Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/799
Karar No: 2020/256
Karar Tarihi: 04.06.2020

Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu - İletişimin tespiti - Özel Dairece denetlenmemiş olan telefon konuşmalarına dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi - Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/799 Esas 2020/256 Karar Sayılı İlamı

 

 

Ceza Genel Kurulu         2017/799 E.  ,  2020/256 K.

  •  


"İçtihat Metni"

Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi
Mahkemesi :Ağır Ceza
Sayısı : 214-260


Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ..."ın, TCK"nın 188/3-4, 43, 62, 52/2-4, 53, 54 ve 63. maddeleri uyarınca 15 yıl 7 ay 15 gün hapis ve 3740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 09.07.2015 tarihli ve 168-276 sayılı resen de temyize tabi olan hükmün, sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 31.01.2016 tarih ve 4642-1061 sayı ile;
"1- Sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon konuşmalarına ilişkin çözüm tutanaklarının getirtilerek, sanığın huzurunda duruşmada okunması; sanık konuşmaları kabul etmediği takdirde ses kayıtları getirtilerek sanığa dinletilmesi; seslerin de kendisine ait olmadığını söylediğinde, sanığın ses örnekleri aldırılarak, ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması,
2- Ses kayıtlarının sanığa ait olduğunun belirlenmesi hâlinde, telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme ise 14.06.2016 tarih ve 214-260 sayı ile; "...Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan başlatılan soruşturmada mahkememizin 25.02.2015 tarih ve 2015/607 d.iş sayılı kararı ile verilen iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izlenilmesi kararı gereğince telefonları dinlenilmiş, teknik takip altına alınmıştır. Sanık ... uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin olarak Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı doğrultusunda yakalandıktan sonra 12.04.2015 tarihinde Adıyaman Emniyet Müdürlüğünde müdafisi Av. ... ... huzurunda şüpheli sıfatı ile alınan ifadesinde sanığa, uyuşturucu madde ticaretine ilişkin olarak yaptığı telefon görüşmeleri okunmuş, görüşmelerin neye ilişkin olduğu sanıktan sorulmuş, sanık telefon görüşmeleri hakkında beyanda bulunmuştur. Sanık müdafisi huzurunda emniyetteki ifadesinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin telefon konuşmalarına, konuşma tutanaklarına itiraz etmemiştir. Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.05.2015 tarihli iddianamede sanık ... hakkında ... ve ... isimli kişilere uyuşturucu madde sattığı iddia edilmiş, iddianame içeriğine sanığın, ... ve ... ile yapmış olduğu telefon görüşmeleri de yazılmıştır. Sanık ... 18.06.2015 tarihli mahkememiz huzurundaki savunmasında iddianamede uyuşturucu madde satmış olduğu iddia edilen ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesini doğrulamış, ancak içeriğini kabul etmemiştir. Aynı şekilde ... ile telefon görüşmesi yaptığını, ..."nın kendisini yanına çağırdığını, ..."nın yanına giderken üzerinde uyuşturucu madde olduğunu doğrulamıştır.
Sanık ..."ın 12.04.2015 tarihinde kollukta alınan ifadesinde telefon görüşmeleri yaptığını kabul etmesi, iddianameye suça ilişkin görüşmelerin yazılmış olması ve iddianamenin sanığa tebliğ edilmesi nedeniyle sanığın suça ilişkin telefon görüşmelerinden bilgi sahibi olması, mahkememizdeki 18.06.2015 tarihli duruşmada ... ve ... ile yaptığı telefon görüşmelerini doğrulaması, dosya içeriğinden açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle Yargıtay bozma ilamının birinci maddesinde belirtilen bozma gerekçesinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Mahkememizin 09.07.2015 tarih ve 2015/168 Esas ve 2015/276 Karar sayılı ilamının 5 ve 6. sayfalarında sanığın eyleminin hukuki nitelendirilmesinde telefon görüşmelerinin somut olay ve olgularla örtüştüğü ayrıntılı şekilde irdelenip değerlendirilmiştir. ... isimli uyuşturucu madde kullanıcısı 05.03.2015 tarihli beyanında, aynı gün saat 16.40 sıralarında üzerinde bulundurduğu çantası içerisinde ele geçirilen ve 2.2 gram gelen eroin maddesini ..."dan aldığını açık şekilde ikrar etmiştir. 05.03.2015 günü sanık ... ve... arasında uyuşturucu madde alışverişine ilişkin şifreli telefon görüşmeleri yapılmış, saat 15.25 de yapılan telefon görüşme tutanağında; ..."un, sanık ..."e artık dayanamadığını, bir an önce uyuşturucu madde ile yanına gelmesi gerektiğini belirttiği, sanık ... de..."a geleceğini söylediği görülmektedir. Aynı gün saat 16.18"de yapılan görüşmeden sanık ..."in ..."un yanına gittiği ve buluştukları anlaşılmaktadır. Bu görüşmeden yaklaşık 22 dakika sonra ... uyuşturucu madde ile yakalanmıştır. Sanık ... ile ... arasındaki telefon görüşmeleri, telefon görüşmeleri ile uyumlu olarak..."da eroin yakalanması, kolluktaki beyanında uyuşturucu maddeyi sanık ..."den aldığını söylemesi, sanık ..."in ... isimli kişiye hiç bir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde uyuşturucu madde sattığını göstermektedir. ... isimli şahsın daha sonra ifadesini değiştirerek uyuşturucu maddeyi sanık ..."den almadığını söylemesi, sanık yakınlarının baskı ve yönlendirmelerinden kaynaklandığı, tanık Abdullah Alben"in beyanlarından anlaşılmaktadır.
... isimli şahıs 04.05.2015 tarihinde Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığındaki ifadesinde sanık ..."e uyuşturucu madde olup olmadığını şifreli şekilde sorduğunu, onunda kendisine yanına geleceğini beyan ettiği, ... ile buluşmaya giderken yakalandığında uyuşturucu maddenin ele geçtiği, ... ile sanık ... arasındaki telefon görüşmesi, ..."in 04.05.2015 tarihli Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığındaki beyanı dikkate alındığında sanık ..."ın üzerinde yakalanan eroin maddesini ..."e götürdüğü anlaşılmaktadır. 09.07.2015 tarihli gerekçeli kararda telefon görüşmelerinin somut olay ve olgularla örtüştüğü ayrıntılı şekilde değerlendirildiğinden bozma ilamının 2. maddesinde belirtilen bozma gerekçelerinin yerinde olmadığı..." şeklindeki gerekçeyle direnerek, sanığın önceki hüküm gibi cezalandırılmasına karar vermiştir.
Resen de temyize tabi olan bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.09.2016 tarih ve 318857 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 1222-656 sayı ile; 6763 sayılı Kanun"un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 25.04.2017 tarih ve 15-1571 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; eksik araştırma ile hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Uyuşmazlığın görüşülmesine geçilmeden önce Ceza Genel Kurulu Üyesi ... tarafından, Yerel Mahkeme kararının "Yeni Hüküm" niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerektiğinin ileri sürülmesi üzerine Yargıtay İç Yönetmeliği"nin 27. maddesi uyarınca öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmiştir.
Ceza Genel Kurulunun süreklilik kazanmış uygulamalarına göre şeklen direnme kararı verilmiş olsa dahi;
a) Bozma kararı doğrultusunda işlem yapmak,
b) Bozma kararında tartışılması gerektiği belirtilen hususları tartışmak,
c) Bozma sonrası yapılan araştırma, inceleme ya da toplanan yeni delillere dayanmak,
d) Önceki kararda yer almayan ve daire denetiminden geçmemiş olan yeni ve değişik gerekçe ile hüküm kurmak,
Suretiyle verilen hüküm, direnme kararı olmayıp yeni bir hükümdür. Bu nitelikteki bir hükmün temyiz edilmesi halinde ise incelemenin Yargıtayın ilgili dairesi tarafından yapılması gerekmektedir.
İncelenen dosya kapsamından;
Bozma öncesi yapılan yargılama sırasında, sanığa ait olduğu ileri sürülen ve Adıyaman adli emanetinin 2015/407 sırasında kayıtlı olduğu anlaşılan telefon konuşmalarına ilişkin çözüm tutanaklarının dosyaya getirilmediği,
Yerel Mahkemece iddianame içeriğinde yer verilen telefon konuşmaları ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilip hükme esas alınmak suretiyle sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Resen de temyize tabi olan hükmün sanık müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Özel Dairece özetle; "Sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon konuşmalarına ilişkin çözüm tutanaklarının getirtilmesi, duruşmada okunması, sanığın konuşmaları kabul etmemesi durumunda ses kayıtlarının dinletilmesi, seslerin kendisine ait olmadığını söylemesi hâlinde ses örnekleri alınarak ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılması, sanığa ait olduğu belirlenen ses kayıtlarındaki telefon konuşmalarının somut olay ve olgularla örtüşüp örtüşmediğinin ayrı ayrı irdelenip değerlendirilmesi ile tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği,
Bozma sonrası yapılan yargılama öncesinde düzenlenen 20.04.2016 tensip zaptının (3) numaralı bendinde "Adıyaman adli emanetinin 2015/407 sırasında kayıtlı tape dosyaları ve ses kayıtlarının gönderilmesi için müzekkere yazılmasına" karar verildiği,
Bozma sonrası yapılan 17.05.2016 tarihli ilk oturumda; Adıyaman adli emanetin 2015/407 sırasında kayıtlı bulunan emanet eşyalarının dosyaya gönderildiğinin, iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarının okunup dosyasına konulduğunun belirtildiği,
Yerel Mahkemece, adli emanette bulunan ve bozma sonrası dosyaya getirtilen iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarına iddianame içeriğinde yer verildiği, iddianamenin de sanığa tebliğ edilmesi nedeniyle sanığın hakkındaki suçlamaya ilişkin telefon konuşmalarından bilgi sahibi olduğu belirtilip dosya kapsamındaki diğer delillere de dayanılarak “adli emanette bulunduğu anlaşılan iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarının getirilip bozma kararı doğrultusunda işlem yapılarak ve iddianame içeriğinde yer verilen telefon konuşmalarının içeriğinin iddianamede yer verilen telefon konuşmaları ile aynı olduğu tespit edilmek" suretiyle Özel Daire bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak ve iddianame içeriğinde yer verilen ancak iletişimin tespitine ilişkin çözüm tutanaklarının dosyada bulunmaması nedeniyle daha önce Özel Dairece denetlenmemiş olan telefon konuşmalarına dayanılarak sanığın mahkûmiyetine karar verildiği,
Anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Yerel Mahkemenin son uygulaması direnme kararı niteliğinde olmayıp bozma kararı doğrultusunda işlem yapılması nedeniyle yeni hüküm niteliğinde olduğundan, Özel Daire denetiminden geçmemiş bulunan yeni hükmün de doğrudan ve ilk kez Ceza Genel Kurulu tarafından ele alınması mümkün olmadığından dosyanın temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir.
Ulaşılan sonuç karşısında, eksik araştırmayla hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkin uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.06.2016 tarihli ve 214-260 sayılı karar yeni hüküm niteliğinde olduğundan, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 04.06.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

 

 

Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi