun getirtildikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği, ayrıca facebook hesabının başkaları tarafından ele geçirildiği iddiasının varlığı gözetilerek, söz konusu sosyal ağlardaki profil bilgilerinin ve delil tespit etmeye elverişli diğer hususların araştırılarak,
Amerika Birleşik Devletleri adlî makamları ile istinabe yapılması, istinabe talebinin sonuçsuz kalmasının soruşturmanın önünde bir engel teşkil etmediği, şüphelilerin tespit edilmesi için gereken araştırmanın yapılması ve ulaşılamaması halinde ise zamanaşımı süresince daimi arama kararı verilerek araştırmaya devam edilmesi gerektiği gözetilmeden, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı"nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden, İskenderun Sulh Ceza Hakimliği"nin 30.04.2019 gün, 2019/2030 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının CMK.nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığı"na gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 21.12.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.