4. Ceza Dairesi 2020/30501 E. , 2021/5948 K.
"İçtihat Metni"
K A R A R
Silahla tehdit ve iftira suçlarından sanık ..."in 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 106/2-a-c, 267/1, 267/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün ve 1 yıl 3 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2019 tarihli ve 2018/110 esas, 2019/154 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
İstem yazısında: "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 08/11/2018 tarihli ve 2018/4555 esas, 2018/19259 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun"un 72. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesine eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” şeklindeki düzenlemenin, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin anılan kanuni değişiklik tarihinden sonra olması halinde uygulanabileceği nazara alındığında;
Sanığın adli sicil kaydında bulunan Bakırköy 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/12/2013 tarihinde 2010/3696 esas, 2013/415 sayılı kararına konu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşme tarihinin anılan yasal düzenleme tarihinden önce olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı,
Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 20/12/2011 tarihli ve 2011/7-305 esas, 2011/275 karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, "...Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, önceki mahkûmiyetin 765 sayılı TCY’nın 95/2. maddesi uyarınca esasen vaki olmamış sayılacağı haller veya 3682 sayılı Adli Sicil Yasasının 8 ve 5352 sayılı Adli Sicil Yasasının geçici 2. maddesi hükümleri uyarınca silinme koşulları oluşan önceki mahkûmiyetler, adli sicilden silinmiş olup olmadığına bakılmaksızın, 01.06.2005 tarihinden sonra işlenen suçlardan dolayı mahkûm edilen sanıklar yönünden ise, 5237 sayılı TCY’nda tekerrür hükümlerinin uygulanması için 58. maddesinde öngörülen sürelerin geçmiş olması halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarının değerlendirilmesinde engel bir neden olarak kabul edilemeyecektir. Ancak, yasal engel oluşturmayan bu mahkûmiyetlerin yargılama mercilerince, subjektif koşulun ele alınmasında sanığın suç işleme eğilimi açısından değerlendirmeye esas alınmasına da bir engel bulunmamaktadır..." şeklindeki açıklama gözönüne alındığında, sanığın adli sicil kaydında bulunan Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2007 tarihli ve 2006/34 esas, 2006/36 sayılı kararına konu erteli ilamın da objektif olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette olmadığı anlaşıldığı halde, sanığın adli sicil kaydı dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde,
İsabet görülmemiştir." denilmektedir.
Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
- Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
- Suçun CMK’nın 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
- Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
- Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının olmaması,
- Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Anılan bu objektif koşulların gerçekleşmesi ile birlikte ayrıca “Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılmasına” ilişkin takdire dayalı subjektif koşulun da gerçekleşmesi halinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanması olanağı bulunmaktadır.
CMK"nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere, 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete"de yayımlanan 6545 sayılı Kanun"un 72. maddesiyle eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki düzenleme, incelemeye konu suç tarihinin 28/06/2014 ve sonrası olması ile adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde uygulanabilecektir.
01/06/2005 tarihinden önce işlenen suçlara ilişkin mahkûmiyet bilgilerinin adlî sicilden silinmesi ve arşiv kaydından çıkartılması 5352 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenmiş, buna göre suç tarihi itibarıyla, yasanın yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanların silinmesi mümkün olup, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre Anayasanın 76. maddesi ile özel kanun hükümleri saklı tutulmuştur. Aynı maddenin 2. fıkrasında arşive alınan kayıtlar yönünden, 3682 sayılı Kanunun 8. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarihin esas alınacağı, Anayasanın 76. maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
5352 sayılı Kanunun geçici 2/1. maddesine göre, 01/06/2005 tarihinden sonra işlenen suçlarla ilgili kayıt silme işlemleri ise, bu Kanun hükümlerine göre yerine getirilecektir.
Anılan Kanunun “Adli sicil bilgilerinin silinmesi” başlıklı 9. maddesinde: “(1) Adlî sicildeki bilgiler;
a) Cezanın veya güvenlik tedbirinin infazının tamamlanması,
b) Ceza mahkûmiyetini bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran şikayetten vazgeçme veya etkin pişmanlık,
c) Ceza zamanaşımının dolması,
d) Genel af,
Halinde Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinerek, arşiv kaydına alınır.
(2) Adlî sicil bilgileri, ilgilinin ölümü üzerine tamamen silinir.
(3) Türk vatandaşları hakkında yabancı mahkemelerce verilmiş olup 4. maddenin birinci fıkrasının (f) bendine göre adlî sicile kaydedilen hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûmiyet hükümleri, kesinleştiği tarihten itibaren mahkûmiyet kararında belirtilen sürenin geçmesiyle, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce adlî sicil kayıtlarından çıkartılarak arşiv kaydına alınır. Adlî para cezasına mahkûmiyet hükümleri ile cezanın ertelenmesine ilişkin hükümler, adlî sicil kaydına alınmadan doğrudan arşive kaydedilir.” hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanunun “Adlî sicil ve arşiv bilgilerinin silinmesi” başlıklı 12. maddesinde ise;
“Arşiv bilgileri;
a) İlgilinin ölümü üzerine,
b) Anayasanın 76 ncı maddesi ile Türk Ceza Kanunu dışındaki kanunlarda bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren;
1. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşuluyla onbeş yıl geçmesiyle,
2. Yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı alınması koşulu aranmaksızın otuz yıl geçmesiyle,
c) Diğer mahkûmiyetler bakımından kaydın arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren beş yıl geçmesiyle, tamamen silinir.” hükümleri bulunmaktadır.
İnceleme konusu somut olayda; suç tarihine göre sanık ..."in adli sicil kaydı incelendiğinde Sason Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/05/2007 tarih, 2006/34 esas ve 2006/36 karar sayılı ilamının bulunduğu, bu ilam incelendiğinde sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 86/1. ve 86/3-e maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası verilip cezanın ertelendiği, sanık hakkında 1 yıl 6 ay denetim süresinin belirlendiği, anılan bu kararın 22/05/2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Erteli olan bu ilamın silinme koşullarının oluşup oluşmadığı ile ilgili olarak 5352 sayılı Kanunun yukarıda belirtilen maddeleri uyarınca sanığın UYAP sisteminden alınan adli sicil kaydı incelendiğinde, denetim süresi içerisinde suç işlemediği görülmüş, denetim süresi sonunda cezanın infaz edilmiş kabul edileceği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında, kanun yararına bozmaya konu dosya kapsamında ise silahla tehdit ve iftira suçlarından hapis cezalarına hükmedildiği ve sanığın savunmasında, hakkında ceza verilecek ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, adli sicil kaydındaki ilamın silinme koşullarının gerçekleşmiş olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun objektif şartlarının oluşması karşısında, sanığın bu ilamının hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini uygulanmasına tek başına engel teşkil etmediği,
Ancak;
Sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına yasal engel olarak kabul edilen, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Bakırköy (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarih, 2010/3696 esas ve 2013/415 karar sayılı ilamının, 02/04/2013 tarihinde kesinleştiği, kanun yararına bozma konusu yapılan suç tarihinin ise 25/03/2018 olması ve adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra denetim süresi içinde inceleme konusu kasıtlı suçların işlendiğinin anlaşılması karşısında; yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceğinden Sason Asliye Ceza Mahkemesinin 18/09/2019 tarihli ve 2018/110 esas, 2019/154 sayılı kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"nın düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK"nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, dosyanın Adalet Bakanlığı"na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı"na TEVDİİNE, 24/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.