23. Hukuk Dairesi 2016/3711 E. , 2019/923 K.
"İçtihat Metni".......
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, 19.06.2010 tarihli sıra cetvelinde garame hesabı yapılırken, müvekkilinin 19.12.2008 tarihi itibariyle bildirdiği alacak miktarının dikkate alındığını, oysa ki aradan geçen zaman içerisinde alacağın miktarının arttığını, alacağın güncel miktarı dikkate alınarak müvekkiline pay ayrılması gerektiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiş, davalı ..... vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Dairemizin 01.03.2013 tarih ve 2011/359 Esas, 2012/161 Karar sayılı ilamıyla, takip borçlusu Raber ......davada pasif husumet ehliyeti bulunmadığı, sıra cetvelinde kendilerine pay ayrılan ve karardan etkilenecek olan diğer alacaklılara husumet yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, borçlunun hacizli mallarının satışında, alacaklının satış tarihine kadar faiz talep edebileceği, fakat somut olayda, dava konusu sıra cetvelinde üçüncü kişideki alacağın paylaşıma konu yapıldığı, bu durumda herhangi bir satış işlemi olmadığından, paylaşım yapılırken haciz tarihi itibariyle bildirilen alacak miktarının dikkate alınması gerektiği, bu husus gözetilerek hazırlanan dava konusu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ...... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2) Dava sıra cetveline ilişkindir.
.....
Haciz yoluyla takiplerde sıra cetveli, alacağın İİK"nın 138. maddesi uyarınca satış tarihindeki ulaştığı miktar dikkate alınarak düzenlenir. Diğer bir anlatımla, haciz konulan bir malın satış tutarı, haciz tarihindeki alacak ile satış tarihine kadar hesaplanacak fer"ilerini ve takip masraflarını karşılar. Haciz tarihinden sonra oluşan yeni alacaklar, önceki hacizden yararlanamaz. Bu nedenle, alacaklılara pay ayrılırken, bedeli paylaşıma konu malın satıldığı tarihteki ana para, fer"iler ve takip masrafından oluşan toplam alacak miktarı, satış tarihi itibariyle bilirkişiye hesaplatılmalı, satış tarihi itibariyle kesin alacak miktarı belirlenerek sonucuna göre bu alacak miktarını paylaştırmada gözeten bir sıra cetvelinin düzenlenmesi temin edilmelidir.
Somut olayda, icra mahkemesi gerekçesinde, takip borçlusunun üçüncü kişideki alacağı haczedildiğinden satış işlemi yapılmadığı, dolayısıyla sıra cetvelinde alacağın haciz tarihi itibariyle ulaştığı miktarın esas alınması gerektiği belirtilmiş ise de borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı, İİK"nın 106/2. maddesi gereğince menkul hükmünde olup paranın icra dosyasına geldiği 19.04.2014 tarihi satış tarihi olarak kabul edilmelidir.
Bu durumda icra mahkemesince, davacı Vergi Dairesinin haczinin dayanağı olan alacağına ilişkin bilgi ve belgeler getirtilip, gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, alacağın haciz tarihi itibariyle ulaştığı miktarın, bedeli paylaşıma konu paranın icra dosyasına geldiği 19.04.2010 tarihine kadar olan fer"ilerinin ve takip masraflarının hesaplattırılması, icra dosyasında şikayete konu sıra cetvelinden önce de sıra cetvelleri düzenlendiği dikkate alınarak davacı idarenin varsa önceki tahsilatlarının mahsup edilmesi ve böylelikle dava konusu sıra cetvelinde esas alınması gereken toplam alacak miktarının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 07.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.