8. Hukuk Dairesi 2010/5656 E. , 2011/94 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil
... tereke temsilcisi ... ve ... ile ..., ...,..., ... Taşdemir, dahili davalı ... Belediye Başkanlığı aralarındaki tescil davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 09.07.2008 gün ve 272/387 sayılı hükmün ...’ca incelenmesi davalılardan ... vekili ile ... taraflarından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Tereke temsilcisi ... ve ..., dava dilekçelerinde; gösterdikleri değişik yerlerin tapuya kayıt ve tescilini istemişler ise de; en son ........2007 tarihli bilirkişi rapor ve krokisinde A, B ve C harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin dava konusu yerler olduğunu ve bu yerlerin tapuya kayıt ve tescilini istediklerini açıklamışlardır.
Davalılardan ..., 986 parselin eşi...Adalı adına tapuda kayıtlı olduğunu ve davada kendisine husumet düşmediğini, davalılardan ...; tespite ... yıllık sürede itiraz edilmediği, dava edilen yer üzerinde sera yapıp meyve ağaçları diktiğini, çitle çevirdiğini, bu kısmın kendi zilyetliğinde olduğunu, davalılardan ... Taşdemir; kendisinin de pay maliki olduğu 343 parselde başka hissedarların da bulunduğunu ve daha önce dava açılarak neticelendiğini, yeniden dava açılmasının yersiz olduğunu açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalılardan ... vekili, tescili istenen yerin evvelinin taşlık, çalılık, tepelik olup tescil harici bırakıldığını, aynı yerle ilgili olarak Kamil isimli kişinin açmış olduğu davanın süreden reddedilerek kesinleştiğini, taşınmaz üzerinde hiçbir şahsa ait zilyetlik bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuş ve taşınmazın TMK.nun 713/....maddesi gereğince ... adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davaya dahil edilen ... Belediye Başkanlığına çıkartılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama oturumlarında da temsil edilmemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre tescili istenen yerin davacılara cedlerinden kaldığı ve A ve B bölümleri bakımından kazanma koşullarının gerçekleştiği, C bölümü bakımından ise 986 parselin malikinin...Adalı olması sebebiyle ...’nın davalı sıfatı bulunmadığı açıklanarak davanın kısmen kabulü ile dosyada mevcut ........2007 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde C ile gösterilen 986 parsel...Adalı adına kayıtlı olduğundan ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, teknik bilirkişilerin müşterek ........2007 tarihli rapor ve krokisinde B ile gösterilen ....351,73 m2 yer ve A ile işaretlenen 6150,01 m2 yerin tarla vasfı ile davacıların murisi (babası) İbrahim oğlu 1312 doğumlu... adına tesciline, B harfi ile gösterilen yerde davalı Kamil Karahasanoğulları’na ait 400 adet bodur kayısı ağaçlarının beyanlar hanesine ...’na aittir şeklinde şerh edilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı ... vekili ile davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Az yukarıda açıklanan davacı tarafın taleplerini içeren dilekçeler, kurulan hüküm ve dosya kapsamından dava konusu yerin ........2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda A ile gösterilen 6150,01 m2 ve B ile belirlenen ....351,73 m2 yer ile 986 parsel içinde kalan ve C ile gösterilen bölüm olduğu ve davacı tarafın eklemeli kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayandığı anlaşılmaktadır.
Dosyaya gelen yazı cevapları, teknik bilirkişi raporundaki açıklamalar ve ekteki Tapulama Mahkemesi dosyası kapsamına göre A, B ve C ile dava konusu edilen bölümleri de içine alan 105500 m2 miktarındaki taşınmaz, 766 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışmaları sonunda senetsizden tespit bilirkişi beyanları doğrultusunda ........1968 tarihinde ham toprak vasfıyla ... adına 347 parsel olarak tesbit ve tescil edilmiş, davacı taraf dışındaki üçüncü kişilerin zilyetliğe dayalı itirazları ... Bölge Tapulama Müdürlüğünün ........1978 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Bunun üzerine süresi içinde yine dava dışı üçüncü kişilerin ... aleyhine gerek 340 gerekse 347 parselle ilgili açtıkları davalar birleştirilerek yapılan yargılama ve alınan raporlara göre; ... Tapulama Mahkemesinin ........1984 tarih 1978/157 Esas 1984/139 Karar sayılı ilamı ile; ........1984 tarihli üç kişilik uzman bilirkişilerin raporlarında gösterilen, kullanılan ve zilyet edilen yerlerle ilgili davanın kabulüne, 347/a ile gösterilen 9600 m2 kısmın muris ... ... ...mirasçıları adına veraset ilamındaki hisseleri nisbetinde, 347/f ile gösterilen 3676 m2"lik kısmın tesbit tarihine kadar zilyetlik nedeni ile .../... oranında ... ... evlatları..., ...ve... adlarına, 347/c ile gösterilen 6400 m2’lik kısmın ve 347/d ile gösterilen 10670 m2’lik bölümün 766 sayılı Tapulama Kanununun 38. maddesi gereğince ... adına tesciline, 347/b ile gösterilen 3400 m2"lik yerin ekilmeyen ziraate elverişsiz tepelik bölümle 347/e ile gösterilen 71.454 m2 miktarındaki ziraate elverişsiz ekilmeyen tepelik terk edilmiş bölüm üzerinde zamanaşımı yolu ile özel mülkiyet kazanılması olanak dışı ve bu bölümlerin tescil dışı ziraate elverişsiz bölümler olduğundan bu miktarla ve geometrik şekillerle Tapulama Kanununun .... maddesi gereğince tesbit dışı bırakılmalarına karar verilmiştir. Karar, kabul edilen bölümler bakımından ... vekili, reddedilen bölümler bakımından ise gerçek kişi davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz dilekçelerinde 347/e ile ilgili bölüm bakımından temyiz isteği bulunmamaktadır. ... .... Hukuk Dairesinin ........1988 tarih 1988/5301 Esas 12479 Karar sayılı ilamı ile kabule karar verilen 347/a ve 347/f ile ilgili temyiz itirazlarının reddedilerek bu bölümler yönünden hükmün onanmasına, 347/b-c ve d bakımından ise gerçek kişilerin temyiz isteklerinin kabulü ile hükmün araştırmaya yönelik olarak bu bölümler yönünden bozulmasına karar verilmiş, ... vekilinin karar düzeltme isteği de aynı Dairenin ........1989 tarihli kararı ile reddedilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ... Kadastro Mahkemesinin ........1993 tarih 1989/76 Esas 1993/197 Karar sayılı ilamı ile gerçek kişiler lehine kazanma koşullarının oluşmadığı ancak ... mühendisi bilirkişi raporuna göre ... arazisi olabilecek yerlerden olduğu gerekçesi ile 347 parselin A harfiyle işaretli 3400 m2, B harfiyle özgülenen 6400 m2 ve D harfiyle belirlenen 10670 m2 bölümlerinin ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm temyiz edilmeden ....01.1995 tarihinde kesinleşmiş, tapuya bu bölümler ve miktarlarla ........1995 tarihinde tescilleri yapılmıştır. Hükme konu 347/a 9600 m2 kısım 347 parsel olarak tarla vasfı ile ... ... ... ve müşterekleri, 347/b 3400 m2 kısım 983 parsel, 347/c 6400 m2 kısım 984 parsel ve 347/d 10670 m2 kısım 985 parsel olarak ve ham toprak vasfı ile ..., 347/f 3676 m2 kısım 986 parsel olarak tarla vasfı ile... ve müşterekleri adına tapuya tescil edilirken, 347/e 71.454 m2 kısım ise hükmen tescil harici olarak bırakılmıştır.
Bu parsellerden dava konusu edilen 986 parsel hükmen ........1995 tarihi itibarıyla ... evlatları... ve müşterekleri adına .../... paylı olarak tapuda kayıtlı iken ........1999 tarihinde ... kızı...Adalı’ya tapuda satılarak devredilmiştir. Davanın açıldığı ........2006 tarihinde 986 parsel halen...Adalı adına tapuda kayıtlı olduğuna göre mahkemece ... aleyhine açılan davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu bölüm temyiz edenler bakımından temyiz konusu da yapılmamıştır.
Diğer temyize konu edilen A ve B ile gösterilen bölümlere gelince; Az yukarıda safahatı ayrıntılı açıklandığı üzere davanın kabulüne karar verilen ........2007 tarihli teknik bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 6150,01 m2 ve B harfiyle gösterilen ....351,73 m2 yerin ... Tapulama Mahkemesinin kesinleşen kararı sonunda ziraate elverişsiz ekilmeyen tepelik olarak terk edilmiş, üzerinde zamanaşımı yolu ile özel mülkiyet kazanılması olanaksız, tescil dışı ziraate elverişsiz bölümler olduğundan bu miktarla ve geometrik şekillerle Tapulama Kanununun .... maddesi gereğince tesbit dışı bırakılmasına karar verilen 347/e ile gösterilen 71.454 m2 miktarındaki bölüm içinde kaldığında bir duraksama yoktur. 347/e ile gösterilen kısmın ........1984 tarihli üç kişilik uzman bilirkişilerce düzenlenen raporunda, çeşitli yönlerden yüksek meyilli, kayalık, fundalık ve tamamının pürenlik olduğu, tarımda hiç kullanılmamış tarım dışı saha olduğu açıklanmıştır. Tesbit dışı bırakılan yerlerle ilgili mülkiyet uyuşmazlıklarında, mülkiyeti kazanma koşullarının hangi tarih esas alınarak inceleneceği ve zilyetliğin hangi tarihte başlamış sayılacağı hususlarının belirlenmesi önemli ve zorunludur. Tesbit dışı bırakılan bir taşınmaz hakkında itiraz üzerine Kadastro Yasasının .../.... maddesine göre tutanak düzenlenerek komisyonca tesbit dışı bırakılmasına karar verilmesi veya Kadastro Mahkemesi kararıyla tesbit dışı bırakılması hallerinde kadastro komisyonu ve mahkeme kararı ile taşınmazın hukuksal durumu belli olduğundan bu kararın kesinleştiği tarihte tesbit dışı bırakılma işlemi kesinlik kazanır. Bu tarih mülk edinme zamanının ve zilyetliğin başlangıcında esas alınır. Tesbit dışı bırakılan yer hakkında komisyon veya mahkeme kararıyla bir belirleme yapılmamış ve kadastro tutanağı düzenlenmeden pafta düzenlenmesi suretiyle hukuksal durumu belirlenerek tesbit dışı bırakılma işlemi tamamlanmış ise komşu parsellerin tespitlerinin yapıldığı tarih kazanma süresinin ve koşullarının hesaplanmasında esas alınmalıdır. Bu bakımdan kabule karar verilen temyize konu A ve B harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin içinde bulunduğu 347/e olarak hükmen tesbit dışı bırakılan taşınmazla ilgili ... Tapulama Mahkemesi kararının kesinleştiği ........1995 tarihinden eldeki davanın açıldığı ........2006 tarihine kadar ... yıllık kazanma süresi dolmamıştır. Bu açıklamalara göre, kazanma koşullarının davacı taraf yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. Bundan ayrı, Tapuluma Mahkemesinin kesinleşen ilamı kapsamına göre krokide
347/e olarak özgülenen 71.454 m2’lik alanın “….ziraata elverişsiz ekilemeyen tepelik…” belirlemesi gözönünde bulundurularak ... vekilinin TMK.nun 713/.... maddesine dayalı tescil isteği hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Kabule göre ise; davacı taraf, miras bırakan... adına tapu kaydının iptal ve tescilini istemiş ve mahkemece bu talep gözönünde tutularak muris adına tapuya tescile karar verilmiş ise de; elbirliği mülkiyetinde dava konusu taşınmazın miras bırakan adına tesciline karar verilmesi istenemez. Zira TMK.nun 28. maddesi hükmü uyarınca ölüm ile kişilik son bulmaktadır. Ölü kişi herhangi bir hakkın objesi veya subjesi olamaz. Bu husus 04.05.1978 tarih .../... sayılı ... İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulanmıştır. Bu durumda, davacı vekilinin talebinin tüm mirasçılar adına tescil talebi olarak değerlendirilmesi ve bu yönde hüküm kurulması gerekmektedir. Mahkemece tüm mirasçılar adına tescile karar verilmesi gerekirken ölü kişi... adına tescile karar verilmiş olmasında da isabet bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ile davalılardan ...’nın temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı olan hükmün A ve B harfleriyle gösterilen ve kabule ilişkin bölümü bakımından HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve 2693,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı ..."na iadesine ....01.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.