10. Hukuk Dairesi 2014/6915 E. , 2015/145 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, mahsuplaşma işlemine göre fazla yapılan ödemenin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmeleri üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacıya, 3201 sayılı Yasa kapsamında borçlanılan süreler gözetilerek bağlanan yaşlılık aylığının, yurda kesin dönüş yapmadığı gerekçesiyle iptal edilip, ödenen aylıkların borç çıkarıldığı; davacının açtığı dava sonucu Aydın 1. İş Mahkemesinin 2008/101 Esas, 2008/488 Karar sayılı dosyasında, 01.11.2004 tarihinden itibaren aylıkların ödenmeye devam edilmesi gerektiği ve 02.09.1996–31.10.2004 dönemi için davacının 17.523,31 TL borcu olduğunun tespit edildiği, kararın Yargıtay onamasıyla kesinleştiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun, yersiz ödemelerin geri alınmasını düzenleyen 96. maddesinde; “Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren yirmidört ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, yirmidört aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanunî faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılır, kanunî faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibarıyla kanunî faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan % 25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Açıklanan yasal düzenleme çerçevesinde somut olayda; 01.11.2004 tarihi sonrası yaşlılık aylıklarının davacıya ödenip ödenmediği, yaşlılık aylığı ödemesi yapan banka/bankalar ve davalı kuruma sorulup kuşku ve duraksamaya yer kalmayacak şekilde belirlendikten sonra; davacının 01.11.2004 tarihinden sonra ödenmeyen her bir yaşlılık aylığı; 02.09.1996–31.10.2004 tarihleri arasında ödenen yersiz yaşlılık aylıklarının borç aslına en eskisinden başlanarak mahsup yapılması (bakiye borç kalırsa bu borca her bir ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi) gerektiği gözetilerek; öncelikle bu şekilde mahsup işlemi yapması ve buna göre davacının (mahsup sonrası) ödenmeyen yaşlılık aylıklarının toplamı ve ödenmeyen her bir yaşlılık aylığının, ödenmesi gereken tarihlerden - dava tarihine kadar işlemiş yasal faiz alacağı toplamını belirlemesi davalı Kuruma sorulup istenmeli; Kurumun cevap vermemesi ya da cevabına davacının somut ve delile dayanan itirazı olması halinde ehil bilirkişiden aynı yönteme uygun olarak rapor alındıktan sonra taleple bağlı olarak yapılacak değerlendirme sonucuna göre davacının alacağı infaza uygun şekilde belirlenip hüküm altına alınması gerekirken, yersiz ödemelerin faizi hesaplanmak suretiyle mahsup işleminin yapıldığı bilirkişi raporu dayanak alınarak yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz, yukarıda belirtilen yöntemle yapılan mahsuplaşma sonucu davacının bakiye borcunun olması ihtimali olsa idi, yasal süresinde davanın açılması nedeniyle bakiye borcun ödenmesinde 6111 sayılı Kanunun uygulanması gerektiği gözetilmeliydi.
O hâlde, tarafların avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davacıya iadesine, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.