12. Ceza Dairesi 2014/11641 E. , 2015/6072 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun"un 65/1, 5237 sayılı TCK"nın 62, 52, 51 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre sanığın, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı;
Belirtilen değişiklik öncesinde yapılan tescil işlemleri bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu açıklamalar ışığında somut olay ele alındığında, ... Koruma Kurulu"nun 27/03/1990 tarih ve 711 sayılı kararıyla doğal sit alanı olarak tescil edilip, sit sınırları aynı Kurul"un 16/06/2000 tarih ve 4666 sayılı kararıyla yeniden düzenlenerek, 3. derece doğal sit alanı olarak belirlenen sınırlar dahilinde yer alan, ... ili, ... ilçesi, .. köyü, ... mahallesinde bulunan 7 sayılı parsele, sanık ... tarafından mutfak, wc ve depo amaçlı kullanılmak üzere mevcut yapıya ek izinsiz inşai müdahalelerde bulunulduğundan bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak, gerek bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığının mahallinde herkes tarafından bilinmesi, gerekse ilgili sit kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilanının yapılmış olması, ayrıca tespit anında inşaat halinde olan bir kısım uygulamaların bitirilip, kullanıldığının mahallinde yapılan keşif sırasında anlaşılması karşısında, sanığın bölgenin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiğinin kabul edilmesi gerektiği, 07/01/2011 tarihli olay yeri keşfine iştirak eden kadastro teknisyeni, ziraat ve inşaat mühendisinden alınan bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere, sanığın izin almadan yaptığı uygulamaları kaldırmadığı ve kullanmaya devam ettiği, bu kapsamda sanığın atılı eylemi işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla birlikte, hükümden sonra sanık tarafından dosyaya sunulan 14/11/2014 havale tarihli dilekçeye ekli,... Koruma Bölge Komisyonu"nun 29/04/2014 gün 552 sayılı kararında, 29/04/2013 tarihli ve 331 sayılı komisyon kararı ile belirlenmiş olan ... 3. derece doğal sit alanı geçiş dönemi koruma ve yapılaşma koşullarının revize edilerek, konut, sayfiye evi, kır kahvesi, lokanta ve müştemilatların yapılabileceğinin öngörülmüş olması karşısında, tespit tarihinden sonra suça konu uygulamalara ilişkin olarak, Koruma Kurulu"ndan izin alınıp alınmadığı hususu araştırılıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Bünyesinde koruma, uygulama denetim büroları kurulan idarelerden izin almaksızın veya izne aykırı olarak izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunanların, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi gereğince cezalandırılması gerekeceği, bu kapsamda, suça konu taşınmazın bulunduğu ilde Büyükşehir Belediye Başkanlığı veya İl Özel İdaresi bünyesinde koruma, uygulama denetim bürosu kurulup kurulmadığı araştırılıp, eğer kurulmuş ise, taşınmazın bulunduğu yerin kurulan koruma, uygulama denetim bürosunun sorumluluk alanı kapsamında olup olmadığı hususu tespit edilip, 11/10/2013 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/1 ve 65/4 maddeleri gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
2-Tayin edilen adli para cezasının süresinde ödenmemesinin sonuçları açıklanırken ve hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlerken, uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-5237 sayılı TCK"nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı, alt soy haricindeki kişiler yününden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.