
Esas No: 2019/4897
Karar No: 2022/879
Karar Tarihi: 19.01.2022
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2019/4897 Esas 2022/879 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Sanık ..., ... ve ...'in görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümleri temyiz talebi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar nedeniyle reddedildi. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümleri ise uygun bulunduğu için reddedildi. Ancak sanık ...'ın suça iştirakinin müşterek fail sıfatı yerine yardım eden olarak kabul edilerek eksik ceza tayini yapılması gerektiği belirtildi. Bu nedenle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 37. maddesi yerine TCK'nın 39/1. maddesi uygulanarak ceza verilmesi gerektiği kararlaştırıldı. Kanun maddeleri ise şöyle açıklanmıştır: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 231/12. maddesi, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ve 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Sanıklar ..., ... ve ... haklarında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK.nın 231/12.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar itiraza tabi olup temyiz yasa yoluna başvurulması olanaklı bulunmadığından; sanıklar ..., ... ve ... müdafinin isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, mercide yanılma nedeniyle CMK.nın 264. maddesi gözetilerek sanıklar müdafinin isteminin itiraz olarak kabulüyle gereğinin mahallinde yerine getirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2- Sanıklar ..., ..., ... ve ... haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar ..., ..., ... müdafinin ve sanık ... müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki 3-a. numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
04.11.2013 tarihli olay tutanağına göre sanık ...'ın yakalanması esnasında sanıktan kuru sıkı tabanca ele geçtiği, katılan ... ... ve sanık ...'in aynı doğrultudaki anlatımlarına göre, sanık ...'ın katılana silah doğrultarak aracına zorla bindirdiği, dolayısıyla sanık ... hakkında ve fikir-eylem birliği içinde atılı suça iştirak eden diğer sanıklar hakkında TCK.nın 109/3-a. maddesinin uygulanmaması bu yönde aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçların oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, sanıklar ..., ..., ... müdafinin usul ve yasaya aykırı kararlar verildiğine yönelik, sanık ... müdafinin suçun sübutuna yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
3- Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanık müdafinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık ...'ın olay tarihinden önce aynı otelde birlikte çalıştığı katılan ... ...'la görüşmek için teklifte bulunduğu ancak katılanın kabul etmediği, katılanın olay gecesi 23:00 sıralarında otelden evine gitmek için sanık ...'in kullandığı otele ait servis aracına tek başına bindiği, araç hareket ettikten 200 mt sonra ...'in önceden anlaştığı şekilde, ...'ın aracın önünü kesip katılana kuru sıkı tabancayı yönelterek, araçtan indirip sanık ...'ün sürücülüğünü yaptığı araca sürükleyerek bindirdiği ve olay yerinden ayrıldıkları, bir süre sonra ...'ın, arkadaşı olan sanık ...'ı telefonla arayarak, "yaylada bulunan evinin anahtarını getir" dediği, ...'ı kararlaştırdıkları yol güzergahından aldıkları, ...'ın ...'a "kız kaçırdım yaylaya gideceğiz" diyerek, ...'a ait ... yaylasındaki eve gitmek üzere yola devam ettikleri, taşlık alanda aracın tekerleğinin patlaması üzerine, ...'ın bu kez bir başka arkadaşı olan sanık ...'yu arayıp yardım istediği, ...'ın kendisine ait araçla yanlarına gelip, katılan ve diğer sanıkların ...'a ait araca bindikleri, yola devam ederken, ...'ın "evimde elektrik ve su yok" şeklinde konuşması üzerine ...'ın aynı yayladaki evine gittikleri, diğer sanıkların ... ve katılanı evde yalnız bırakıp yanlarından ayrılarak ...'a ait araçla yolda giderken, katılanın babasının ihbarı üzerine polis aracının olay yerine doğru gittiği esnada sanıkların bulunduğu araçla karşı karşıya geldikleri, polis görevlilerinin sanıklara ...'ı sormaları üzerine, "görmediklerini" söyledikleri, ... ve katılanın ...'a ait evde bulunarak Emniyet birimine intikal edildiği esnada, diğer sanıkların polis aracını takip edip sıkıştırarak kaza yapmalarını sağlamaya çalıştıkları, bir süre sonra başarılı olamayınca takipten vazgeçip olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmakla; sanık ...'ın dosya kapsamındaki olaya asli iştirak etmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi delaletiyle müşterek fail sıfatıyla cezalandırılması yerine, yardım eden olarak kabulü ile TCK.nın 39/1. maddesi uygulanarak hakkında eksik ceza tayini,
Yasaya aykırı, Cumhuriyet Savcısı'nın ve sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın
8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.01.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için destek@ictihatlar.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.