Abaküs Yazılım
8. Hukuk Dairesi
Esas No: 2011/7470
Karar No: 2012/4796
Karar Tarihi: 24.05.2012

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2011/7470 Esas 2012/4796 Karar Sayılı İlamı

Özet:


Davacı ve davalı kardeşler arasında tapuda kayıtlı bulunan taşınmazın zilyetliği konusunda dava açılmıştır. Davacılar, taşınmaz üzerinde bulunan binanın tüm kardeşler tarafından yapıldığını ve davalılardan birinin diğer kardeşlerin kullanımını engellediğini iddia ederek zilyetliğin korunmasını istemişlerdir. Davalılar ise taşınmazın kendilerine satın alındığını ve davacının zilyetliği olmadığını savunmuşlardır. Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme yeterli bulunmadığı için davanın reddine karar verilmiştir. Ancak taşınmazın zemini bakımından zilyetliğin korunması söz konusu olabileceği belirtilmiştir. Bunun üzerine davacı ve davalının dayandığı senetler taraflardan temin edilerek yeniden keşif yapılmış ve yerel bilirkişi ve tanıklar dinlenip beyanlar arasındaki çelişkiler giderilmelidir. Tüm deliller birlikte değerlendirilip sonuca göre karar verilmelidir. Türk Medeni Kanunu'nun 683 ve devamı maddeleri, 981 vd. maddeleri ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 243, 244, 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca işlem yapılması gerekmektedir.
8. Hukuk Dairesi         2011/7470 E.  ,  2012/4796 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
    DAVA TÜRÜ : Zilyetliğin tesbiti ve korunması

    ... ile ... aralarındaki zilyetliğin tesbiti ve korunması davasının reddine dair ... Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 12.04.2011 gün ve 137/291 sayılı hükmün Yargıtay"ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:


    KARAR

    Davacı ... vekili dava dilekçesinde; tapuda ... adına kayıtlı bulunan 495 ada 1 parselin davacı ve kardeşleri tarafından 1992 yılında haricen satın alınarak üzerine alt katı dükkan olmak üzere 3 katlı bina inşa edildiğini, kardeşler tarafından birlikte satın alınan ve üzerine bina inşa edilen taşınmazın davacı ve diğer kardeşleri tarafından kullanımına davalı kardeş ..."in engel olduğunu açıklayarak taşınmaz üzerindeki yapının bütün kardeşler tarafından yaptırıldığının tespiti ile davacıların zilyetliğinin korunmasına karar verilmesini istemiştir.
    Davalı ... vekili 28.05.2010 tarihli cevap dilekçesinde,davacının talebinin zilyetliğin korunmasına ilişkin olup, davalı taşınmaza 15 yıldan beri zilyet olduğundan hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının taşınmazda zilyetliğinin bulunmadığını ve taşınmazın davalı tarafından noter sözleşmesi ile satın alındığını bildirmiş ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
    Dava, TMK.nun 683 ve devamı maddelerinde düzenlenen ayni hakka dayanan elatmanın önlenilmesi isteğine ilişkindir.
    Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Tarafların iddiaları ve tanık beyanlarından dava konusu taşınmaz bölümünün tapuda ... adına kayıtlı bulunduğu sabit ise de, mahallinde yapılan keşifte dinlenen davacı ve davalı tanıkları taşınmazın ..."dan kimin tarafından satın alındığı ve üzerinde bulunan 3 katlı binanın kim tarafından inşa edildiği hususunda çelişkili beyanda bulunmuş mahkemece beyanlar arasında çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmiştir.
    Somut olayda, taşınmazın üzerindeki binanın zemini bakımından TMK.nun 981 vd. maddeleri gereğince zilyetliğin korunması söz konusu olabilir ise de, davacı vekili, binanın tüm kardeşler tarafından yapıldığını, davalılardan ..."in diğer kardeşlerin kullanıma engel olduğunu açıklayarak, binanın tüm kardeşler tarafından yapıldığının tespiti ile davacıların zilyetliğinin korunmasını, yani davalı ... tarafından yapılan müdahalenin önlenmesini istemiştir. Olgu bu yönüyle TMK.nun 683. maddesi gereğince çözümlenmesi gereken müdahalenin önlenmesi isteğine ilişkindir.
    Bu halde mahkemece yapılacak iş; davacı ve davalının dayanmış olduğu senetler taraflardan temin edilerek dosya içine alınmalı, yeniden yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklar HMK. nun 243 ve 244. maddeleri gereğince keşif yerine davetiyeyle çağrılmalı, aynı kanunun 259 ve 290/2. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın taşınmaza ilişkin bulunması nedeniyle yerel bilirkişi ve tanıklar keşif yerinde dinlenmeli, dava konusu taşınmazın ...dan kimin tarafından satın alındığı, üzerindeki binanın kim tarafından inşa edildiği ve satın alındığı tarihten dava tarihine kadar kim tarafından ne şekilde zilyet edildiği hususları, tarafların dayandığı senetler de göz önünde bulundurularak yerel bilirkişi ve tanıklardan sorularak açıklığa kavuşturulmalı, beyanlar arasında çelişki bulunması halinde HMK. nun 261. maddesi gereğince giderilmesine çalışılmalı, tanık ve bilirkişi sözleri ilmi esaslara göre hazırlanan teknik bilirkişi raporuyla denetlenmeli ve ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu hüküm kurulmuş bulunması usul ve yasaya aykırıdır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK"nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3, 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve 18,40 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 24.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi