
Esas No: 2021/6440
Karar No: 2021/8236
Karar Tarihi: 23.11.2021
Taksirle yaralama - Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6440 Esas 2021/8236 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanan TCK"nın 89/1, 89/2-b, 53/6, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü;
Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89/1, 2-b, 53/6, 53/1. maddeleri gereğince 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tâbi tutulmasına dair Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.12.2010 tarih, 2009/1089 E,2010/1676 K sayılı kararının kararının 24/01/2011 tarihinde kesinleşmesini müteakip sanığın denetim süresi içerisinde 2012 yılında “tehdit” suçunu işlediği ve Adana 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/140 Esas,2013/1363 Karar sayılı kararı ile sanığın bu suçtan 360 TL adli para cezası ile kesin olarak mahkumiyetine karar verdiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, 5271 sayılı CMK"nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Katılan ...’ın UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre 11.10.2010 tarihinde Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 31.12.2010 tarih, 2009/1089 E,2010/1676 K sayılı hükmünden önce öldüğünün anlaşıldığı, CMK’nın 243. maddesine göre katılanın ölmesi halinde katılmanın hükümsüz kaldığı, gerekçeli kararın katılana ve katılanın mirasçılarına tebliğ edilmediği anlaşılmakla; 31.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK"nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem 22.12.2009 tarihli savunması olup, 31/10/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 30/06/2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 22/12/2009 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK"nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK"nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK"nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 23.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.