Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/4748
Karar No: 2012/5782
Karar Tarihi: 19.06.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/4748 Esas 2012/5782 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Dava, tapu iptali ve tescil ile sınırlandırmanın iptali ve tescil konusunda açılmıştır. Davacı, miras yoluyla intikal, taksim ve ekmeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava konusu parsellerin tapu kaydının ve sınırlandırmasının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, kadastro tutanağı ve tapu kaydı incelendiğinde, taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu ve tarımsal faaliyete elverişli olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu nedenle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları kabul edilmiştir ve yerel mahkeme hükmü bozulmuştur.
Kanun Maddeleri: 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi, HUMK.nun 440/III-2. bendi.
8. Hukuk Dairesi         2012/4748 E.  ,  2012/5782 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil,sınırlandırmanın iptali ve tescil

    ... ile Hazine aralarındaki tapu iptali, tescil ve sınırlandırmanın iptali ve tescil davasının kabulüne dair Konya 2. Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 28.12.2010 gün ve 1501/2111 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

    KARAR

    Davacı vekili, miras yoluyla intikal, taksim ve ekmeli kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava konusu 183 ada 11 ve 231 ada 85 sayılı parsellerin vekil edeninin zilyetliği altında bulunan bölümlerinin sırasıyla tapu kaydının ve sınırlandırmasının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
    Davalı Hazine vekili, uyuşmazlık konusu taşınmazlardan 231 ada 85 sayılı parselin harman yeri, 183 ada 21 parsel sayılı taşınmazın ise kurumuş dere yatağı olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, davacı yararına zilyetlik yoluyla kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; 231 ada 85 sayılı parselin taşınmazın kesinleşen kadastro tespitinin iptali ile teknik bilirkişinin raporunda 85/B ile gösterilen 2392,96 m2"lik bölümünün davacı adına adanın son parsel numarası ile tarla vasfı ile tapuya kayıt ve tesciline, 85/A ile gösterilen 3335,89 m2"lik ve 85/C ile gösterilen 1296,74 m2"lik kısımlarının ise; adanın son parsel numaraları verilerek harman yeri olarak sınırlandırılmasına, dava konusu 183 ada, 111 parsel nolu taşınmazın tapu kaydının iptali ile teknik bilirkişisi krokisinde 111/B ile gösterilen 16032,38 m2"lik alanın davacı adına tarla vasfı ile adanın son parsel numarası verilerek, 111/A ile gösterilen 26307.94 m2"lik bölümün ise ham toprak vasfı ile Hazine adına adanın son parsel numarası verilerek tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemenin yazılı gerekçesine katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki; 183 ada 111 sayılı parsele ait kadastro tutanağının ve tapu kaydının incelenmesinde; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan, ekonomik yarar sağlanması ve tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden olduğu, kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmadığının muhtar ve bilirkişilerin müşterek beyan ve ifadelerinden anlaşıldığı belirtilmek suretiyle 27.01.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 42.340,32 m2 yüzölçümü ile belgesizden, ham toprak niteliğiyle Hazine adına tespitinin yapıldığı ve tutanağının itirazsız olarak kesinleşmesi ile 29.08.2006 tarihinde tapuya tescil edildiği görülmüştür. Keşifte dinlenenilen yerel bilirkişi ve tanıklar, davacının dava konusu taşınmazı zilyetliğinde bulundurduğunu bildirmekle birlikte, zilyetlik süresini ve zilyetliğin aralıksız olup olmadığını açıklamamışlardır. Keşfe katılan uzman ziraatçi bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazda nizalı bölümün %35-40 oranında eğimli, üzeri taşlık ve yabani otlarla kaplı, uzun süredir üzerinde zirai faaliyet yapılmayan, toprak yapısı olarak killi-tınlı, öbek öbek taşlı, toprak derinliği olarak sığ, taşınmazın eğiminin azaldığı ve öbek taşlarının olmadığı parçalarda hububat tarımı yapmanın mümkün olduğu, arazinin eğimi, taşlık ve toprak derinliğinin az olmasından dolayı tarımsal faaliyete ara verildiği bildirilmiştir. Taşınmazın, belirlenen bu niteliğine göre, gerek eğimi ve taşlık yapıda olması gerekse toprak derinliği itibari ile tarımsal faaliyete elverişli olmayan, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, maddi olgu ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
    231 ada 85 sayılı parsele ait kadastro tutanağının ve özel sicil kaydının incelenmesinde; kadimden beri ve halen Orhaniye Köyü halkı tarafından harman yeri olarak kullanılanıldığı, zeminde halen aynı vasıfta bulunduğu muhtar ve bilirkişilerin müşterek beyan ve ifadelerinden anlaşıldığı belirtilmek suretiyle 24.02.2006 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 7025,59 m2 yüzölçümü ile belgesizden, harman yeri niteliğiyle tespitinin yapıldığı, tespite itiraz üzerine görülen Konya Kadastro Mahkemesinin 2006/221 Esas ve 2008/32 Karar sayılı dosyasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği ve hükmün 04.08.2008 tarihinde kesinleşmesiyle, taşınmazın özel siciline tescilinin yapıldığı anlaşılmıştır. Öncelikle, teknik bilirkişinin 1/2500 ölçekli krokisine göre; mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmazda sınırlandırmanın iptaline karar verilen teknik bilirkişinin krokisinde 85/B ile gösterilen 2392,96 m2"lik bölümün, genel harman yeri bütünlüğü içeresinde kalmaktadır. Şöyle ki, davacı 231 ada 85 parsel sayılı fiili olarak üçe bölünerek ortada kalan ve teknik bilirkişinin krokisinde 85/B ile gösterilen yerin talep edildiği, krokiye göre iki yönü genel harman yeri olan böyle bir yerin özel harman yeri niteliği taşıyamayacağı ve özellikle, sap dökmek, düvenle sap sürmek ya da patoz yapmak tınaz oluşturmaktan müştekil harman işlemine konu yerin ancak 200-300 m2"yi geçmeyeceği dikkate alındığında çiftçi kişi bazında 2.392,96 m2 genişliğinde özel harman yeri olamayacağı da tartışmasızdır. Bu kapsamda, taşınmazın genel harman yeri niteliğinde olduğunun kabulü ile davanın açıklanan gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
    Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-2. bendi gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 19.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.














    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi