1. Ceza Dairesi Esas No: 2017/3721 Karar No: 2019/1474 Karar Tarihi: 11.03.2019
Kasten öldürme - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2017/3721 Esas 2019/1474 Karar Sayılı İlamı
Özet:
Kararda, Ağır Ceza Mahkemesi'nin TCK'nin 81/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca bir sanığın kasten öldürme suçundan 25 yıl hapis cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Sanığın dayısı olan maktulün olay tarihinden önce kendisine hakaret ettiği ve bu nedenle sanığın maktulu öldürdüğü anlaşılmış. Ancak, mahkemenin sanık hakkında TCK'nin 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi yapmadığı ve Anayasa Mahkemesi'nin bazı bölümleri iptal ettiği TCK'nin 53. maddesinin yeniden değerlendirmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu açıklanıyor. Kanun maddeleri: TCK'nin 81/1, 62, 53 ve 29. maddeleri.
1. Ceza Dairesi 2017/3721 E. , 2019/1474 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi ÖLDÜRÜLEN : ... SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : TCK"nin 81/1, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık ...’ın, maktul ...’ü kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; suç vasfına, sair hususlara yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak, 1) Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın dayısı olan maktulün olay tarihinden önce, kendi ailesiyle sanığın ailesi arasındaki husumet nedeniyle sanığa hakaret ettiği, sanığın, suç tarihinde gördüğü maktulü bu nedenle öldürdüğü anlaşılan olayda, sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi uyarınca asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi, 2) 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesinin iptal edilen bölümleri doğrultusunda sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün tebliğnamedeki düşünce gibi BOZULMASINA, 11/03/2019 gününde oy birliği ile karar verildi.