12. Ceza Dairesi 2013/10776 E. , 2014/4360 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK"nın 89/4, 62/1, 51/1-3-7, 179/2-3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı, 5271 sayılı CMK"nın 260/2 ve 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"un 310. maddesi uyarınca tefhimden itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru hakkı mevcut iken, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun"un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun"a eklenen Geçici 3. maddesi ile 01.01.2014 tarihine kadar Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısının bulunmayacağı; ancak verilen hükümlere karşı kanun yollarına başvurabilmesi amacıyla dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği hüküm altına alınmıştır. Bu açık yasal düzenlemeler uyarınca, Cumhuriyet savcılarının nezdinde görev yaptıkları asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı hükümlerin Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği tarihten itibaren bir hafta içinde kanun yollarına başvuru haklarının bulunduğunun kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. Bu itibarla, 05.01.2012 tarihinde Cumhuiyet Savcılığı"na teslim edilen dava dosyasına 11.01.2012 tarihinde görüldü yapan Cumhuriyet savcısının 11.01.2012 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede:
Hüküm fıkrasında, sanığın sabıkasız oluşu nedeni ile sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelendiği belirtilmiş ise de; sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, daha önceki sabıklarının adli para cezasından ibaret olduğu ve ertelemeye engel teşkil etmediği, Cumhuriyet Savcısı"nın sanık lehine temyiz isteminde bulunduğu belirlenerek, tebliğnamede bozma öneren 3 numaralı görüşe iştirak edilmemiş, tam kusurlu olarak olaya sebebiyet veren sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın ve Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, idaresindeki araçla, meskun olmayan yerde, bölünmüş yolda, karşı yönün kullandığı ters şeritte seyrederken, kendi şeridinden gelen katılan idaresindeki araçla çarpışması sonucu, katılanın aracında bulunan iki kişinin yaralandığı olayda; sanığın olaydan yaklaşık bir saat elli dakika sonra yapılan ölçüme göre 0.43 promil alkollü olduğu, geçen her saatte vücuttaki alkol seviyesinin .0,15 promil azaldığı bilindiğine göre, olay sırasında yaklaşık 0.70 promil alkollü olduğu ve sanığın aşamalardaki savunmasında alkolün etkisi ile ters yönde seyrettiğini ve yine alkol nedeniyle kazanın nasıl geliştiğini hatırlamadığını beyan ettiği dikkate alındığında; sanığın yaklaşık .070 promil alkol seviyesi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiği anlaşılmakla; TCK"nın ""Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma"" başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu olup, somut olayda ise müştekinin yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu dikkate alındığında; sanığın yalnızca taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği halde ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanık hakkında taksirle yaralama suçundan tayin edilen temel ceza üzerinden bilinçli taksir nedeniyle artırım yapılırken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK"nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3- Taksirle yaralama suçundan sonuç olarak 6 ay 20 gün hapis cezası hükmedilen ve cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı TCK"nın 51/8 maddesi uyarınca denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının kararda belirtilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK"un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca karar verilmesi mümkün bulunduğundan, taksirle yaralma suçundan kurulan hüküm fıkrasının 2. paragrafına " sanık şahsın fiili bilinçli taksirle işlemesi nedeniyle” ibaresinden sonra gelmek üzere “TCK"nın 22/3 maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesine, 8. paragrafın devamına, “TCK"nın 51/8 maddesi gereğince sanık denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına” ibaresinin eklenmesine, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmek suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.