2. Hukuk Dairesi 2020/123 E. , 2020/2046 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Nafaka-Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, erkeğin davasının kabulü ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtay’a da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun 337/1. maddesi uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davacı-davalının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, davacı-davalının adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı-davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı-davalı kadın tarafından Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesi kapsamında açılan bağımsız tedbir nafakası davasına yönelik temyiz dilekçesinin incelenmesinde;
6100 sayılı HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde 1 uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar “58.800,00 TL” olarak belirlenmiştir.
Davacı kadın lehine TMK’nın 197. maddesi kapsamında hüküm altına alınan tedbir nafakasının miktarı, karar tarihindeki temyiz inceleme kesinlik sınırını aşmadığından, bölge adliye mahkemesi kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 362/1-a bendine göre kesin niteliktedir. Açıklanan nedenle, davacı-davalı kadının temyiz dilekçesinin bağımsız tedbir nafakası davası yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davacı-davalı kadının, erkeğin kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b)Mahkemece; tarafların eşit kusurlu olduğu kabul edilerek davalı-davacı erkeğin boşanma davasının kabulüne karar verilmiş ise de, tüm dosya kapsamından bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince taraflara yüklenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlar yanında davalı-davacı erkeğin eşine hakaret ettiğinin, buna göre davalı-davacı erkeğin ağır, davacı-davalı kadının az kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmemektedir. Boşanma kararının sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla kusura ilişkin gerekçenin açıklanan şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple davacı-davalı kadının tedbir nafakasına yönelik temyiz dilekçesinin REDDİNE, 3/b bendinde gösterilen sebeple kusura ilişkin gerekçenin değiştirilerek ve düzeltilerek, diğer yönlerin 3/a bendinde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, temyiz peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.10.03.2020 (Salı)