Ceza Genel Kurulu 2019/525 E. , 2020/305 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 7. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Asliye Ceza
Sayısı : 285-475
Sanık ..."ın 5607 sayılı Kanun"un 3/1-1. cümle, TCK"nın 62, 50/1-a, 52/2-4 ve 5607 sayılı Kanun"un 13. maddesi delaletiyle TCK’nın 54. maddeleri uyarınca hapisten çevrili 6.000 TL ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve müsadereye ilişkin Aralık Asliye Ceza Mahkemesince verilen 08.07.2013 tarihli ve 285-475 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 7. Ceza Dairesince 06.05.2019 tarih ve 15755-31058 sayı ile;
"Gerekçeli kararın sanığa 05.09.2013 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın hükmü CMUK"nın 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresi geçtikten sonra 13.09.2013 tarihinde temyiz ettiği gözetilerek, sanık ..."ın temyiz inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca reddine" karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.07.2019 tarihli, 63951 sayılı ve "Temyiz incelemesinin kapsamı" konulu;
"Aralık Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2013 tarih ve 2012/285 Esas 2013/475 Karar numaralı sanıklardan ... hakkında mahkûmiyet ve sanık ... hakkında beraat içeren kararının sanık ... ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin talebi üzerine temyiz incelemesini yapan yüksek Yargıtay 7. Ceza Dairesi 06.05.2019 tarih ve 2015/15755 Esas, 2019/31058 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünü sanığın süresinden sonra temyiz talebinde bulunduğundan bahisle 1412 sayılı CMUK"nın 317. maddesi uyarınca reddine karar vermiştir.
Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi ise yalnızca beraat hükmüne yönelik olduğu değerlendirilerek beraat eden sanık ... yönünden incelenmiştir.
Halbuki katılan vekilinin temyiz dilekçesi incelendiğinde "sanık ..."ın da adını içerdiği, sanık ..."ın suçta kullandığı nakil vasıtasının da müsaderesine karar verilmesi gerektiğini içerdiği ve ayrıca "resen" gözönüne alınacak sair nedenlerle Yerel Mahkeme hükmünün bozulması" taleplerini içerdiği görülmektedir.
Bu tespitlerle temyize konu Yerel Mahkeme hükmünün sanık ... yönünden de katılan vekilinin talebi üzerine incelenmesi gerekirken, tebliğnamede yer almasına rağmen bu husus inceleme dışı bırakılmış ve tebliğname de karşılanmamıştır.
Değinilen hususun da katılan vekilinin temyiz talebine istinaden incelenmesi ve temyiz incelemesinin bu suretle tamamlanması arz ve talep olunur." içerikli yazı, eki dosya ile birlikte Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanlığına sunulmuştur.
Bu talebin 5271 sayılı CMK"nın 308. maddesi uyarınca itiraz niteliğinde olduğunu kabul eden ve inceleme yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesince 24.09.2019 tarih ve 3843-35116 sayı ile itiraz nedeninin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmü Özel Dairece onanmak suretiyle kesinleşmiş olup Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli ve 63951 sayılı yazısının kapsamına göre inceleme, sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık ... hakkında bir temyiz davası bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli yazısının eksik kalan bir temyiz incelemesinin tamamlanması talebi niteliğinde mi yoksa CMK’nın 308. maddesi kapsamında bir itiraz niteliğinde mi olduğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
06.09.2011 tarihinde saat 11.45 sıralarında Aralık Sulh Ceza Mahkemesinin 26.08.2011 tarihli ve 627 D. İş sayılı kararına istinaden Devlet Üretme Çiftliği yol ayrımında bulunan asayiş noktasında yapılan uygulamada görevlilerce durdurulan Nahcivan istikametinden gelen sanık ..."ın sevk ve idaresindeki 76 .. ... plaka sayılı çekicide yapılan aramada, aracın deposunda bulunması gerekenden 361 litre fazla motorin olduğunun tespit edilmesi nedeniyle 5607 sayılı Kanun’un 3/1. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Aralık Asliye Ceza Mahkemesince 08.07.2013 tarih ve 285-475 sayı ile sanığın atılı suçtan mahkûmiyetine hükmolunduğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 06.05.2019 tarihli ve 15755-31058 sayılı ilamıyla sanık ..."ın temyiz isteminin reddine karar verildiği,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca ise 15.07.2019 tarihli ve 63951 sayılı yazı ile katılan vekilinin sanık ... yönünden de hükmü temyiz ettiği belirtilerek Özel Dairece eksik bırakılan bu hususun incelenmesinin talep edildiği,
Anlaşılmaktadır.
Ön sorunun çözümünde isabetli bir hukuki sonuca varılabilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisine ilişkin mevzuat üzerinde durulmalıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, 5271 sayılı CMK"nın olağanüstü kanun yollarının yer aldığı "Altıncı Kitap", "Üçüncü Kısım", "Birinci Bölüm"de 308. maddede;
"(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re"sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.
(2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir" şeklinde düzenlenmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, Yargıtay Ceza Daireleri kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yolu olup bu yetki sadece Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına aittir. Yargıtay Cumhuriyet Savcıları Yargıtay Kanunu"nun 28. maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı adına bu yetkiyi kullanır.
İtiraz, daire kararında gerek maddî ve gerek usul hukukuna aykırı olduğu saptanan hususlara yönelik olabilir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı itiraz yasa yoluna başvurusunu “itirazname” denilen belgeyi düzenleyerek yapar. İtiraz başvurusunda itiraz nedenlerinin açık ve gerekçesiyle birlikte yazılı olarak bildirilmesi gerekir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli, 63951 sayılı ve "Temyiz incelemesinin kapsamı" konulu yazısında "...Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi ... yalnızca beraat hükmüne yönelik olduğu değerlendirilerek beraat eden sanık ... yönünden incelenmiştir.
Halbuki katılan vekilinin temyiz dilekçesi incelendiğinde "sanık ..."ın da adını içerdiği, sanık ..."ın suçta kullandığı nakil vasıtasının da müsaderesine karar verilmesi gerektiğini içerdiği ve ayrıca "resen" gözönüne alınacak sair nedenlerle yerel mahkeme hükmünün bozulması" taleplerini içerdiği görülmektedir.
Bu tespitlerle temyize konu Yerel Mahkeme hükmünün sanık ... yönünden de katılan vekilinin talebi üzerine incelenmesi gerekirken, tebliğnamede yer almasına rağmen bu husus inceleme dışı bırakılmış ve tebliğname de karşılanmamıştır.
Değinilen hususun da katılan vekilinin temyiz talebine istinaden incelenmesi ve temyiz incelemesinin bu suretle tamamlanması" talep edilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında ön sorun değerlendirildiğinde;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli ve 63951 sayılı yazısının konusu açıkça “Temyiz incelemesinin kapsamı” olarak gösterilmiş, yazı içeriğinde katılan vekilinin, sanık ... yönünden de hükmü temyiz ettiği belirtilmiş, inceleme dışı bırakılan bu temyiz istemiyle ilgili Özel Dairece temyiz incelemesi yapılmak suretiyle eksikliğin tamamlanması talep edilmiştir. Bu yazıda CMK’nın 308. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna başvurulduğundan bahsedilmemiştir. Şu hâlde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli, 63951 sayılı ve “Temyiz incelemesinin kapsamı” konulu yazısının Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir itiraz niteliğinde olmadığı kabul edilmelidir.
Öte yandan, Yargıtay 7. Ceza Dairesince 24.09.2019 tarihli ve 3843-35116 sayılı kararında, "...temyiz dilekçesinin kapsamından katılan Gümrük İdaresi vekilinin açıkça sanık ... hakkındaki beraat hükmü ile sanık ...’a ait olan aracın müsaderesi yönünden kararı temyiz ettiği anlaşılmakla..." denilmek suretiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Özel Dairece incelenmediğini öne sürdüğü hususta bir karar verilmiş olduğu gözetildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.09.2019 tarihli ve 3843-35116 sayılı kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması mümkün olup bu yönde bir başvurunun yapılması hâlinde itiraz incelemesi yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Bu itibarla, 5271 sayılı CMK"nın 308/3. maddesi uyarınca Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir itiraz bulunmadığından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verilmelidir.
Çoğunluk görüşüne katılmayan sekiz Ceza Genel Kurulu Üyesi; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.07.2019 tarihli ve 63951 sayılı yazısının Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir itiraz niteliğinde olduğu düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
SONUÇ :
Açıklanan nedenlerle;
5271 sayılı CMK"nın 308/3. maddesi uyarınca Ceza Genel Kurulunca incelenmesi gereken bir itiraz bulunmadığından dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 28.05.2020 tarihinde yapılan birinci müzakerede yeterli çoğunluk sağlanamadığından 18.06.2020 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.