20. Hukuk Dairesi 2013/8508 E. , 2014/1806 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Yönetimi vekili, 02.08.2012 havale tarihli dilekçe ile 27/03/2009 tarih ve 2009/54 - 118 sayılı kararın infazı aşamasında, .... 3042 sayılı Kanunun 22/2-a çalışması yapıldığı ve mahkeme kararındaki ada ve parsel numaraları ile yüzölçümlerinin tutmadığı gerekçesiyle infazının yapılamadığının kadastro müdürlüğünce bildirildiğinden, mahkeme kararının infazı mümkün olacak şekilde tavzih yoluyla düzeltilmesini talep etmiştir,
Mahkemece, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan çalışmada taşınmazın ada, parsel ve yüzölçümü yeniden belirlendiğinden, hükmün infazı için H.M.K."nun 305. maddesi uyarınca yeni duruma uyarlanması gerektiği gerekçesiyle talebin kabulüne ve hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “... 09.09.2008 tarihli krokide Ek 2 nolu haritada (A2) harfi ile gösterilen 757 m²’lik, Ek 5 numaralı krokide (A4) harfi ile gösterilen 1941 m²’lik, ek 3 numaralı krokide (B1) harfi ile gösterilen 123 m²’lik kısmının ...” iptali ile, aynı kısmın " ... 31.08.2012 tarihli krokide gösterildiği üzere; (A2) harfi ile gösterilen 731,40 m², (A4) harfi ile gösterilen 1919,46 m² ve (B1) harfi ile gösterilen 124,62 m²’lik kısmının...” olarak tavzihen tesciline karar verilmiş, davalı vekili tarafından hükmün temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarih ve 2013/89 – 6399 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “H.M.K."nun 305. maddesine göre, davanın taraflarınca, hükmün icrası tamamlanıncaya kadar tavzih talebinde bulunulabilir. Ancak, tavzih nedenleri sınırlı olarak belirtilmiş olup; bu nedenler, hükmün yeterince açık olmaması veya icrasında tereddüt uyandırması yahut birbirine aykırı fıkralar içermesi halleridir. Yine, aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de, tavzih sonucu hükümde taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olayda; davacı idare tarafından, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca tapulama, kadastro veya değişiklik işlemlerine ilişkin; sınırlandırma, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan hataları gidermek üzere uygulama niteliğini kaybeden, teknik nedenlerle yetersiz kalan, eksikliği görülen veya zemindeki sınırları gerçeğe uygun göstermediği tesbit edilen kadastro haritalarının tekrar düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin sağlanması amacıyla tapulama ve kadastro görmüş yerlerde kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi çalışması sırasında mahkeme kararındaki ada ve parsel numaraları ile yüzölçümlerinin tutmadığından mahkeme hükmünün infazının yapılamadığı gerekçesiyle tavzih talep edilmiş; mahkemece de, talep gibi karar verilmiş ise de, tavzihe konu, taşınmaz Duraliler Köyü 1019 parsel sayılı 3431 m² yüzölçümlü taşınmaz olup; 22/2-a çalışması sonucunda, aynı parsel, 28095 ada 2 parsel sayısı ve 3428,55 m² yüzölçümlü olarak pafta yenileme çalışmasına tâbi tutulmuştur. Tavzihi istenen hükümde, H.M.K."nun 305 maddesi uyarınca açık olmayan veya icrasında tereddüt uyandıran yahut birbirine aykırı fıkralar içeren bir husus bulunmadığı gibi, tavzih sonucunda da davacı idare aleyhine orman
- 2 -
2013/8508 - 2014/1806
içinde kalan taşınmaz bölümünün miktarına ilişkin olarak sınırlandırılma ve değiştirilme yapılmıştır. Ayrıca, davacı idarenin tavzih talebi, mahkeme kararından sonra dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde yapılan 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi çalışmasından kaynaklanmaktadır. Mahkeme hükümleri, idarece sonradan yapılacak yeni düzenleme ve çalışmalar sonucu tavzih edilemez. İdarece mahkeme hükmüne konu kadastro paftasına göre hükmün infazının sağlandıktan sonra oluşan paftanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmaya konu edilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan hükmün yeni pafta durumuna göre tavzihinin istenmesi ve mahkemece de hüküm tarihi itibariyle olmayan paftaya göre hükmün tavzih edilmesi ve yine davacı idare aleyhine hükümde sınırlama ve daraltılma yapılması usûl ve kanuna aykırıdır.“ denilmiştir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu, davacının tavzih talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, HMK.’nun 305. maddesi gereğince hükmün icrasında tereddüt bulunduğu gerekçesiyle yapılan tavzih istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usûl ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13/02/2014 gününde oy birliği ile karar verildi.