13. Hukuk Dairesi 2013/839 E. , 2013/11418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarına abonelik ilişkisi bulunduğunu söz konusu aboneliğin 3194 Sayılı İmar Kanununun geçici 11.maddesi gereğince geçici abonelik şeklinde tesis edildiğini, davalının söz konusu abonelik üzerinden tahakkuk ettirilen 2009 yılı Ekim ayına ait su borcu, kanalizasyon harcamalarına katılma payı ve proje onay bedelinden oluşan 11.764,87 TL borcu ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında ... 1.İcra Müdürlüğü"nün 2010/1193 Esas sayılı dosyasıyla icra takibi yaptıklarını, davalının süresi içerisinde borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına ve davalının %40"dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı kuruma faaliyette bulundukları fabrikanın yanında bulunan arsaya yapılacak olan inşaat için 29/12/2008 tarihinde başvuruda bulunduklarını, proje ve kanal katılım bedeli olarak 14.189,84 TL ödenmesi halinde inşaasına izin verileceğinin belirtildiğini, daha sonra meydana gelen ekonomik kriz nedeniyle başvurudan vazgeçtiklerini, ortada yapılmış olan bir inşaat ve bu inşaata ait proje yok iken davacının "su bedeli" adı altında kanal katılım payı ve proje onay bedelinin tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davacıdan kanalizasyon hizmeti almadıklarını, özel sektör aracılığı ile foseptikte biriken atıkların alındığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, su kullanan her kullanıcının su ve kanalizasyon idaresi ile abonelik sözleşmesi yapmak ve idareye su kullanım bedeli veya kullanılmış su uzaklaştırma bedeli adı altında bir bedel ödemek zorunda olduğu somut olayda, davacı Su ve Kanalizasyon İdaresinin yetki bölgesi içinde su kullanan bütün kişi ve kuruluşları abone yapmak ve Tarife çıkarmak yetkisinin bulunduğu, davalı şirketin proje onay bedeli, su kullanım bedeli ve kullanılmış su uzaklaştırma bedeli ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun ... 1.İcra Müdürlüğü"nün 2010/1193 Esas sayılı takip dosyasında 11.671,21 TL asıl borç, 2.502,31 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 14.173,52 TL borca yaptığı itirazın iptaline, takibin asıl borca takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık, davalının davacıya kanal katılım, proje onay bedeli ve su bedeline ilişkin borcunun bulunup bulunmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi "Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
a)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır." düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su Tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
Yukarıda belirtilen yasa birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.
Somut olayda;davalı Arifiye İlçesi Adliye Köyün"de bulunan fabrikasının yanında bulunan arsaya ek bina yapmak için başvuruda bulunmuş,proje ve kanal katılım bedeli olarak 14.189,84 TL.nin ödenmesinin istenmesi üzerine başvurudan vazgeçmiştir. Davacı icra takibinde borcun ödenmeyen su borcu olduğunu belirtmiş,dava dilekçesinde ise; icra takibine konu borcun dayanağının kanal katılım bedeli,proje onay bedeli ve 2009/10 dönemine ait su borcu olduğunu belirtmiştir.ADASU Kanalizasyon Dairesinin 05.05.2007 tarihli yazısına göre,parselin bulunduğu bölgede atık suyun bağlanabileceği kanalizasyon şebekesinin bulunmadığı,ADASU"nun 03.07.2009 tarihli yazısına göre,dava konusu yere ilave inşaat yapılmadığı,ancak mevcut binalara 26.06.2007 tarihinde ruhsat alındığı,ruhsat alım aşamasında ADASU"nun onayının alınmadığı tespit edildiğinden mevcut binalar ölçülerek kanal katılım bedelinin hesaplanarak 2.285,66 TL proje onay bedeli,9.385,55 TL kanal katılım bedeli olmak üzere 11.671,21 TL.nin 322336 no.lu aboneye yansıtıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, mahallinde keşif yapılmış, keşifte hazır bulunan bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor “işletmenin kullanım suyu ihtiyacının karşılanması için fabrikanın ön tarafında bir sondaj kuyusu açıldığı ve su sayacının konulduğu, mahalde kanalizasyon şehir şebekesinin bulunmadığı, tesislerin atık sularının foseptiklere boşaltılarak, biriken atıksuların vidanjör vasıtasıyla çekilerek tespit edilemeyen bir ortama bırakıldığı, davalı işletmeye davacı tarafından içme ve kullanma suyu ile atıksu kanalizasyon hizmetinin verilmediği”tespit edilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesinde; kanal katılım ve su bedeli talep edilmesine ve bilirkişi tarafından da buna göre hesaplama yapılmasına rağmen mahkemece, davalı şirketin proje onay bedeli, su kullanım bedeli ve kullanılmış su uzaklaştırma bedeli ödemek zorunda olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.O halde mahkemece; davacı tarafından davalıya içme suyu, kanalizasyon ve atık su hizmeti verilmediğinin kabulü ile bu iki kalem istek yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken,yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.