
Esas No: 2019/1503
Karar No: 2020/3223
Karar Tarihi: 12.03.2020
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2019/1503 Esas 2020/3223 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmasız, davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ..."nun gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kız kardeşinin eşi olan davalıya 2.5.2001 ve 15.5.2001 tarihlerinde İsviçre’den banka aracılığıyla toplam 116.400 CHF İsviçre Frangını ödünç olarak gönderdiğini, akrabalık ilişkisi nedeniyle bugüne kadar dava açmadığını, davalının, kız kardeşine karşı boşanma davası açması üzerine bu gerekçenin ortadan kalktığını, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız itiraz edildiğini ileri sürerek vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, borç olarak gönderildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, gerekçeli kararın hüküm kısmının 4. fıkrasında "Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden 2.180,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur. Eldeki davada, harca esas değer göz önünde bulundurulduğunda, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca, davalı yararına 4.639,56 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. mektedir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ” cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine “Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden 4.639,56 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine’ söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 2.540,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılan 10,00 TL kalan harcın davacıdan alınmasına, peşin alınan 44,40 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.