Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/820
Karar No: 2020/3232
Karar Tarihi: 12.03.2020

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2019/820 Esas 2020/3232 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2019/820 E.  ,  2020/3232 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

    ... Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının davacı vekilince murafaa talepli olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Murafaa için belirlenen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat İlker Evren ile davalı vekili avukat ... Ünal geldiler. Hazır olan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra kararın açıklanması başka güne bırakıldı. Yapılan incelemede temyiz dilekçesinin süresinde verildiğinin anlaşılması üzerine, gereği konuşulup düşünüldü.
    K A R A R
    Davacı, davalı Belediyenin açmış olduğu yeşil alanların bakım hizmetine ilişkin ihaleyi kazanarak davalı ile 04.03.2011 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, bu sözleşme kapsamında 03.03.2011 tarih ve 506.000.00 TL tutarlı teminat mektubunu davalıya teslim ettiğini, ancak davalı tarafından sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini, bunun üzerine açtığı dava neticesinde sözleşmenin haksız feshedildiğinin ve teminat mektubu nedeni ile borçlu olmadığının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 Esas ve 2015/183 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde sübut bulduğunu, irad kaydedilen mektup bedelinin yanı sıra mektup bedeline nakde çevirme tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, 03.11.2011 tarihinde dava açtıklarını ve davalının davanın neticesini beklemeden 16.03.2012 tarihinde teminat mektubunu nakde çevirdiğini, teminat mektubu bedeli ve nakde çevirme tarihinden itibaren işlemiş faizinin davalıdan tahsili amacı ile başlattıkları takibe davalının haksız olarak işlemiş faiz yönünden itiraz ettiğini ileri sürerek davalı Belediyenin ... 5. İcra Müdürlüğünün 2015/8795 Esas sayılı dosyasında faiz oranı ve işlemiş faiz yönünden itirazının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
    Davalı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 Esas ve 2015/183 Karar sayılı dosyasında bahse konu alacak miktarına ilişkin faiz oranı ve başlangıcı ile ilgili bir hüküm bulunmadığını, bu nedenle ancak, icra takip tarihinden itibaren faiz talep edebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kabulü ile ... 5. İcra Müdürlüğünün 2015/8795 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine yapılan takibe yapılan kısmen itirazın iptaline, takibin devamına, davacının icra inkar tazminatının koşullar oluşmadığından reddine karar verilmiş; hükme karşı, taraflar istinaf talebinde bulunmuştur.
    Bölge Adliye Mahkemesi"nce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK"nun 353/1.b.2 maddesi uyarınca ... 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/12/2017 tarihli ve 2016/145 Esas 2017/414 Karar sayılı kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine ve davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Davacı, eldeki davada davalı ile aralarındaki hizmet alım sözleşmesinin haksız feshi ve teminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebi ile açtığı dava sırasında davalı tarafından teminat mektubunun nakde çevrilerek irad kaydedilmesi ve davanın kabul ile sonuçlanması üzerine davalı hakkında başlattığı takibe karşı davalının ana para borcunu kabul edip işlemiş faiz yönünden itiraz etmesi nedeni ile kısmi itirazın iptalini ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiş; yerel mahkemece davanın kabulü ile kısmi itirazın iptaline, inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Tarafların istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosyanın incelenmesinden; taraflar arasındaki 04.03.2011 tarihli sözleşmenin davalı tarafından feshi üzerine davacı tarafından 03.11.2011 tarihinde feshin haksız olduğunun tespiti ve 06.01.2012 tarihinde teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı ve davaların birleştirilmesine karar verildiği, yargılama devam ederken davalı tarafından 16.03.2012 tarihinde teminat mektubunun nakde çevrilerek irad kaydedildiği, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 2013/16740 E. ve 2014/18696 K. sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği ve karar düzeltme talebinin reddedildiği, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 E. ve 2015/183 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın kabulü ile sözleşmenin feshinin haksız olduğunun ve davacının teminat mektubundan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, davacının 01.09.2015 tarihinde 506.000,00 TL asıl alacak ve 224.497,65 TL işlemiş faiz üzerinden davalı hakkında icra takibi başlatıldığı, davalının asıl alacağı kabul ederek işlemiş faiz yönünden takibe itiraz ettiği, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 E. ve 2015/183 K. kararının ise Dairemizin 2015/35113 E. - 2015/36063 K. sayılı ve 10.12.2015 kararı ile onandığı anlaşılmaktadır. ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince; ... 1. Asliye hukuk Mahkemesinde görülen menfi tespit davasında paraya çevrilen teminat mektubuna ilişkin talebin istirdat talebine dönüşmesi sebebiyle bu şekilde davanın görülmesi gerekirken bu hususun gözden kaçırıldığı ve teminat mektubu yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilerek kararın kesinleştiği, icra takip tarihi itibariyle menfi tespit davası derdest olduğuna göre ve paraya çevrilen teminat mektubuna ilişkin istirdat talebine mahkemece bir karar verilmesi gerektiği, ayrıca icra takibi yapılamayacağı, ancak asıl alacak (teminat mektubu bedeli: 506.000,00 TL"ye) yönelik bir itiraz bulunmadığından asıl alacak davacı tarafından talep edilebilir hale gelmiş ise de, davacının ancak kararın kesinleşiği 07.03.2016 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği ve bu tarihten önce asıl alacağın ödenmiş olması nedeniyle davalıdan işlemiş faiz talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/137 E. ve 2015/183 K. sayılı dosyası üzerinden görülen dava HMK’nun 106. maddesi uyarınca tespit davası niteliğinde olup, davacının bu davaya açmakta hukuki yararı vardır. Bu nedenle, bu davanın istirdat davasına dönüşmemiş olması davacının icra takip yolu ile talepte bulunmasına engel değildir. Öte yandan, taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından feshinin haksızlığı ve davacının taminat mektubu nedeniyle borçlu olmadığı mahkeme kararı ile kesinleşmiş olup, davacının zararının teminat mektubunun irad kaydedildiği tarihte oluştuğunun kabulü gerekir. Dolayısıyla davacı, ayrıca temerrüt ihtarına gerek olmaksızın teminat maktubunun irad kaydedildiği tarihten itibaren avans faizi talep edebilir. Bu nedenle, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
    2-Bozma nedenine göre, davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 44,40 TL harcın temyiz edene iadesine, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 12/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi