13. Hukuk Dairesi 2018/5695 E. , 2019/12686 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davalı ....... Fab. San. Ltd. Şti vekili avukat ... geldi. Diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava konusu 2010 model otomobili dava dışı üçüncü şahıstan ikinci el olarak satın almış olduğunu, dava konusu bu otomobilin tüm bakımlarının yetkili servis eliyle yapıldığını, 03.03.2014 tarihinde seyir halinde iken otomobilin ön kısmından aniden dumanlar çıktığını ve çok kısa süre içinde de alev alıp kullanılamayacak hale gelecek şekilde yandığını, bu yangının herhangi bir kullanıcı hatası nedeniyle oluşmayıp aracın ayıplı olduğunu ve yangının bu nedenle çıktığını ileri sürerek, ayıplı aracın misli ile değişimine ya da bedelinin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmadığından davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, aracın ... süresinin de dolmuş olduğunu ve araçta herhangi bir üretim hatası bulunmadığını ifade ederek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile, dava konusu (... plakalı Mercedes C 180) ayıplı aracın davalıya iadesine, ayıpsız mislinin davalı tarafından davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile ileri sürülen mütalaa ve tespitler ışığında davanın kabulü cihetine gidilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın gösterge paneli, sürücü panelinde sigorta tablaları, kalorifer kumanda paneli, göstergelerin sigortaları, radyo vs. soketlerinin bulunduğu ve bu soketlerin herhangi birinin gevşek olması sonucu ısınarak eriyip tesisatın tutuşmasına ve yanmasına sebebiyet vereceğinin düşünüldüğü ifade edilmiş, yine sürücü paneli ve göğüsün kapalı olması nedeniyle sürücünün bu arızaları kendisinin oluşturamayacağı dolayısı ile sürücünün bir hatasının olmadığı ve aracın teknik bir elektrik arızasından kaynaklandığı bilgisinin verildiği ve raporun sonuç kısmı ile hükmün bu esas üzerine oturtulduğu görülmüştür. Yine dosya içerisinde bulunan 03.03.2014 tarihli itfaiye görevlilerince tutulan rapor ilgili bölümünde: “Yangının Çıkış Sebebi: Yangın sonrası yangının çıkış sebebi ile ilgili olarak yapılan incelemeler neticesinde, Aracın Kaporta Aksamı ve Motoru Tamamen yandığından dolayı yangının çıkış sebebi tespit edilememiştir.” bilgisinin varlığı ve iddia edenin iddiasını ispat ile mükellef olduğu prensibi karşısında hiç bir bilimsel ve teknik bilgi içermeyen ve sadece davacı yan beyanlarına ve ihtimale dayalı bu bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması mümkün değildir.
HMK"nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakimin, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği düzenlenmiştir. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. Bu bağlamda mahkemece hükme esas alınan rapor yukarıda da ifade edildiği üzere geçerli bir gerekçe gösterilmeksizin hazırlanmış bir rapordur ve bu rapora dayanarak bir hükme varılması mümkün değildir.
O halde, mahkemece, bu konuda rapor düzenlemeye ehil ve donanımlı eğitmenlerin bulunduğu teknik bölümlere haiz bir üniversiteden temin edilecek konularında uzmanların bulunduğu, akademik kariyere sahip 3 kişilik yeni bilirkişi kurulundan, tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle, teknik verileri gösterir, bu verileri yorumlar mahiyette ve bu yorumların nedenlerini açıklayıcı, taraf, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli, taraf itirazlarını karşılar nitelikte rapor alınarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı ve bu nedenle eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2.037,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.