13. Hukuk Dairesi 2016/19340 E. , 2019/12497 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından, davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı avukat, 01/01/2003 tarihli avukatlık ücretlik sözleşmesi gereğince davalının sözleşmeli olarak müşavir avukatlığını yaptığını, ayrıca çok sayıda davalarını takip ettiğini, ancak bugüne kadar hak ettiği ücretlerini alamadığını, ... 11.Noterliğinin 09/12/2013 tarihli 33641 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek tebliğ tarihinen 15 gün içinde hak ettiği tüm yasal ücretlerinin ve sözleşmeli müşavir avukatlık ücretinin ödenmesini istediğini aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini ve vekaletten istifa ettiğini bildirdiğini, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığını, asgari ücret tarifelerine göre 2003 yılından 2013 yılı sonuna kadar toplam 93.000,00-TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 20.000,00-TL nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 60.272,00 TL"ye çıkarmıştır.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunarak esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dava, avukatın vekâlet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, "...toplanan deliller ile bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 09/11/2015 tarihli rapor ile 15/12/2015 tarihli ek raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olarak davacının vekalet hizmetini 2003 tarihinden itibaren yerine getirdiği, T.B.K.104.mad.ye göre alacaklı tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin makbuz verilmiş ise ondan önceki dönemlere ait edimlerin ifa edilmiş sayıldığının kabulü gerektiği, davacının serbest meslek makbuzlarını açık tutmak suretiyle ödemenin yapılmadığını ispat ettiği, davalı tarafın dava konusu dönemlerde yapmış olduğu ödemelerle ilgili belgelerin değerlendirilmesi sonucunda toplam 25.022,83-TL ödeme yaptığı, davacının ise bu ödemeyi davalı ile birlikte dava dışı ......Kollektif Şirketi, ... Sıtkı ve ortakları, ...... Aş. ve Kostaş Kandiller Oto San. Tur. Tic. Aş"ye verdiği hizmetler karşılığında tahsil ettiği ücretler olduğunu iddia ettiğinden kendi payına düşen kısmın altıya bölünmek suretiyle 4.170,47-TL olduğunun kabulü gerekmiş, taraflar arasındaki 2003 tarihli vekalet ücret sözleşmesi bulunsa bile ...Ü.T göre yıllık ücret 2.400,00 TL"den az olamayacağından dava takip ve işlerde tarifeye göre hesaplanacak vekalet ücreti yıllık ücretin üzerinde olması halinde aradaki farkın avukata ödeneceği kuralından hareketle farklar da hesap edilerek davacının toplam vekalet ücreti alacağının 110.833,04-TL olduğu, davalı tarafın zamanaşımı defi gözetilerek dava tarihi itibari ile 2009 öncesi vekalet alacakları zamanaşımına uğradığından 2009 ve sonrası döneme ilişkin vekalet alacağının yapılan hesaplamaya göre KDV ile birlikte 60.272.000 TL olduğu, davalı tarafın yapmış olduğu ödeme tutarı 4.170,47-TL"nin mahsubu sonucu bakiye 56.101,53-TL yönünden davacının dava açmakta haklı olduğu" gerekçesiyle, davanın ıslah talepleri dikkate alınarak kısmen kabulüne, alınan bilirkişi raporu ve en son ek raporun denetime elverişli olduğu gözetilerek hesaplanan vekalet ücreti bedeli 60.272,00 TL den davalının yaptığı ödeme 4.170,47 TL"nin mahsubu ile sonuçta 56.101,53 TL nin davalının temerrüde düşürüldüğü 03/01/2014 tarihinden itibaren işleyen yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Her ne kadar mahkemece, taraflar arasında 01.01.2003 tarihinde imzalanan ve devam eden yıllarda yenilendiği kabul edilen avukatlık ücret sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin ...Ü.T. de belirlenen ücretten duşük olması nedeniyle hesaplamanın yürürlükte bulunan ...Ü.T."ye göre yapılarak hüküm tesis edilmiş ise de, taraflar arasında düzenlenen sözleşme, hizmet hukuk müşavirliği niteliğinde bir sözleşme olup geçerlidir. Sözleşme ile belirlenen ücretin, Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğu da kabul edilemez. Dairemizce öteden beri kabul edilen kökleşmiş içtihatlarda da, “Hizmet Hukuk Müşavirliği” olarak adlandırılan, hizmet ve vekalet sözleşmelerinin unsurlarını kapsayan, karma nitelikteki bu tip danışmanlık sözleşmelerinin, Avukatlık Kanunu"nun 164/4. maddesinde öngörülen sınırlandırmalardan bağımsız olarak geçerli kabul edildiği, bu konudaki ihtilafların da, tarafların serbest iradeleri ile düzenledikleri ve geçerli olan bu sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği” açıkça ifade edilmiştir. O halde mahkemece, davacı avukatın ücret alacağının, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri çerçevesinde hesaplanması hususunda bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 29,20 TL harcın davacıya, 958,10 TL kalan harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/I maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.