4. Ceza Dairesi 2020/30495 E. , 2021/5950 K.
"İçtihat Metni"
K A R A R
Basit tehdit suçundan sanık ..."in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/1-2.cümle, 43/1, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 640,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli ve 2015/1065 esas, 2017/688 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: "1-Sanığın adli sicil kaydında yer alıp, tehdit suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin, Merzifon Sulh Ceza Mahkemesi"nin 11/03/2012 tarihli ve 2012/130 esas, 2012/145 sayılı kararının, 28/06/2014"ten önce 19/06/2012"de kesinleşmesi karşısında, incelemeye konu hüküm yönünden, yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine engel teşkil etmeyeceği, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağına dair diğer koşulların tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
2- Sanığın mahkumiyetine esas basit tehdit suçundan hüküm kurulurken temel cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu"nun 106/1-2.cümlesi gereğince 30 gün adli para cezası olarak belirlenmesini müteakip, aynı Kanun’un 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası yapılarak, 37 gün adli para cezası yerine, 38 gün adli para cezasına, anılan Kanun"un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılırken 30 gün adli para cezası yerine, 32 gün adli para cezasına karar verilmek suretiyle sonuç cezanın 600,00 Türk lirası yerine, 640,00 Türk lirası olarak belirlenmesi şeklinde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5560, 5728, 5739, 6008 ve 6545 sayılı Kanunlarla 5271 sayılı CMK"nın 231. maddesinde yapılan değişiklikler göz önüne alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılabilmesi için;
1) Suça ilişkin olarak;
a- Yargılama sonucu hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması,
b- Suçun Anayasa"nın 174. maddesinde güvence altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlardan olmaması,
2) Sanığa ilişkin olarak;
a- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
c- Mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önüne alınarak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması,
d- Sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmediğine dair bir beyanının olmaması,
e- Sanık hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmemiş olması,
Şartlarının gerçekleşmesi gerekmektedir.
CMK"nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 6545 sayılı Kanun"un 72. maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenleme, incelemeye konu suç tarihinin 28/06/2014 ve sonrası olması ile adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde uygulanabilecektir.
Somut olayda;
1) "1" numaralı istem açısından yapılan değerlendirmede;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin ilamın 19/06/2012 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu kasıtlı suçun ise 28/06/2014 tarihli değişiklik sonrası 13/10/2015 tarihinde ve adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içinde işlendiğinin anlaşılması karşısında; yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden istem konusu Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli ve 2015/1065 esas, 2017/688 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
2) "2" numaralı istem açısından yapılan değerlendirmede;
Sanık hakkında sair tehdit suçundan, TCK’nın 106/1-2. cümlesi gereğince 30 gün adli para cezasına hükmedildiği, bu ceza miktarı üzerinden TCK"nın 43/1. maddesi gereğince 1/4 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucunda 37 gün yerine 38 gün adli para cezası belirlenmek suretiyle, neticeten 600 TL adli para cezası yerine 640 TL adli para cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayin edildiği anlaşılmıştır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce kısmen yerinde görüldüğünden,
1- Bir nolu isteme yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE,
2- İki nolu isteme ilişkin olarak;
a- Sanık ... hakkında, sair tehdit suçundan Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2017 tarihli ve 2015/1065 esas, 2017/688 sayılı kararının, 5271 sayılı CMK"nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
b- Karardaki hukuka aykırılık CMK"nın 309. maddesinin 4-d fıkrasına göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle, sanığın sair tehdit suçundan TCK’nın 106/1-2. cümlesi uyarınca, mahkemece cezanın alt sınırdan takdir edilmiş olması da değerlendirilerek 30 gün adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca mahkemece takdir edilen 1/4 oranında artırım yapılarak 37 gün adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, TCK’nın 62/1. maddesi uyarınca mahkemece takdir edilen 1/6 oranında indirim yapılarak 30 gün adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, sanığa verilen 30 gün adli para cezasının TCK" nın 52/1. maddesi uyarınca bir günlüğü 20 TL üzerinden hesaplanarak 600 TL adli para cezası ile CEZALANDIRILMASINA, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, bozulan kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 24/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.