Abaküs Yazılım
Ceza Genel Kurulu
Esas No: 2017/1185
Karar No: 2020/137

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2017/1185 Esas 2020/137 Karar Sayılı İlamı

Ceza Genel Kurulu         2017/1185 E.  ,  2020/137 K.

    "İçtihat Metni"

    Kararı Veren
    Yargıtay Dairesi : 6. Ceza Dairesi
    Mahkemesi :Ağır Ceza
    Sayısı : 175-76

    Nitelikli yağma suçundan sanık ..."ın TCK"nın 37. maddesi delaletiyle 149/1-c, 62/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 05.02.2013 tarihli ve 175-76 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 24.10.2017 tarih ve 7113-3572 sayı ile onanmasına karar verilmiştir.
    Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 09.11.2017 tarih ve 225267 sayı ile;
    "Yargılamaya ve itiraza konu somut olay incelendiğinde; adli tanıdıkları, müştekinin iddiasına göre, kiracısı olan ... isimli şahıstan, sanığın adına parasını vererek satın aldığını, iki ay sonra da yine parasını alarak ... isimli başka bir şahsa sattığını ancak sanığın ... isimli şahısla husumetli olması sebebiyle kendisini konuşmak maksadıyla olay yerine telefonla çağırıp burada yanındaki meçhul kişilerle birlikte tehdit etmek suretiyle aracı ve biri 3000 TL diğeri 1800 TL olan senetleri zorla aldığını, sanık ise savunmasında, adına kayıtlı olan aracı eniştesi ..."a kullanmak için verdiğini, müştekinin araca müşteri olması sebebiyle eniştesinin arsasına ev yapmak ve üzerine nakit para vermek suretiyle anlaşıp müştekiye verdiklerini fakat müştekinin ortadan kaybolup vaadlerini yerine getirmediğini, kendisini arayıp bulamayınca Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı"na bir hafta sonra suç duyurusunda bulunduğunu, olay gününde de bu konuyu konuşmak için buluştuklarında müştekinin aracı teslim edip aldığı nakit paranın iadesi için de senet verdiğini savunduğu anlaşılmakta, müştekinin iddiası ve sanığın savunması farklılık göstermektedir. Ancak, dosyaya yansıyan bilgilerden ve 29/01/2010 tarihli Rize Ağır Ceza Mahkemesinde talimatla alınan kendi beyanından müştekinin suç tarihinden sonra 2007 yılından beri dolandırıcılık suçundan cezaevinde bulunduğu, tanık ..."nin duruşma aşamasında beyanının alınmadığı, aracı ilk olarak satın alan ve sanık ile arasında husumet bulunduğu söylenen ... isimli şahsın hiç beyanının alınmadığı, duruşmada bir kez beyanı alınan sanığın eniştesi ..."a, aracı müştekiye ne surette verdikleri, arsasına ev yapımı anlaşmasının olup olmadığının, hakkında suç duyurusunda bulunduğunu belirttiği ...isimli kişinin müştekiyle ve satışa konu araçla bir ilgisinin olup olmadığının sorulmadığı, sanığın savunmasında geçtiği şekilde müşteki hakkında dolandırıcılıktan Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunup bulunmadığı hususunun adı geçen Başsavcılıktan araştırılmadığı, suça konu 34 UB 5729 plaka sayılı aracın satış devir tarihleri ve halen kimin üzerinde kayıtlı olduğunun ilgili noterlik ve trafik ve tescil dairesinden araştırılmadığı ve sanığın eylemine 150/1 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının mahkemenin gerekçeli kararında herhangi bir şekilde tartışılmadığı olayda eksik araştırma ve inceleme yapıldığı," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.

    CMK"nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 6. Ceza Dairesince 05.12.2017 tarih ve 3494-5566 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
    TÜRK MİLLETİ ADINA
    CEZA GENEL KURULU KARARI
    Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hâlinin düzenlendiği TCK"nın 150. maddesinin 1. fıkrasının uygulanma koşullarına yönelik eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulup kurulmadığının belirlenmesine ilişkidir.
    İncelenen dosya kapsamından;
    Sanık ... adına kayıtlı olup kiracısı ... tarafından kullanılan 34 US 5729 plakalı aracın katılan tarafından satın alınmak istendiği, katılanın, ruhsat sahibi sanık ... ile İlhan’ı notere çağırıp aracın bedelini ödeyerek devrini aldığı, bir süre sonra söz konusu aracı ... isimli bir şahsa satıp devrettiği, katılanı arayarak İlhan ile aralarında husumet bulunduğunu, bu konuyla ilgili olarak konuşmak istediğini söylediği, tarafların... isimli iş yerinde buluştukları, sanığın İlhan’ın nerede olduğunu sorduğu, katılanın bilmediğini söylemesi üzerine telefonda konuştuğu on kişinin bahsi geçen lokantaya gelip “Seni götüreceğiz, devlet biziz, TC biziz, kendi kanunlarımızı uygularız. Hazırladığımız bu senetlere imza atacaksın, yoksa senin için gereğini yaparız, fazla yaşamazsın.” diyerek katılanı tehdit ettikleri ve biri 3.000 TL, diğeri 1.800 TL bedelli iki adet senedi katılana imzalattıkları iddiasıyla kamu davası açıldığı,
    Anlaşılmaktadır.
    Katılan ... 12.05.2006 havale tarihli şikâyet dilekçesinde ve Cumhuriyet Başsavcılığında; o tarihte araç alım satımı ve emlak işi yaptığını, kiracısı İlhan"ın kullandığı aracı ruhsat sahibi olan sanık ..."ı da çağırırak noterde parasını peşin ödemek suretiyle satın aldığını, aracı vekaletnameyle ... isimli başka bir şahsa sattığını, sanığın İlhan ile arasında husumet bulunduğu için kendisiyle görüşmek istediğini, Nil Kebap Salonunda buluştuklarını, sanığın, İlhan"ın yerini sorduğunu, bilmediğini söyleyince telefon açıp on kişiyi çağırdığını, sanıkla diğer şahısların kendisine küfrettiklerini, “Seni götüreceğiz, devlet biziz, TC biziz, kendi kanunlarımızı uygularız. Hazırladığımız bu senetlere imza atacaksın, yoksa senin için gereğini yaparız, fazla yaşamazsın.” dediklerini, başına bir iş gelmesinden korkup biri 3.000 TL diğeri 1.800 TL olan senetleri imzaladığını, sanığın ... isimli şahsı çağırıp arabanın anahtarını aldığını,
    İstinabe olunan Rize Ağır Ceza Mahkemesinde; önceki ifadesini tekrar ettiğini, 2007 yılından beri dolandırıcılık suçundan cezaevinde olduğunu, şikâyetinin devam ettiğini, davaya katılmak istediğini, henüz senet bedellerini ödemediğini,
    Kovuşturma aşamasında adresi tespit edilmediği için önceki beyanının okunmasıyla yetinilen tanık ... Cumhuriyet Başsavcılığında; katılanın arkadaşı olduğunu, kahvehaneden bahsi geçen lokantaya beraber gittiklerini, tanımadığı üç kişinin yanlarına geldiğini, içlerinden birinin katılana "Seni götüreceğiz. Seninle işimiz var. Devlet biziz, Cumhuriyet biziz, kendi kanunlarımızı uygularız. Hazırladığımız senetlere imza atacaksın yoksa senin için gereğini yaparız, fazla yaşamazsın." diyerek tehdit etmeye başladığını, senetlerin bu şahsın yanında olduğunu, bir ara dışarı çıktığını, bu esnada katılana senetlerin imzalatılmış olduğunu, şahıslarla bir alakasının bulunmadığını,
    Yeminden ve tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılan sanığın eniştesi tanık ... Mahkemede; dolandırıcılık olayıyla ilgili olarak katılanı değil ...isimli kişiyi şikâyet ettiğini, Büyükçekmece Adliyesindeki sel felaketi nedeniyle ilgili evrakın kaybolduğunu, soruşturma dosyasının numarasını bilmediğini,
    İfade etmişlerdir.
    Sanık ... Mahkemede; ... isimli şahsı tanımadığını, katılanın, eniştesi ..."a kullanması için verdiği adına kayıtlı olup plakasını ve markasını tam olarak hatırlayamadığı Şahin veya Kartal model bir aracı satın almak istediğini, para yerine eniştesinin arsasına bir ev yapmayı vadettiğini, bu nedenle aracı kendisine teslim ettiklerini, ayrıca aracın üzerine bir miktar para da verdiklerini, katılanı arayıp bulamayınca bir hafta sonra Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunduğunu, olay günü lokantaya katılanın yanında iki arkadaşıyla birlikte geldiğini, onlara yemek ısmarladığını, katılanın daha sonra aracı getirip kendisine teslim ettiğini, araç devri sırasında ev yapmak üzere nakit aldığı paraya karşılık iki adet senet verdiğini, senetleri tehdit ederek almadığını, yanında kimsenin olmadığını, sadece patronlarının bulunduğunu, lokantada kısa bir süre çalıştığı için şahit olan patronlarının açık kimliklerini bilmediğini, 20.04.2011 tarihli oturumda katılanı Cumhuriyet Savcılığına kendisinin değil, eniştesi ..."ın şikâyet ettiğini,
    Savunmuştur.
    Yağma suçu TCK"nın 148. maddesinde;
    "1-Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
    2- Cebir veya tehdit kullanılarak mağdurun, kendisini veya başkasını borç altına sokabilecek bir senedi veya var olan bir senedin hükümsüz kaldığını açıklayan bir vesikayı vermeye, böyle bir senedin alınmasına karşı koymamaya, ilerde böyle bir senet hâline getirilebilecek bir kağıdı imzalamaya veya var olan bir senedi imha etmeye veya imhasına karşı koymamaya mecbur edilmesi hâlinde de aynı ceza verilir.
    3-Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.” şeklinde düzenlenmiştir.
    Yağmanın temel şeklinin düzenlendiği 5237 sayılı TCK"nın 148. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da mal varlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir.
    Yağma; başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malın, zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınması olduğundan “zor yoluyla hırsızlık”, bir kişiye karşı kullanılan icbar araçlarıyla haksız bir menfaat elde etmek şeklinde de tanımlanmıştır. Hırsızlık ile yağma suçları aynı ortak unsurlara sahip olup ayrıldıkları tek nokta ya da başka bir deyişle yağmanın, hırsızlığa oranla sahip olduğu ilave unsur, malı almak için cebir veya tehdit kullanılmasıdır.
    Yağma suçu amaç ve araç hareketlerden oluşan bir suçtur. İlk önce almayı gerçekleştirmek için araç hareketler olan cebir veya tehdit kullanılır, sonrasında bu cebir ve tehdidin etkisiyle malın alınması veya tesliminin sağlanması ile suç tamamlanır.
    Yağma, tehdit veya cebir kullanma ile hırsızlık suçlarının bir araya gelmesiyle oluşmuş bileşik bir suç olduğundan birden çok hukuki değeri korumaktadır. Kendisini oluşturan suçların korudukları hukuki değerler olan kişi hürriyeti, vücut dokunulmazlığı, zilyetlik ve mülkiyet yağma suçunun da koruduğu hukuki değerlerdir.
    Suç tarihi itibarıyla 149. maddede yağma suçunun nitelikli hâlleri arasında; birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi sayılmış olup 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 64. maddesi ile yağma suçunun konut ve iş yerlerinin eklentilerinde işlenmesi hâli de diğer bir nitelikli hâl olarak Kanun maddesine eklenmiştir.
    Yağma suçunun "Daha az cezayı gerektiren hâl" başlıklı TCK"nın 150. maddesi; "(1) Kişinin bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanması hâlinde, ancak tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.
    (2) Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir." şeklinde düzenlenmiş olup madde ile yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hâlleri belirlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasına göre, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması hâlinde, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Buna göre bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması hâlinde eylem yağma suçunu oluşturmakta, ancak yaptırım olarak daha az cezayı gerektiren tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanmaktadır.
    TCK’nın 150. maddesinin gerekçesi ise “Madde metninde, yağma suçunun daha az cezayı gerektiren hâlleri belirlenmiştir. Bu hükme göre, bir hukukî ilişkiye dayanan alacağını tahsil amacıyla tehdit veya cebir kullanılması hâlinde, tehdit veya kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. Böylece, Kanunda, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 308 inci maddesinde tanımlanan ve ‘ihkakı hak’ veya ‘kendiliğinden hak alma’ diye ifade edilen suç tanımına ayrıca yer verilmemiştir.
    Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” şeklindedir.
    5237 sayılı TCK"nın 150. maddesinde sözü edilen “Hukuki ilişkiye dayanan alacak” kavramı hukuki anlamda bir edimle yükümlü olan borçlunun şahsına karşı alacaklının kullandığı haktır. Alacak hakkı malvarlığına ilişkin, geçici, şahsa bağlı ve nispi bir yararlanma hakkıdır. Alacak hakkı herkese karşı değil sadece borçluya karşı ileri sürülebildiği, sınırlı sayıda ve belirli kişiler arasında söz konusu olduğu için nisbi bir haktır. Borç ilişkisinden doğan haklar sadece borçluya karşı ileri sürülebilir. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için fail ile mağdur arasında alacak hakkı doğuran herhangi bir hukuksal ilişkinin bulunması gereklidir. Bu hukuki ilişkinin, ilgili Kanunda belirtilen şekil şartına uygun olarak kurulmuş olması zorunlu olmayıp hukuk düzenince kabul edilebilir meşru bir ilişki olması yeterlidir. Dolayısıyla TCK"nın 150. maddesi ancak, mağdurun söz konusu hukuki ilişkiye taraf olan borçlu, failin ise alacaklı olması durumunda uygulanabilecektir (Veli Özer Özbek, Yeni Türk Ceza Kanunun Anlamı, Seçkin, Ankara, 2008, C. 2, s.1059-1061.)
    Bununla birlikte fail tarafından alacağın tahsili amacıyla gerçekleştirilen yağma eyleminin alacak ile orantılı olması gerekmektedir. Alacak miktarından bariz bir şekilde fazla miktarın alınması durumunda artık TCK’nın 150/1. maddesinin uygulanması mümkün değildir.
    Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
    Katılan ...’ın suç tarihinde emlakçılık ve araç alım satımı işleriyle uğraştığı, sanık ..."a ait olup başkası tarafından kullanılan 34 US 5729 plaka sayılı otomobili satın almak istediği, aracın ruhsat sahibi sanık ..."ı ve aracı kullanan şahsı notere çağırıp aracın bedelini peşin ödemek suretiyle devrini aldığı, bir süre sonra söz konusu aracı ... isimli kişiye sattığı, sanığın 10.05.2006 tarihinde katılanı arayarak... Salonuna çağırdığı, katılanın olay yerine tanık ... ile birlikte gittiği, sanığın telefonla çağırdığı on kişinin kebap salonuna gelerek “Seni götüreceğiz, devlet biziz, TC biziz, kendi kanunlarımızı uygularız. Hazırladığımız bu senetlere imza atacaksın, yoksa senin için gereğini yaparız, fazla yaşamazsın.” şeklinde sözler sarf edip katılana biri 3.000 TL, diğeri 1.800 TL bedelinde iki adet senedi imzalattırdıkları anlaşılan olayda; katılanın suça konu aracı kiracısı ...’ın kullandığı sırada beğenip satın almaya karar verdiğini beyan ettiği hâlde sanığın savunmasında kendisine ait aracı eniştesi ...’ın kullandığını, eniştesinin arsasına ev yapması karşılığında üzerine bir miktar daha para vererek katılana devrettiklerini, aradan bir hafta süre geçtikten sonra katılanla irtibat kuramadıkları için eniştesi...’nin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçundan ihbarda bulunduğunu savunmasına rağmen tanık olarak dinlenen...’nin, Cumhuriyet Başsavcılığına katılan ...’i değil ...isimli şahsı şikâyet ettiğini, ancak Cumhuriyet Başsavcılığını su basması nedeniyle ilgili evrakın kaybolduğunu beyan ettiği görülmekle; katılanın yağma iddiasına karşı sanığın katılanın kendilerini dolandırdığına yönelik savunması gözetilip tanık...’den suça konu aracı satış tarihinde kendisinin kullanıp kullanmadığı, kendisi kullanıyorsa bu aracı kime sattıkları, arsasına ev yapılması konusunda katılanla aralarında herhangi bir anlaşma olup olmadığı, böyle bir anlaşma varsa elinde yazılı belge bulunup bulunmadığı, hakında şikâyetçi olduğunu söylediği Erhan Bakır’ın katılanın beyanında ismi geçen ... olup olmadığı, bu şahsın suça konu araçla bir ilgisinin bulunup bulunmadığının sorulmaması, sanığın savunmasında ve tanık...’nin ifadesinde geçtiği üzere, katılan veya ... hakkında dolandırıcılık suçlamasıyla soruşturma yapılıp yapılmadığının ilgili Cumhuriyet Başsavcılığından araştırılmaması, karşılıklı iddialar gözetilerek, suç tarihi öncesinde ve sonrasında kim tarafından kullanıldığının tespiti bakımından söz konusu aracın satış işlemlerine ilişkin noter belgeleriyle Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne ait kayıtların getirtilmemesi, bu belgelerden yola çıkılarak olayla doğrudan bağlantısı olan ..."ın tanık olarak bilgisine başvurulmaması karşısında sanığa yönelik yağma eyleminin bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenip işlenmediğine yönelik eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulduğu kabul edilmelidir.
    Bu itibarla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne, Özel Dairenin onama kararının kaldırılmasına, Yerel Mahkeme hükmünün, sanık hakkında yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hâlinin düzenlendiği TCK"nın 150. maddesinin 1. fıkrasının uygulanma koşullarına yönelik eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmelidir.
    SONUÇ :
    Açıklanan nedenlerle;
    1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
    2- Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 24.10.2017 tarihli ve 7113-3572 sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,
    3- Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2013 tarihli ve 175-76 sayılı mahkûmiyet hükmünün, sanık hakkında yağma suçunun daha az cezayı gerektiren nitelikli hâlinin düzenlendiği TCK"nın 150. maddesinin 1. fıkrasının uygulanma koşullarına yönelik eksik araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması isabetsizliğinden BOZULMASINA,
    4- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 27.02.2020 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi