Abaküs Yazılım
10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/12229
Karar No: 2016/15511
Karar Tarihi: 26.12.2016

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2016/12229 Esas 2016/15511 Karar Sayılı İlamı

10. Hukuk Dairesi         2016/12229 E.  ,  2016/15511 K.
"İçtihat Metni"


Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Dava, davacının, sigortalılık başlangıç tarihinin 25.06.1985 tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının işveren ... adına ... sicil numarası ile tescilli işyerinde 25/06/1985 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının, sigorta başlangıcının 10/09/1985 tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve 25/06/1985 tarihindeki çalışmaya yönelik ödenecek sigorta primlerinin prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesi gerektiğinin ayrı ayrı tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı 108. maddesidir. 108. madde sigortalılık süresini düzenlemekte olup, sigortalılık niteliği taşımayan bir kimsenin sigortalılık süresinden de söz edilemez. Olağan olarak sigortalılık niteliği, 506 sayılı Kanunun 2. maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6. madde gereğince çalışmaya başlaması ile edinilir. Bu maddelerde açıkça belirtildiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Fiili çalışma saptanmadıkça, sadece hizmet akdine dayanılması halinde sigortalılık söz konusu olamaz. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece, davacı gibi davalı işyerinden işe giriş bildirgesi verilen ancak bodro tanığı olmayan tanıklar dinlenmek suretiyle, davacının işveren ... adına ...sicil numarası ile tescilli işyerinde 25/06/1985 tarihinde 1 gün süre ile asgari ücretle çalıştığının, sigorta başlangıcının 10/09/1985 tarihi olarak kabul edilebileceğinin ve 25/06/1985 tarihindeki çalışmaya yönelik ödenecek sigorta primlerinin prim ödeme gün sayısı hesabına dahil edilmesi gerektiğinin ayrı ayrı tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; dinlenen tanıklar, Derviş Duran ve Hasan Gogu’nun, davacıya ait 25.06.1985 tarihli işe giriş bildirgesindeki ... adına kayıtlı ... sicil nolu işyerinden aynı tarihli işe giriş bildirgelerinin verildiği, ... cevabi yazısına göre davalı işyerinin uyuşmazlık konusu dönemde kanun kapsamında olduğu, 1985 yılında verilmiş dönem bodrolarna rastlanmadığı, tanıkların hizmet döküm cetvelleri incelendiğinde, davalı işyerinde (...adına kayıtlı ... sicil nolu işyerinde) çalışmalarının gözükmediği anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, davalı işyerine komşu işyerleri belirlenerek, komşu işyeri bodro tanıkları tespit edilip dinlenmeli, olmadığı takdirde davalı işyerinin mal aldığı işyerleri veya bir şekilde ilişki içinde olduğu işyerleri belirlenerek bu işyerlerinde çalışan ve davacının çalışmasını bilebilecek tanıklar dinlenmeli veya davalı işyerine komşu olup davacının çalışmasını bilebilecek tanıklar dinlenerek karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı vekilinin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi