12. Ceza Dairesi 2014/10305 E. , 2015/6071 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun"un 65/1, 5237 sayılı TCK"nın 62, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
08/10/2013 tarih ve 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 7. maddesine göre, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin tescil kararlarının, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca maliklere tebliğ edileceği; sit alanlarının, tabiat varlıklarının ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin tescil kararlarının da Resmî Gazete’de yayımlanmakla birlikte, Bakanlığın internet sayfasında bir ay süreyle duyurulacağı, belirtilen değişiklik öncesinde işlenen suçlar bakımından ise, tek yapı ölçeğindeki kültür ve tabiat varlıkları ile korunma alanlarına ilişkin olarak, taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde tescil şerhi bulunup bulunmadığına; sit alanları, tabiat varlıkları ve tek yapı ölçeğinde tescil edilen taşınmazlar da dâhil olmak üzere malikleri idarece tespit edilemeyen taşınmazlara ilişkin olarak, tescil kararının mahallinde mutat vasıtalarla ilan edilip edilmediğine bakılması gerektiği;
Bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde, ...Koruma Bölge Kurulu"nun 22/12/2010 gün, 2131 sayılı kararı ile korunması gerekli 2. grup yapı olarak tescil edilen ... ili,.... köyü 203 ada 5 parsel üzerinde yer alan, köy tüzel kişiliğine ait caminin odunluk ve avlu duvarlarının sanık tarafından yıktırıldığından bahisle açılan kamu davası ile ilgili olarak, Belediye Başkanlığı tarafından ilgili Kurul kararının hoparlör ile 2011 yılında ilanının yapıldığı, sanığın ilanın yapıldığı bölgede yaşadığının gerek beyanı, gerekse MERNİS kayıtları ile sabit olduğu, uygulamalar öncesinde köy muhtarı olan ... tarafından sanığın uyarıldığı, kaldı ki, müdahalede bulunulan taşınmazın köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olması nedeniyle eylemin hukuka uygun bir zeminde icra edilmediği ve eylemin izne bağlanmasının mümkün olmadığı, bu kapsamda sanığın dava konusu taşınmazın korunması gerekli kültür varlığı niteliğine haiz olduğunu bildiği anlaşılmakla birlikte;
Üzerinde müdahale gerçekleştirilen taşınmazın 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında tescilli kültür varlığı olması nedeniyle, taşınmazda izinsiz ya da izin kapsamı dışında yapılan her türlü faaliyetin suç oluşturacağı, bu kapsamda tescile esas bilgi ve belgeler getirtilerek, yıkılan duvarın, suça konu kültür varlığının tescil edilmesine esas alınan kriterlere uygun olup olmadığı hususu belirlenip, mahallinde inşaat mühendisi ve tarafsız bir arkeolog bilirkişi refakatinde keşif icra edilerek, suça konu duvarın, kültür varlığının tescil edilmesine neden olan kriterlere esas alındığının anlaşılması halinde, sanığın, 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanun"un 65/1-1.cümlesi uyarınca cezalandırılması, duvarın böyle bir vasfının olmadığı, ancak yapılan uygulamanın inşai ve fiziki müdahale kapsamında olduğunun anlaşılıp, ayrıca suça konu taşınmazın, suç tarihi itibariyle, İl Özel İdaresi bünyesinde kurulan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosunun sorumluluk alanında bulunmadığının tespiti halinde 6498 sayılı Kanun ile değişik 65/1-2.cümlesi uyarınca cezalandırılması, yapılan bu müdahalenin ruhsata tabi olmayan, “basit onarım” niteliğinde olduğunun belirlenmesi veya ruhsata tabi inşai ve fiziki müdahale kapsamında olsa bile, suça konu taşınmazın, suç tarihi itibariyle, İl Özel İdaresi bünyesinde kurulan Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu"nun sorumluluk alanında olduğunun anlaşılması halinde 6498 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 65/4. maddesi ile cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1-Sanık hakkında tayin edilen adli para cezasının bir gün karşılığının belirlenmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK"nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
2-Hükmün başında CMK"nın 232/2-b maddesine aykırı olarak katılan kurumun gösterilmemesi,
3-Adli para cezasına ilişkin olarak TCK"nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmesi ile yetinilmesi yerine, infaz aşamasında nazara alınması gereken 5275 sayılı Kanun"un 106/3. maddesi gereğince ihtarına karar verilmesi,
4-5237 sayılı TCK"nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca, sadece kendi alt soyu açısından koşullu salıverme süresine kadar uygulanabileceği, alt soy haricindeki kişiler yününden ise, yoksunluğun, hapis cezasının infazına kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak, BOZULMASINA, 08/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.