10. Hukuk Dairesi 2014/21726 E. , 2015/141 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet (yaşlılık aylığı bağlanmasına esas gün sayısının) tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, yetkili mahkemenin Ankara İş Mahkemesi olması nedeniyle yetkisizlik kararı vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK.) 297. maddesinin b bendinde tanımlanan unsurları taşıması ve “...varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini... ” kapsaması yönündeki hükümlerinin kararın yazımında dikkate alınması gerekmekte olup, karar başlığına davacı vekilinin bilgilerinin yazılmamış olmasına ilişkin eksikliğin HMK. nın 304. maddesi uyarınca mahallinde herzaman tamamlanmasının mümkün olmasına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
2-)Davanın yasal dayanağı, 5510 sayılı Kanunun Geçici 7.maddesi kapsamında uygulama alanı bulan 506 sayılı Kanunun 79/10 maddesidir.
506 sayılı Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, re’sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Öte yandan, 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen 2. maddesinin Ç, D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak gerek görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulacağı, bu
mahkemelerin, İşçi Sigortaları Kurumu ile sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara da bakacağı; 5. maddesinde, İş mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikametgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi, işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabileceği ve bunlara aykırı sözleşme muteber sayılmayacağı belirtilmiştir.
Somut olaya dair 506 sayılı Kanunda ise, yetkili mahkemeye ilişkin özel bir hüküm bulunmamakta olup, 5521 sayılı Kanunun 15. maddesindeki, “Bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uygulanır” şeklindeki düzenleme uyarınca yetki konusunun dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda yer alan genel hükümlere göre de belirlenmelidir.
Eldeki gibi uyuşmazlığa konu ilişkin davalarda, 6100 sayılı Kanunun yetki düzenlemesine ilişkin 5 ve devamı maddeleri ile 5521 sayılı Kanunun 5. maddesi hükümlerine göre; davalılardan herhangi birinin ikametgâhının bulunduğu İş Mahkemesi’nde bakılabileceği gibi, sigortalının işini yaptığı işyeri için yetkili Mahkeme, başka bir anlatımla iddia konusu hizmetin geçtiği yer Mahkemesi de yetkilidir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, somut olaydaki uyuşmazlığa konu çalışmanın geçtiği yer değerlendirilmek suretiyle yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 13.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.