6. Hukuk Dairesi 2011/12995 E. , 2012/159 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kira parasının tahsili davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı ve davacı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde temyiz eden davalı vekili Av.... ve davacı vekili Av.... geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kiracıdan alınan güvence parasının mahsubundan sonra kiralanana verilen ve hor kullanmadan kaynaklanan 64.625 TL zararın, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak kiralananın bahçesinde meydana gelen 150 TL zararın ve bir aylık onarım süresi kirası bakiyesi 5.420.19 TL’nin tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 70.045 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ve davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin hor kullanma tazminatı ve onarım süresi kirasına ilişkin temyiz itirazları yönünden ;
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 15.10.2006 başlangıç tarihli ve iki yıl altı ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan “boş villa” olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde kira müddeti devam ettiği müddetçe kiralanan ve eklentilerinde meydana gelebilecek her türlü hasar ve arızaların kiracı tarafından giderileceği, özel 5. maddesinde kiracının kiralananın tahliyesi halinde teslim aldığı gibi bakımlı ve temiz olarak teslim etmeyi kabul ve taahhüt ettiği, özel 9. maddesinde kiracının kiralananı tahliye ettiği ahvalde yaptığı hasarlar nedeniyle kiralananın eski hale getirilmesi için yapılacak çalışmalar süresince geçecek zamanın kira parasını kiralayana ödemekle yükümlü olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Taraflar arasında 27.2.2009 tarihinde düzenlenen fesih protokolüyle de, taraflar kiralananın 1.7.2009 tarihinde tahliye edilmesi konusunda anlaşmış olup protokolün 5. maddesinde de sözleşme ile davalıdan alınan 7.300 Dolar güvence parasının kiracının kiralananı tahliye edip borçlarını ödemesinden ve aboneliklerini iptal ettirmesinden sonra kiralayanın kiralananı kontrol edip ilk teslim halindeki gibi bakımlı, eksiksiz, demirbaşların sağlam, çalışır, yeni ve temiz olarak teslim edildiğine kanaat getirmesinden sonra iade edileceği belirtilmiştir. Davalı kiracı Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2009 / 168 D. İş sayılı dosyası ile kiralananda tespit yaptırdıktan sonra kiralanan anahtarını mahkemenin tespit sırasında verdiği kararla 28.7.2009 tarihinde mahkeme kalemine teslim etmiştir. Bu tespit sonrasında inşaat mühendisi bilirkişi Nezihe Kısmet Gürsel herhangi bir rakam belirtmeksizin kiralananda belirlediği bir kısım eksiklik ve hasarları düzenlemiş olduğu raporunda göstermiştir. Davacı kiralayan ise, 14.8.2009 tarihinde kiralanan anahtarlarını tevdi mahallinden 10.8.2009 tarihinde aldığını belirterek, kiralanana verilen hasarların ve onarım için gerekli sürenin tespit edilmesini istemiştir. Beykoz Sulh Hukuk Mahkemesi de 2009 / 181 D İş sayılı dosyası üzerinden yine aynı bilirkişinin refakatinde kiralananda tespit yapmıştır. Bu kez bilirkişi 20.1.2009 tarihli raporunda kiralanana 64.625 TL tutarında zarar verildiğini ve bunun bir aylık sürede giderilebileceğini belirtmiştir. Bilirkişi raporu davalı kiracıya 9.2.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 15.2.2010 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz etmiştir. Bu aşamalardan sonra açılan işbu davada mahkemece yargılama sırasında yeni bir keşif ve bilirkişi incelemesi yapmadan aynı bilirkişi tarafından düzenlenen raporlardan davacının yaptırdığı tespit sonrasında alınan rapora itibar ederek hüküm kurulmuştur. Ne var ki davalı tarafın yokluğunda yapılan tespit sonrasında alınan ve itiraza uğrayan, aynı bilirkişinin önceki raporundan farklılıklar içeren tespit raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.Bu durumda mahkemece yapılacak iş, tespit bilirkişisi dışında başka bir uzman bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılarak tespit raporunda varlığı belirtilen hasar kalemlerinden her birinin hor kullanım sonucunda mı, yoksa normal kullanımdan mı kaynaklandığının belirlenmesi, tahliye tarihindeki rayiç birim fiyatları üzerinden yeniden fiyat değerlendirmesi yapılması, tespit edilen kalemlerden yıpranma payı düşülüp düşülmeyeceği, saptanan hasar kalemlerinin onarımı için gereken masraf tutarı ile bu onarımın yapılabilmesi için gerekli süre konusunda dayanakları gösterilmiş, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru değildir.
2-Davacı vekilinin kiralananın bahçesinde meydana geldiğini iddia ettiği hasar tazminatına ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı kiralayanın kiralananın tahliyesinden sonra yaptırdığı tespitte bilirkişi, bahçedeki havuz kıyısındaki drasananın, bahçede demir parmaklık kenarındaki süpürge otlarının, çalı tipi manolya ağacının, duş teknesi yerindeki karadut ağacının ve iki kök sarmaşık gül bitkisinin tekrar yerlerine ekilmesinin uzmanlık alanı dışında olduğundan hesaplama dışı bırakmış, davacı da bu nedenle dava dilekçesinde bu hasar kalemlerine ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 150 TL’lik bir talepte bulunmuştur. Bununla birlikte mahkemece, yargılama sırasında, belirtilen hasar kalemlerini kapsayacak yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırılmadığından sonuçta davacının anılan hasar kalemlerine ilişkin talebi konusunda olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi de yerinde değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda (1) ve ( 2 ) No’lu bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 900.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, keza Yargıtay duruşması için kendini vekille temsil etiren davalı yararına takdir olunan 900.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.1.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.