
Esas No: 2012/22724
Karar No: 2013/1970
Karar Tarihi: 31.1.2013
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2012/22724 Esas 2013/1970 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,27.12.2010 tarihinde davalıdan araç satın aldığını,araçta sorun olmadığı söylenmesine rağmen yaptırdığı inceleme sonucu birtakım parçaların değiştirildiği ve ciddi onarımlar geçirdiğinin tespit edildiğini ileri sürerek,araç bedeli olarak ödediği 22.000TL ile sigorta,noter ve bakım masrafları olarak yaptığı 410TL’nin,bu sağlanamadığı taktirde yıpranmış araç satılması nedeniyle 4.000TL’nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tensiben somut olayda ihtilafın ikinci el araç satışına ilişkin olup davalının birinci planda satıcı konumunda olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine,karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep halinde dosyanın görevli Ankara Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 1.maddesinde mahkemelerin görevi belirlenirken davanın açıldığı gündeki değer esas tutulmak üzere, faiz icra tazminatı ve giderler görevin tesbitinde hesaba katılmayacağı belirtilmiştir. Somut olayda asıl alacak gözetildiğinde miktar itibarıyla Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Mahkemenin bu yönü göz ardı
2012/22724-2013/1970
ederek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi usule aykırı olup bozmaya gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,ikinci bent gereğince kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 2.bendinde bulunan “Sulh” sözünün metinden çıkarılarak yerine “Asliye” sözünün yazılmasına,hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 31.1.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.