Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/19814
Karar No: 2018/1011
Karar Tarihi: 27.02.2018

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2016/19814 Esas 2018/1011 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2016/19814 E.  ,  2018/1011 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki asıl ve birleşen itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Asıl davada davacı vekili, davacının genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağına kefil olan davalıya yönelik başlattığı ilamsız takibe davalının itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, davalının dava dışı ... Aydınlatma Ltd. Şti."nin imzaladığı kredi sözleşmesindeki kefilliğinin sadece ticari krediler yönünden olduğunu, oysa davacının çektiği ihtarda içinde araç ve tüketici kredilerinin de yer aldığı 5 ayrı kredi borcundan bahsedildiğini, bunun haricinde kredi sözleşmesinde teminat olarak dava dışı ..."ın taşınmazını ipotek ettiğini, bu taşınmazın 50.000 TL civarında bir paraya satılarak davacının alacağına mahsup edilmesine rağmen borcun güncellenmeden davalıdan talep edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Birleşen davada davacı vekili, aynı kredi sözleşmesi uyarınca dava dışı asıl borçlu ... Aydınlatma Ltd. Şti."nin keşide ettiği karşılıksız çıkan 4 adet çekin davacı tarafından ödenen yasal sorumluluk miktarının tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Birleşen davada davalı vekili, dava dışı asıl borçluya yedinde olan çeklerin iadesi için davacı tarafça ihtar çekilmesine rağmen davaya konu çeklerin ihtardan sonra keşide edildiğini, bu durumda davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
    Mahkemece, yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, asıl borçlunun dava dışı ... Aydınlatma Ltd. Şti. olduğu, davalının ise kefil sıfatıyla borçtan sorumlu olduğu, davaya konu alacak için dava dışı 3. şahıs ... tarafından verilen taşınmaz teminatı yönünden haricen ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığı için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılan hesaplamada asıl dava yönünden takip tarihi itibariyle davalının, 42.710,95 TL asıl alacak, 3.873,35 TL işlemiş faiz, 193,67 TL BSMV ve 459,39 ihtarname gideri olmak üzere toplam 47.237,36 TL, birleşen dava yönünden ise, 2.180,00 TL asıl alacak,74,99 TL işlemiş faiz, 3,75 TL BSMV olmak üzere toplam 2.258,74 TL borçlu olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise tamamen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
    Asıl ve birleşen davalar, davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin uygulamasından kaynaklanan banka alacağının bu sözleşmede kefil olduğu iddia edilen davalıdan tahsilini amaçlayan itirazın iptali davasıdır. Davalı savunmasında, kendisinin davacı banka ile dava dışı şirket arasında imzalanan 2005 tarihli sözleşmede kefil olduğunu, daha sonra imzalanan sözleşmelerde ise imzasının bulunmadığını belirtmiştir. Ancak davacı banka dava dışı şirket ile imzaladığı 2005, 2007, 2008 ve 2009 tarihli 4 adet sözleşmeye ve bu sözleşmeler uyarınca kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacağını dava konusu yapmıştır. Mahkemenin gerekçesinde bilirkişi raporuna dayanılarak davalının imzaladığı ilk sözleşmenin 43. maddesi gereğince kendisinin daha sonra imzalanan sözleşmelerden doğan borçlardan da sorumlu olacağı şeklinde bir görüş ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin anılan bu maddesinin belirtilen şekilde yorumlanması mümkün değildir. Ayrıca davalı hakkında yapılan takipte ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan diğer takip de belirtilip tahsilde tekerrür olmamak üzere talepte bulunulmuş ise de, ipoteğin davadan sonra ancak hükümden önce 07.08.2012 tarihinde paraya çevrildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kefilin ipoteğin paraya çevrilmesi neticesinde sorumlu olduğu bir borç kalıp kalmadığı ayrıca incelenmeli ve bilirkişiye bu husus tespit ettirilmelidir. Mahkemece yapılacak iş, bilirkişiden ek rapor alınarak davacı bankanın dava dışı kredi müşterisi ile imzaladığı 2005, 2007, 2008 ve 2009 tarihli sözleşmelerden sadece davalının imzası bulunan 2005 tarihli sözleşme kapsamında kullandırdığı kredilerin ne olduğu ve bu kredilerden davalı kefilin sorumlu olduğu ödenmeyen borç miktarının anılan diğer sözleşmelerden doğan borçlardan davalı kefilin sorumlu olmadığı gözetilerek saptanmasından ibarettir. Ayrıca ipoteğin 07.08.2012 tarihinde paraya çevrilmesiyle bankaca yapılan tahsilatın davalı kefilin sorumlu olduğu borcu azaltıp azaltmadığı üzerinde de durulmalıdır.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 27/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi