
Esas No: 2020/499
Karar No: 2020/250
Karar Tarihi: 10.02.2020
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2020/499 Esas 2020/250 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, ... İlçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 135 ada ...,... ada 6, 11, 13, 25 ve 51 parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... ve ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak, tapu iptali ve taşınmazların davalılarla müşterek murisleri ... adına tescili istemiyle dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacılar, vekilleri vasıtasıyla dosyaya sundukları 16.04.2012 tarihli dilekçeleriyle, taşınmazların miras hisseleri oranında adlarına tescilini talep etmişlerdir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 135 ada 10, 166 ada 6, 11, 13, 25, 51 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesi"nin 2010/734 Esas, 2010/699 Karar sayılı muris ..."un veraset ilamındaki davacıların hisseleri oranında iptali ile davacılar ... ve ... adına aynı veraset ilamındaki hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazların öncesinde tarafların müşterek murisi ..."a ait olduğu ve davalının, müşterek muris ..."den kalan dava konusu taşınmazlardaki davacılara ait payları satın aldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, davalı ..., 23.02.2011 tarihinde verdiği dilekçe ile tanık deliline dayanarak tanıklarının isim ve adreslerini bildirdiği ve dosyada, tanık dinletmekten vazgeçtiğine dair bir beyanı da bulunmadığı halde, keşif ara kararında davalı tanıklarına davetiye tebliği hususu yer almamış ve davalı tanıkları dinlenilmeksizin yapılan keşfe dayanılarak karar verilmiş olması dolayısıyla davalı taraf delillerinin değerlendirilmemiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, tanıklarının keşif yerinde hazır edilmeleri için tebligat gideri ve tanıklık ücretini yatırması için davalıya usulüne uygun şekilde süre verilmeli, giderin yatırılması halinde tebligatların ulaşma süresi de dikkate alınarak makul bir tarihe yeniden keşif günü tayin edilmeli, bundan sonra HMK"nın 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca yerel bilirkişi, tespit bilirkişileri ve taraf tanıklarının davetiye ile çağrılmaları suretiyle mahallinde yöntemine uygun şekilde keşif yapılmalı, mahalli bilirkişi, tespit bilirkişileri ve tanıklardan, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde ayrıntılı bilgi alınmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu gereğe riayet edilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edene iadesine,
yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
10.02.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.