Abaküs Yazılım
13. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/26653
Karar No: 2019/12661
Karar Tarihi: 16.12.2019

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/26653 Esas 2019/12661 Karar Sayılı İlamı

13. Hukuk Dairesi         2016/26653 E.  ,  2019/12661 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

    KARAR

    Davacı, davalı şirketin ... da bulunan tavuk çiftliğinde 18.03.2007 tarihinde çalışmaya başladığını, en son 1.100,00 TL net ücret almakta iken 16.05.2010 tarihinde iş akdinin haksız olarak davalı işveren tarafından feshedildiğini, ağır koşullar altında kesintisiz olarak günde 12 saat çalıştığını, çalıştığı süre boyunca çiftlikte kaldığını, hiç izin kullanmadığını, ağır koşullarda çalışmasına rağmen davalı işverenlerin hakedişlerini ödemediğini 1.000,00 TL Kıdem Tazminat alacağı, 2.000,00 TL İhbar Tazminatı alacağı, 2.000,00 TL fazla mesai alacağı, 1.500 TL yıllık ücretli izin alacağı ve 500 TL dini ve milli ... çalışma ücreti alacağının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak koşuluyla, kıdem tazminatına 16/05/2010 tarihinden itibaren bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faiziyle, diğer kalemler için dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı, davanın reddini dilemiştir.
    Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
    1-Eldeki dava, ihbar, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık ücretli izin ve dini milli ... çalışma ücreti alacağına ilişkindir. ... Anadolu 5. İş Mahkemesi 2013/831 Esas 2014/362 Karar sayılı kararı, Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2014/25356 Esas 2014/27250 sayılı kararı ile uyuşmazlığın İş Kanunu kapsamına girmediği ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmadan önceki davaya bakmakta olan İş Mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, bilirkişi raporuna göre, davacının 16.06.2007-16.05.2010 yılları arasında haketmiş olduğu kıdem tazminatı ücretinin 2.950,41 TL, ihbar tazminatının 1.202,36 TL, izin ücretinin 680,40 TL, fazla çalışmadan kaynaklı ücretin 3.253,40 TL ve genel tatilde çalışma sebebiyle ücretin 593,36 TL olduğu mütalaa olunmuştur. Ancak görevli Asliye Hukuk Mahkemesince; davanın İş Kanununa tabi olmadığı, Borçlar Kanuna tabi olduğu, dosya kapsamı ve Yargıtay bozma ilamından anlaşıldığından davacı, davalıdan, kıdem ihbar tazminatını isteyemeyeceğinden, bu alacak kalemleri İş Kanunu"nda düzenlenmiş olup, Borçlar Kanunu"na tabi sözleşmelerde uygulama alanı olmadığından, davacının alabileceği alacak kalemleri, fazla çalışmadan kaynaklı ücret ve genel tatilde çalışmadan kaynaklı ücret alacaklarının toplamı 3.846,76 TL olarak belirlenmişse de, davalı işverenin bu miktarı ödediğini yazılı olarak ispatlamadığından, davacının hak etmiş olduğu alacak kalemlerinden, davacının her genel tatilde çalışmasının mümkün olmadığından, hak etmiş olduğu ücretten davalı lehine hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısme kabulüne, 2.564,51 TL"nin 2.395,57 TL"sinin dava tarihinden, kalan kısmının ıslah tarihi olan 05/03/2012 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
    Taraflar arasındaki uyuşmazlık 818 Sayılı BK.nun 313. ve devamı maddelerinde düzenlenen hizmet akdinden kaynaklanmaktadır. Uyuşmazlık hizmet aktinin haklı nedenle feshedilip edilmediği ve davacının tazminata hak kazanıp kazanmadığı konusunda toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu"nun "istisnalar" başlığını taşıyan 4/b. Madde ve fıkrasındaki "50"den az işçi çalıştırılan (50 dahil) tarım ve orman işlerinin yapıldığı işyerlerinde veya işletmelerinde," İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı açıkça belirtilmiştir. Bu durumda uyuşmazlıkta uygulanacak hükümler davanın açıldığı tarih itibariyle 818 Sayılı Kanun hükümleridir. Davacı"nın istemleri arasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, ulusal ... genel tatil, hafta tatili ile yıllık izin ücretleri yer olmaktadır. BK.’nun 344. Maddesi’nde, "muhik sebeplerden dolayı gerek işçi gerekse iş sahibi, bir ihbara lüzum olmaksızın her vakit akdi fesedebilir. Ezcümle, ahlaka müteallik sebeplerden dolayı yahut hüsnüniyet kaideleri noktasından iki taraftan birini artık akti icra etmemekte haklı gösteren her hal, muhik bir sebep teşkil eder. Bu gibi hallerin mevcudiyetini hakim taktir eder. Fakat işçinin kendi kusuru olmaksızın duçar olduğu nispeten kısa bir hastalığı yahut kısa müddetli biraskeri mükellefiyeti ifa etmesi, muhik sebep olarak kabul edilemez." hükmü, yine BK.’nun 345/1. Maddesi’nde ise, "Muhik sebepler bir tarafın akte riayet etmemesinden ibaret olduğu taktirde, bir taraf diğer tarafa onun akit ile müstehak iken mahrum kaldığı feri menfaatler de nazara alınmak üzere, tam bir tazminat itasıyla mükellef olur." hükmü ve yine anılan maddenin 2. fıkrasında ise, "bundan başka hakim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli adeti gözönünde tutarak taktir eder." hükmü vazedilmiştir.
    Somut olaya dönülecek olursa; maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hakime aittir (6100 sayılı HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava hizmet akdinin haksız olarak davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle hak kazanılacak olan kıdem, ihbar ve fazla mesai ücreti tazminatı alacağı isteğine ilişkindir. Mahkemece, yanılgılı bir değerlendirme ile davacının talepleri hakkında, İş Kanunu hükümlerine göre değerlendirme yapılan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra 818 Sayılı BK’nun 344 ve 345. maddeleri uyarınca hizmet akdinin feshinin kim tarafından yapıldığı ve feshin haklı olup olmadığı değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
    Yine, BK.nun 329. maddesinde fazla çalışmayla ilgili düzenleme mevcut olup, "Sözleşme ile kararlaştırılmış yada mutad olan çalışmanın ölçüsüne oranla bir fazla çalışma zorunlu oluyorsa, işçi bunu yapmaya gücü yeterse ve üzerine almaya reddetme dürüstlük kuralına bir aykırılık ifade ederse, fazla çalışmayı kabul etmek zorundadır. İşçi, bu fazla çalışma için kararlaştırılan ücrete oran kurularak ve özel durumlar gözönüne alınarak takdir edilmesi gereken ek ücreti talep hakkına sahiptir." BK.nun 334. maddesine ise, "İşveren işçiye mutat serbest saatler yada günler vermekle yükümlüdür. İşveren feshi ihbar yapılmasından sonra başka bir iş aranması için işçiye uygun bir zaman vermek zorundadır. Bütün durumlarda, işverenin çıkarlarını olabildiği kadar gözetmek gerekmektedir." BK.nun 340./II. maddesinde ise, iki haftalık bir ihbar süresi öngörülmüştür.
    Somut olayda; feshin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğinin belirlenmesi halinde işçinin BK.nun 340. maddesi gereği ihbar tazminatı isteyebileceği, ayrıca BK.nun 329. maddesinde düzenlenen fazla çalışması ispatlandığı taktirde ücretle mütenasip bir miktar kabul edilmeli ve takdiri indirim yapılıp yapılmayacağı da değerlendirilmelidir. Keza davacının talepleri değerlendirilmeli ve BK.nun 334. maddesi gözetilmeli ve bu konuda davacının tüm delilleri ve davalının da karşı delilleri toplandıktan sonra uzman bilirkişiden rapor alınarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi