Abaküs Yazılım
17. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7524
Karar No: 2016/9441
Karar Tarihi: 27.10.2016

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/7524 Esas 2016/9441 Karar Sayılı İlamı

17. Hukuk Dairesi         2016/7524 E.  ,  2016/9441 K.

    "İçtihat Metni"

    ...
    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili ve davalı... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
    -K A R A R-
    Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin murisi İbrahim’in kullandığı araca çarparak ölümüne sebep olduğunu, olay nedeniyle davalının kusurlu olduğunu, müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ve bu vefat olayı nedeniyle telafisi mümkün olmayan üzüntüler yaşadığını belirterek müvekkilleri ... için 75.000,00 TL, .... için 50.000,00 TL, ... için ise 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle 1 ve 2 nolu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile eş ... için 10.000,00 TL,.... için 5.000,00 TL, .... için 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan (sigorta şirketi için poliçe limiti dahilinde ve limitin tamamını ödediği takdirde davasını müracaata bırakmak kayıt ve şartıyla) müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş, ıslahla davacılardan .... için maddi tazminat taleplerini yükselterek kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
    Davalı ... şirketi vekili, sorumluluğunun azami limitle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı şirket vekili, davalı ..."in davaya konu kazada tamamen kusurlu olduğunu kabul etmediklerini,
    ...

    ayrıca müteveffanın daha önceden böbrek hastası olan biri olduğunu, asıl ölüm sebebinin kendisinde bulunan böbrek yetmezliği sonucu oluşan komplikasyonlar olduğunu, istenen tazminat miktarının oldukça fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Davalı ... vekili, talep edilen tazminat bedellerinin çok yüksek olduğunu, müvekkilinin asli kusurlu olmadığını, kazanın müteveffanın aniden durması sonucu olduğunu, kazanın meydana geliş şekli değerlendirildiğinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığının anlaşılmakta olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile ; davacı ....için 16.456,15 TL maddi tazminatın, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davacılar ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın ve davacı.... için 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 20/11/2010 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar T.... ve ..."den alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için maddi tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, ...ne açılan davanın reddine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı ... vekili ve davalı ...vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
    2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
    Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47. maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır.
    ...
    Zira, M.K"nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
    Somut olayda, kaza tarihi, murisin kusurunun %25 olması, kusur durumu, olayın oluşu, murisin yaşı ve tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ilişkin hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacılar için takdir olunan manevi tazminatın az olduğu görülmüş ve manevi tazminat miktarlarının bir miktar artırılmak suretiyle hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
    3-Dosya kapsamına göre, murise çarpan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı ...Ş tarafından davadan sonra 11.02.2011 tarihinde eş .... için 138.293,00 TL, çocuk....için 19.616,00 TL, çocuk .... için 17.091,00 TL olmak üzere toplam 170.00,00 TL ödeme yapılmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 26.02.2014 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, davacı eş için destekten yoksun kalma tazminatı 157.923 TL olarak hesap edilmiş, sonrasında davacı eşe yapılan ödeme tarihi ile rapor tarihi arasında geçen 1013 günlük sürenin yasal faizi belirlenerek davacı eşe ödenen 138.293,00 TL üzerine eklenerek güncellenmiş ödeme toplamı 172.835 TL, eşin 157.923 TL olarak hesap edilen destek zararından düşülmesi sonucu davacı eşe ödenecek bir tazminatın kalmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkeme de bu rapor doğrultusunda, davacı eşin maddi tazminat talebini reddetmiştir.
    Mahkemece hükme esas alınan aktüerya raporunda, davalının zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi tarafından davadan sonra davacı eşe yapılan davalı ... ödemesi güncellenmeksizin mahsup edilmesi gerekirken güncellenerek mahsup edilmiştir. Oysa, yargılama devam ederken davadan sonra yapılan ödeme tutarının yasal faiz eklenmeksizin, hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatından indirilmesi gerekir. Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilmeden davacı eş yönünden maddi tazminat hususunda yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
    4- Davacılar vekili dava dilekçesinde maddi ve manevi tüm tazminatlar için dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiş, 19.06.2014 tarihli ıslah dilekçesinde davacı çocuklar için istemiş olduğu maddi tazminat taleplerini yükselterek kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep etmiştir. Davacı vekili tarafından müvekkil-
    ...

    leri davacılar için manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile tahsili istenmiş olmasına rağmen talep aşılarak davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiş ve hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı.... Şti. vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) ve (3) numaralı bentte belirtilen nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve davalı Taş .... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü hükmün BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalı ... ile T...."ne geri verilmesine 27.10.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi