13. Ceza Dairesi 2013/15140 E. , 2014/1190 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Gerekçeli kararın sanık ..."ın adresine tebliğ edildiği tarih olan 18.07.2006 tarihinde sanığın Uyap kayıtlarına ve ilgili cezaevlerinden gelen cevabi yazılara göre Denizli D Tipi Ceza İnfaz Kurumu"nda hükümlü olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın adresine yapılan tebligat usulsüz olduğundan sanığın temyiz talebi süresinde kabul edilip verilen red kararı kaldırılmakla yapılan incelemede;
Sanığın, dosyaya yansıyan iaedeye yönelik bir iradesi veya eylemi bulunmadığının anlaşılması karşısında, müşteki ..."a yönelik eylemi nedeni ile TCK"nın 168. maddesinin uygulanması gerektiği yönündeki bozma isteyen görüş benimsenmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği anlaşılmış ise de, yapılan uygulamaya göre her durumda 5237 sayılı TCK"nın lehe olduğu anlaşılmış; müştekilerin otomobillerinin çalındığının anlaşılmasına, koşulları oluşmamasına ve uygulama olanağı bulunmamasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK"nın 145. maddesinin uygulanması ve eylemlerin gece vaktinden sayılan zaman diliminde gerçekleştiği ve sanık hakkında TCK"nın 143. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
2
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK’da cezaların toplanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, 5275 sayılı Yasanın 99. maddesinde de kesinleşmiş hükümlülüklerin infaz aşamasında toplanmasını öngördüğü gözetilmeden, hükmolunan iki defa 1 Yıl 4 Aylık cezaların ayrı ayrı yerine getirilmesi yerine toplanmalarına karar verilmek suretiyle yazılı biçimde hüküm kurulması,
2- Sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinin payları oranında ayrı ayrı alınması yerine, "yargılama giderlerinin sanıklardan tahsiline" biçiminde hükmedilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. Maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ..."ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK"un 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasının sanık ... hakkında verilen iki kez 1 yıl 4 aylık cezaların toplanarak 2 yıl 8 ay hapis olarak belirlenmesine ilişkin bölümünün çıkartılması ve yargılama giderlerine ilişkin kısmında “sanıklardan” ibaresinden sonra gelmek üzere ‘‘payları oranında ayrı ayrı’’ ibaresinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.01.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.