Abaküs Yazılım
3. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/10723
Karar No: 2017/14634
Karar Tarihi: 25.10.2017

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2017/10723 Esas 2017/14634 Karar Sayılı İlamı

3. Hukuk Dairesi         2017/10723 E.  ,  2017/14634 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

    Y A R G I T A Y K A R A R I

    Davacı; davalının 7.471,90 TL bedelli kaçak tüketim faturası, 59.662,90 TL bedelli kaçak elektrik tüketimine dayalı ek tüketim faturası ve 16.047,00 TL bedelli endeks esaslı ek tahakkuk faturası düzenlediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı tutup, bu aşamada 10.000,00 TL"den borçlu olunmadığının tespiti ile yargılama sırasında fatura bedellerinin davacıdan tahsil edilmesi halinde, tahsil edilen kısmın yasal faiziyle birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 04.09.2013 tarihli ıslah dilekçesinde; 7.471,90 TL bedelli kaçak tüketim faturası ile buna bağlı olarak tahakkuk ettirilen 59.662,90 TL tutarındaki ek tüketim faturası toplamı olan 67.133,00 TL"den dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
    Davalı; davacının talebin zamanaşımına uğradığını, davanın esasına girilmeden dosyanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, dava konusu sayaca ait mühürlerin tahrip edilerek sayaca müdahale edildiğinin sabit olduğunu, tahakkukların mevzuata uygun olarak yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece; davanın kabulüne, davalı DEDAŞ tarafından 22.05.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa ilişkin 25.01.2011 tarihli kaçak elektrik faturası ve 21.06.2009-03.05.2010 tarihleri arası için düzenlenen 09.02.2011 son ödeme tarihli tahakkuk faturaları nedeni ile davacının davalı kuruma toplam 67.133,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 14.05.2015 tarihli ve 2014/21562 E., 2015/8638 K. sayılı ilamı ile; "..davaya konu 22.05.2010 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında; sayacın R ve T fazı akım giriş ve çıkış kablolarının kesik olduğu, sayacın eksik tüketim kaydettiği, sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiği belirtilmiş olup, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğundan, aksi ispat edilmedikçe, doğru olduğunun kabulü gerekir.
    Diğer taraftan, Ölçüler ve Ayar Şubesi"nin, 24.12.2010 tarihli raporunda; 3516 sayılı Ölçüler Kanununun 9/d maddesinde belirtilen Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği"nin 18.maddesi gereğince yapılan muayenede, bakanlık mühürleriyle oynandığı, sayacın açılıp kapatıldığı, sayacın içi açılarak sayacın üst kapak açıldı uyarısı veren swicin yapıştırıldığı R ve T fazı akım giriş ve çıkış kablolarının kesik olduğu sayacın eksik tüketim kaydettiği, sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiği rapor edilmiştir. Her ne kadar mahkemece, bilirkişi raporundaki tespitlerin esas alındığı belirtilmek suretiyle, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak hazırlanan ve 25 Eylül 2002 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak 01.03.2003 tarihinde yürürlüğe giren Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 13.maddesinde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından, dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmiş sayaçtan geçirilmeden mevzuata aykırı şekilde elektrik enerjisi tüketilmesi kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiş olup, aynı yönetmeliğin 15. maddesinde, kaçak ve usulsüz elektrik enerjisi kullanımına ilişkin tespit, süre, tüketim miktarı hesaplama, tahakkuk, ödeme yöntemleri ile diğer usul ve esasların dağıtım lisansı sahibi tüzel kişiler tarafından belirlenerek, Kuruma sunulacağı ve kurul onayı ile uygulamaya konulacağı açıklanmıştır. Hal böyle olunca mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, öncelikle dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden, Ölçüler ve Ayar Şubesi raporu ile eldeki dosyada bilirkişi heyetinin sunduğu raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek, davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınması, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek, hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
    Mahkemece bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, davalı DEDAŞ tarafından 22.05.2010 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa ilişkin 25.01.2011 tarihli kaçak elektrik faturası ve 21.06.2009-03.05.2010 tarihleri arası için düzenlenen 09.02.2011 son ödeme tarihli tahakkuk faturaları nedeni ile davacının davalı kuruma toplam 67.133,00 TL borçlu bulunmadığının tespitine, karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava; kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tahakkuk ettirilen fatura bedellerinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile istirdat istemine ilişkindir.
    Mahkemece her ne kadar bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozmaya gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
    Kural olarak bozma kararına uyan mahkeme, artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Çünkü, mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep (kazanılmış) hak doğmuştur. Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz.
    Bozulan bir hükmün, bozma sebepleri dışında kalan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararının kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle; kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Zira, kesinleşmiş olan ısımlar, lehine olan taraf yararına bir usuli müktesep hak teşkil eder.
    Somut olayda; mahkemece uyma kararı verilen Dairemizin 14.05.2015 tarihli ve 2014/21562 E.-2015/8638 K.sayılı ilamı ile; davaya konu 22.05.2010 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğu, Ölçüler ve Ayar Şubesinin 24.12.2010 tarihli raporunda sayaca müdahale edildiğinin tespit edildiği, Elektrik Tarifeleri Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği"nin 13.maddesinde, sayaca müdahalenin kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği ve dosyanın önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden, Ölçüler ve Ayar Şubesi raporu ile eldeki dosyada bilirkişi heyetinin sunduğu raporlar arasındaki çelişkileri de giderecek, davacının davalı tarafa borçlu olup olmadığı hususunda denetime elverişli rapor alınması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
    Ne var ki mahkemece; bozma ilamına uyulma kararı verilmiş ise de, davalı lehine oluşan usuli müktesep hakka aykırı olarak bozmadan önceki hüküm gibi; davacının kaçak kullanımı olmadığı tespit edilmiştir. Oysa ki; 22.05.2010 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı ve Ölçüler ve Ayar Şubesinin 24.12.2010 tarihli raporu ve ayrıca davacının Diyarbakır 3.Asliye Ceza Mahkemesi 2011/440 E., 2013/204 K.sayılı dosyasının 11.10.2011 tarihli celsedeki "ben suç tarihinde kum ocağı işletmekteydim, sayacım arıza yaptığından dolayı değiştirilmesi hususunda DEDAŞ"a dilekçe verdim, ancak DEDAŞ eleman gönderip saati değiştirmedi, bu süre zarfında 1 hafta 10 günlük elektrik kullanmışımdır, bunu yapmaya mecburdum, bunun hakkımda tutanak tanzim etmişler" şeklindeki savunması da gözetildiğinde, davacının kaçak kullanımı sabittir.
    O halde mahkemece; kaçak kullanım tarihinde yürürlükte bulunan tarife uyarınca kaçak kullanım miktarının tespiti amacıyla, önceki bilirkişi dışında oluşturulacak konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak, davalı kurumun davacı taraftan isteyebileceği gerçek alacak miktarının duraksamasız belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve denetime açık olmayan bilirkişi raporu benimsenerek ve Dairemizin bozma ilamının gereği yerine getirilmeden, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK"nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi