15. Ceza Dairesi 2014/24109 E. , 2017/10919 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Sanığın, Resmi belgede sahtecilik suçundan TCK"nın 204/1, 62, 51 ve 53. maddeleri gereğince, Nitelikli dolandırıcılık suçundan TCK"nın 158/1-f-son, 62, 52 ve 53. maddeleri gereğince mahkumiyetine
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
... başkanı olan sanığın, başkanlık görevinin bitmesi üzerine devir teslim anında ortaya çıkan mali açığı kapatmak için, başka bir işletmeye olan borcuna karşılık, sanık tarafından suça konu 15.000 TL bedelli sahte çeki ciro ederek verdiği, çekin kooperatif yönetimi tarafından bankaya ibrazında sahte olduğunun tespit edildiği, sanığın bu surette nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
1)Resmi belgede sahtecilik suçu açısından yapılan incelemede,
a)Sahteciliğin iğfal kabiliyetini haiz olup olmadığının bilirkişi raporu veya mahkeme gözlemi ile tespit edilmemiş olması ve sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin hakime ait olması karşısında, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla, söz konusu çekin mahkeme heyeti tarafından incelenip, özellikleri zapta geçirilerek, iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanununda öngörülen bütün unsurlarını taşıması gerekli olup Yargıtay İBK"nın 14.12.1992 tarih ve 1/5 sayılı kararında da açıklandığı üzere 6762 sayılı TTK"nın 692/5. maddesi gereğince çeklerde bulunması zorunlu olan keşide yerinin bir duraksamaya meydan vermeyecek biçimde açık ve anlaşılır olması gerekmekte olup, somut olayda, suça konu çek üzerinde keşide yerinin bulunmaması nedeniyle özel belge niteliğinde bulunduğu ve sanık hakkında TCK"nın 207/1. maddesi gereğince özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
c)5237 sayılı TCK’nın 51/3. maddesi uyarınca cezası ertelenen sanık hakkında belirlenecek denetim süresinin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağı gözetilmeden üzerine atılı suçtan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkûm edilen sanık hakkında 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
2)Nitelikli dolandırıcılık suçu açısından yapılan incelemede,
a)Sanığın suça konu çeki, suç tarihinde yetkilisi olduğu kooperatifin önceden ... borcuna karşılık vermesi karşısında, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun 03/03/1998 gün ve 6/8 – 69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
b)5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (i) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde, adli para cezası belirlenirken, tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması suretiyle tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, 5275 sayılı Kanunun 106.maddesinde öngörülen adli para cezası yerine çektirilecek hapis cezası süresinin belirlenmesi açısından, infazda tereddüt oluşturacak şekilde doğrudan elde olunan haksız yararın iki katı esas alınmak suretiyle ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...