10. Hukuk Dairesi 2016/13966 E. , 2016/14214 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Mahkemece uyulan bozma ilamında “Davacı 1.6.1986 tarihinde ... Belediye Başkanlığında çalışmaya başladığı, 1986-1993 yılları arasında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, Mahkemece, tespiti istenen yıllara ait ücret bodrolarının, puantaj kayıtlarının su baskını sebebiyle tahrip olduğu, davalı Kurumun resmi kurum olması sebebiyle kayıt dışı çalışmanın söz konusu olmayacağı kayıtların aksinin usulune uygun ispatlanamaması gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri, resmi bir işyeri olması ve kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıl olmakla birlikte, işveren su baskını sebebiyle hiçbir kayıt ibraz edemiyorsa, fiili imkansızlık varsa, bu durum davacının aleyhine değerlendirilemez. Bu bağlamda mahkemece, davacı ile birlikte çalışan bordro tanıkları dinlenilerek, varsa, tarafların göstereceği tüm deliller toplanarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin hangi nedenle bildirim dışı kaldığı yeterince araştırma konusu yapılarak, ortaya çıkacak sonuca göre karar verilmesi” gerektiği belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma sonrası yapılan yargılamada, dinlenen tanıkların, hizmet döküm cetvelinin celp edilmediği, davalı belediyede hangi tarihler arası çalıştıkları ve belediye ile husumetli olup olmadıkları sorulmadığı, bu kapsamda beyanlarının doğrulu denetlenmeden, resen bordro tanıkları tespit edilmeden, eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece yapılacak iş, bu tür hizmet tespitine yönelik davaların kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği, Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Çalışma olgusu her türlü delille ispatlanabilirse de çalışmasının konusu, sürekli kesintili mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanıkların sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yıllar kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre isticvap olunmalı, işyerinin kapsam kapasite ve niteliği ile bu beyanlar kontrol edilmeli, mümkün oldukça talep konusu 1.6.1986-1993 yılları arasında çalışmış müdür, amir, şef, ustabaşı ve posta başı gibi görevlileri resen tespit edilerek beyanları alınmalı, dinlenen tanıkların hizmet döküm cetveleri celp edilmeli ve belediyeden hangi yıllar çalıştığı sorulmalı, bozmadan önce dinlenen tanıklarında aynı şekilde hizmet döküm cetveleri celp edilmeli ve belediyeden hangi yıllar çalıştığı sorulmalı, ve bu bağlanma beyanları denetlenmeli, tanıkların beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli, aynı konuda başka açılmış davalar var ise araştırılmalı, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlendikten sonra karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, istem halinde temyiz harcının davalı ..."na iadesine, 24.11.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.