10. Hukuk Dairesi 2016/9188 E. , 2016/14522 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Davacı, 2868678 sicil numarasındaki çalışmaların kendisine ait olduğunun tespiti ile 22.12.2010 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak karar verilmiş ise de, bozma ilamının gereği yine tam olarak yerine getirilmemiş olup eldeki dava dosyasına konu olayda, mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Mahkemece, öncelikle, Kurumdan 2868678 sicil nolu dosyada 58 ve 11381 sicil numaralı işverenler yanından bildirilen çalışmalara ait dönem bordroları celp edilerek; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çekişme konusu hizmetlerin, gerçekte kime ait olduğu, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenmeli, 7525843 sicil nolu dosyada Kuruma bildirimi yapılan 147928,35 sicil numaralı işveren yanından verilen dönem bordrolarında görülen ancak Kurumca davacıya aidiyeti kabul edilmeyen 1982/3. dönemdeki 58 gün ile 1983/3. dönemdeki 100 günlük çalışmanın davacıya aidiyetinin belirlenmesi için, anılan işveren yanından bildirilen çalışmalara ait dönem bordroları celp edilerek; dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenin bordrolarında kayıtlı kişiler
ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı, süresi ve kime ait olduğu yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuca göre 506 sayılı Yasaya 4447 sayılı yasa ile eklenen Geçici 81. maddesinin (A) bendinin “Bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümler uygulanır” hükmü yollaması ile 4447 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın mülga 60. maddesi çerçevesinde yaşlılık aylığı tahsisi şartları irdelenerek, varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
2-Kabule göre de,
A-) Kurumca kabul edilmeyen ancak mahkemece tahsiste esas alınan 17002,06 sicil nolu işyerinden dönem bordrosu düzenlenen 1973/2. dönemdeki 30 günlük, 1973/1. dönemdeki 78 günlük çalışma ile 147928,35 sicil nolu işyerinden dönem bordrosu düzenlenen 1982/3. dönemdeki 58 günlük, 1983/3. dönemdeki 100 günlük çalışmaların davacıya aidiyetine karar verilmemesi;
B-)Kurumca kabul edilen ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan askerlik borçlanma süresi dahil 2815 günlük pirim gün sayısı ile davacıya aidiyetine karar verilen 2868678 sicil numarasındaki 547 günlük prim gün sayısı ve yukarıdaki bentte belirtilen ve tahsiste gözetilen 266 günlük prim gün sayısı gözetildiğinde tahsiste esas alınacak prim gün sayısı toplamı 3628 gün iken hatalı hesaplama sonucu 3829 gün prim gün sayısına göre yaşlılık aylığı tahsisine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.12.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.