(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2016/15329 E. , 2019/12843 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan ... Turizm İnş. A.Ş. tarafından yapımı üstlenilen ... ili ... İlçesi, ... Mahallesi 44784 ada 1 parsel sayılı taşınmazında bulunan B Blok 4. Kat 16 nolu bağımsız bölümü KDV hariç 129.000,00-TL karşılığında satın aldığını, satış bedelinin 69.000,00-TL"lik kısmının davalı ... İnşaat A.Ş."ye ödediğini, bakiye 60.000,00-TL"lik kısmı için 14.06.2007 tarihli protokol koşullarında konut finansmanı kredisi kullandığını, kredi miktarını ... İnşaatın hesabına aktararak konut bedelinin tamamını ödediğini, taşınmazın tapusunun 05.07.2007 tarihinde kat irtifakı kurulmuş olarak adına tescil edildiğini, taşınmazın 30.08.2008 tarihinde iskan alınarak teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, ortak alanlardaki eksik imalatlar ile iskan masrafları ve bağımsız bölümdeki eksik imalatlar için 1.500,00-TL, gecikilen 6 ay için 1.800-USD cezai şartın ve 28.02.2009 tarihinden dava tarihine kadar rayiç kira bedeli alacağı için 1.000,00-TL"nin (davalı banka yönünden kredi tutarı ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 27.10.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle eksik imalatlar ve ortak alanlardaki eksikliklerin toplam tutarı olan 42.781,58-TL"nin 1.500,00-TL"sine dava tarihinden; 41.281.58-TL"sine ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanarak ve davalı bankanın toplam kredi tutarı ile sınırlı olarak sorumlu olarak her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 1.800-USD cezai şart ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.02.2009 tarihinden dava tarihi 01.02.2013 arasındaki dönem için kira yoksunluğu 15.200,00-TL"nin 1.000,00-TL"sine dava 01.02.2013 tarihinden kalan 14.200,00-TL"sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı ... Tur. İnş. Nak. Mad. Otom. Gıda Teks. Orm. ve Hay. San. Tic. A.Ş. davanın reddini dilemiştir.
Davalı ...A.Ş., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölüm ve ortak alanlara ilişkin ayıplı işler nedeniyle 47.781,58-TL"nin davalı yüklenici ... Tur. İnş. Nak. Mad. Otom. Gıda Teks. Orm. ve Hay. San. Tic. A.Ş."den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu bedelin 1.500,00-TL"sine dava tarihinden itibaren bakiye 41.281,58-TL"sine ıslah tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, dava konusu bağımsız bölümün teslim tarihinin taraflar arasındaki sözleşmenin B/8 maddesi uyarınca 30/08/2008 tarihi olduğu, taşınmazın halen teslim edilmediği anlaşılmakla, kira tazminatı sebebiyle; 1.800-USD cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı yüklenici ... Tur. İnş. Nak. Mad. Otom. Gıda Teks. Orm. ve Hay. San. Tic. A.Ş."den tahsili ile davacıya ödenmesine, kira tazminatı olarak hesap edilen 15.200,00-TL"nin davalı yüklenici ... Tur. İnş. Nak. Mad. Otom. Gıda Teks. Orm. ve Hay. San. Tic. A.Ş."den tahsili ile davacıya ödenmesine, bu bedelin 1.000,00-TL"sine dava tarihinden itibaren bakiye 14.200,00-TL"sine ıslah tarihi olan 27/10/2014 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine, davalı ... yönünden davanın reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, süresinde gereği gibi teslim edilmeyen taşınmazın eksik iş, kira kaybı ve cezai şartın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline ilişkindir. Mahkemece davalı ... yönünden dava 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine, diğer davalı bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. ‘Bağlı Kredi’ kavramı 4077 Sayılı Yasanın 10/5 maddesi ile 10/B maddesinde tanımlanmış olup, kredi veren kuruluşun verdiği kredinin bağlı kredi sayılabilmesi için, tüketici kredisinin veya konut kredisinin münhasıran belirli bir malın veya hizmetin veya konutun tedarikine ilişkin bir sözleşmenin finansmanı için verilmesi ve bu iki sözleşmenin objektif açıdan ekonomik birlik oluşturması gerekmekte olup, bu koşulları taşımayan tüketici kredisinin bağlı kredi olarak kabulünün olanaksız olduğu belirtilmektedir. Belirlenen bu tanım ışığında dava dosyası incelendiğinde, davacı ile davalı banka arasındaki kredi sözleşmesinin bağlı kredi niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla birlikte, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4/3. maddesinde “İmalatçı-üretici, satıcı, bayi, acente, ithalatçı ve 10 uncu maddenin beşinci fıkrasına veya 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren, ayıplı maldan ve tüketicinin bu maddede yer alan seçimlik haklarından dolayı müteselsilen sorumludur. 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu teslim tarihinden itibaren 1 yıl süre ve kullandırdığı kredi miktarı ile sınırlıdır. Konut finansmanı kuruluşları tarafından 10/B maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre verilen kredilerin devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu madde kapsamında sorumlu olmaz. Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı birden fazla kimse sorumlu olduğu takdirde bunlar müteselsilen sorumludurlar. Satılan malın ayıplı olduğunun bilinmemesi bu sorumluluğu ortadan kaldırmaz.” hükmü gereğince davacı ile davalı ... arasında imzalanan sözleşmenin 4077 sayılı yasanın 10B maddesinde düzenlenen bağlı kredi olduğu anlaşılmakla, dava konusu taşınmazın davacıya teslim edilip edilmediği teslim edilmişse teslim tarihi belirlenerek davanın açıldığı tarihte 4077 sayılı yasanın yürürlükte olduğu ve söz konusu yasa hükümlerinde bağlı kredi veren kuruluşun sorumluluğu için teslim tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü sürenin öngörüldüğü nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.