
Esas No: 2016/16147
Karar No: 2018/1034
Karar Tarihi: 28.02.2018
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/16147 Esas 2018/1034 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 16/05/2014 tarihli satış sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme uyarınca malzemelerin teslim edildiğini, ancak teslim edilen malzemelerin sipariş formuna uymadığının belirlendiğini, durumun davalıya bildirildiğini, davalı şirket görevlilerinin fabrikada yaptığı incelemede malzemelerin siparişe uygun olmadığını kabul ederek geri aldığını, mal göndermemesi üzerine 3. kişiden ikame yeni mal temin ederken aradaki fiyat farkı nedeniyle uğradıkları zararın davalı tarafından kendilerine ödenmediğini ileri sürerek, fiyat farkı nedeniyle oluşan zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kendilerine belli uzunlukta demiri siparişi verdiğini, fiyatta anlaşıldığını ve demirin davalıya sevk edildiğini, davalının iade istemi üzerine malların geri alındığını, fakat iadeyi kabul etmelerinin malın ayıplı olduğunun kabulü anlamında olmadığını, davacının müvekkili ile peşin satış için anlaşıp üçüncü kişiden malı 60 gün vadeli satın aldığını, dolayısıyla arada oluşan fiyat farkından sorumlu olmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının sözleşmede belirtilen nitelikteki mal dışında başka bir mal satarak kusurlu davrandığı, sözleşmenin feshi sebebiyle davacının uğradığı zararı giderme yükümlülüğü bulunduğu, davacı ile davalı arasında yapılan satış sözleşmesi ve davacının üçüncü kişilerle yapmak zorunda kaldığı satış sözleşmesindeki fiyat farkının davacının zararı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava satım sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle ikame olunan mal ile sözleşme malı arasındaki fiyat farkı arasındaki uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı sözleşmeyi haklı feshetmesi nedeniyle uğramış olduğu menfi zararın tahsilini isteyebilir. Davacının zararı mahkemeye sunulan fatura bedellerine dayandırılmıştır. Oysa davacının isteyebileceği menfi zarar davacı tarafından davalıya çekilen fesih ihtarındaki davalıya verilen ifa süresinin bitiminden sonraki tarihteki aynı cins ve miktardaki demirlerin piyasa rayiçlerinin peşin satış nedeniyle oluşacak iskontolu rayiç bedelidir. Bilirkişi tarafından o tarih itibariyle peşin satış iskontolu rayiç bedel belirlenerek iki fiyat arasındaki hesaplanarak oluşan zarar belirlenip bu zarar miktarı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekir. Mahkemece bu hususlara riayet edilmeksizin eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 28/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.