10. Hukuk Dairesi 2016/16963 E. , 2016/14396 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, 01.04.1989 tarihinin 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigorta başlangıcı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içeriğine göre; 16.11.2000 tarihli giriş bildirgesine ve vergi kaydına istinaden ilk defa 04.10.2000 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, 01.04.1989 tarihinden vergi kaydının devam ettiği, ilk prim ödemesinin 19.01.2001 tarihi olduğu anlaşılmaktadır.
619 sayılı KHK’nin geçici 1. maddesinde yer alan “1479 sayılı Yasa"ya göre sigortalılık niteliğini taşıdıkları hâlde, bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihe kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri bu Kanun Hükmünde Kararname’nin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başlar. Ancak, 1479 sayılı Yasa"ya göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olmak kaydıyla, 20.04.1982 tarihinden bu KHK’nin yürürlüğe girdiği tarihe kadar vergi dairelerine kayıtlı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştıklarını belgeleyen sigortalıların, vergiye kayıtlı bulundukları süreler, bu süreye ilişkin primleri, ödeme tarihinde bulundukları gelir basamağı prim tutarı üzerinden ödemek kaydıyla sigortalılık süresi olarak değerlendirilir.” denilmekte olup, anılan 619 sayılı KHK 04.10.2000 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe giren 26.10.2000 günlü kararı uyarınca tüm hükümleriyle iptal edilmiştir. Benzer bir düzenlemeyi öngören 1479 sayılı Yasa"nın Geçici 18. maddesinde yer alan “Bu Kanuna göre sigortalılık niteliği taşıdıkları hâlde 04.10.2000 tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetleri 04.10.2000 tarihinden itibaren başlar.” düzenlemesi ise, 24.07.2003 tarih, 4956 sayılı Yasa ile getirilmiş ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Davacının, zorunlu Bağ-Kur tesciline esas giriş bildirgesinin, 16.11.2000 tarihinde kuruma ibraz edilmiş olması karşısında, anılan tarih itibarıyla 619 sayılı Kanun Hükmünde
Kararname ve 4956 sayılı Yasa ile değiştirilen 1479 sayılı Yasa"nın Geçici 18. maddesi yürürlükte değilse de; davacının talebine konu sigortalılık durumunun 1479 sayılı Yasa"nın 24. ve 25. maddeleri esas alınmak suretiyle değerlendirilmesi mümkündür.
Davanın yasal dayanaklarından bulunan 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesi hükmüne göre; kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanlar anılan kanun kapsamında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olup, aynı kanunun 25. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde “gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri”, “gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkârlar Sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği” tarihten itibaren sona ereceği öngörülmekte ise de, gelir vergisi, meslek kuruluşu ve esnaf sanatkârlar sicili kayıtları, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmekte olup, aksinin taraflarca kanıtlanması mümkündür. 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesine göre, bir kimsenin zorunlu Bağ-kur sigortalısı olabilmesi için, meslek kuruluş kaydı ile birlikte, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışması gerekir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile Değişik 24. maddede ise kanunla kurulu meslek kuruluşu üyesi olma zorunluluğu sona erdirilmiştir. Öte yandan 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa"nın 6. maddesi ile değişik 1479 sayılı Yasa"nın 24. maddesinde; zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olmak için ticari kazanç veya serbest meslek kazancı dolayısıyla gerçek veya götürü usulde gelir vergisi mükellefi olma, gelir vergisinden muaf olanların da meslek kuruluşuna kayıtlı olması hükmü yer almaktadır. Yine 22.03.1985 tarihinde 3165 sayılı Yasayla getirilen düzenleme ile de kendi nam ve hesabına çalışanlardan vergi mükellefi olan, esnaf siciline veya meslek kuruluşuna kaydı olanların Bağ-kur sigortalısı olacağı belirtilmiştir. Yine, 1479 sayılı Yasa"nın 26. maddesi ise, sigortalı olma hak ve yükümlülüğünden vazgeçilemeyeceğini ve kaçınılamayacağını, bu kanuna göre sigortalı sayılanların, sigortalı sayıldıktan itibaren üç ay içinde Kuruma başvurarak kayıt ve tescil yaptırmalarının zorunlu olduğunu, aksi durumda Kurum tarafından re"sen tescil işleminin yapılacağını hükme bağlamıştır.
Mahkemece yapılması gereken iş; uyuşmazlığa konu 14.09.1989-04.10.2000 döneminde 1479 sayılı Yasa"nın 24. ve 25. maddelerinde belirtilen zorunlu sigortalılık koşullarının davacı yönünden gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılıp irdelenmek suretiyle varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
O hâlde, davacı avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.